"Demokrasilerde çareler tükenmez" diye meşhur bir söz vardır.Ancak demokrasi öyle bir kavramdır ki kendi sonunu hazırlayabilme öz...

"E-Muhtıra"

"Demokrasilerde çareler tükenmez" diye meşhur bir söz vardır.Ancak demokrasi öyle bir kavramdır ki kendi sonunu hazırlayabilme özelliğini de içinde barındırabilmektedir.Demokrasiyi amaç olarak değil de araç olarak kullanmak isteyenler geçmiştebunu birçok kere tekrarlamış ve demokratik sistemi kendi iktidarlarını elde etmek için bir yol olarak kullanmışlardır. Yakın tarihte dünyanın çeşitli ülkelerinde bu tarz gelişmeler görülmüştür ve bundan sonra da görülecektir...



Bu kısa girizgahdan sonra asıl meselemize gelelim.Türkiye gündemi son günlerde inanılmaz bir yoğunluk yaşamakta. Hatta öyle bir yoğunluk ki takip etmekte zorlandığımı söyleyebilirim. Birçok kişi de bu fikri paylaşıyordur sanırım... İlk önce basının bir çok kalemi tarafından "e-muhtıra" olarak adlandırılan ve 27 Nisan günü Genelkurmay başkanlığı tarafından yayınlanan basın açıklaması geldi...Ardından Hükümet bir karşı açıklama yaptı...Daha sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri 1. tur oylaması Anayasa Mahkemesine gitti ve iptal kararı çıktı...Bu gelişmelerin sonunda "erken seçim" kararı çıktı...22 Temmuz'da halk olarak yeniden sandık başına geçerek, devletin zirvesinde yaşanan bu gerginliği çözmeye çalışacağız, ya da daha kronik sorunlar oluşacak...


 


Girizgahda da belirttiğim gibi demokratik sistemler , kurumlar arasında denge sağlayarak ve radikal akımları belirli bir düzeyde (ifade özgürlüğü kapsamında) tutarak yaşamak zorundadırlar... Türkiye Cumhuriyeti 1923'te kurulan genç bir Cumhuriyet ve geçmişi ile o dönemde kopuş yaşamış ve hesaplaşmıştır.Bu nedenle devletin silahlı kuvvetleri de Türkiye Cumhuriyetinin laik ve demokratik yapısı konusunda son derece hassastır. Bu hassasiyetin hükümetler tarafından anlaşılması ve oluşturulacak politikaların bu yönde düzenlenmesi gerekmektedir... Ancak son 30 yılını darbeler ve muhtıralarla geçirmiş bir ülke olarak hala bazı kavramların tam olarak oturmadığı anlaşılmaktadır. Ülke içinde yaşanan kutuplaşma kendisini mitinglerde göstermekte ve kopuş süreci hızlanmaya başlanmıştır...


 


Kurumlar arasında oluşan bu iletişimsizlik bundan önce de bir çok kere problem çıkarmıştı. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar durum çok normal gitmiş herhangi bir sorun çıkmamıştı.Son yaşanan online muhtıra ile Cumhurbaşkanlığının bir kez daha bir fren-denge unsuru olduğu ortaya çıkmıştır. TSK demokratik sistemin hassasiyetleri nedeni ile başkomutanlık mertebesi olan Cumhurbaşkanlığı makamına son derece önem göstermektedir...


 


Seçimler sonucunda daha çok temsil edilen bir Türkiye hayali ve kutuplaşmayan birlikte hareket eden bir Türkiye temennisi ile yazımı noktalıyorum...

0 yorum: