Ülkemiz seçimlerin ardından yeni bir tartışmanın içerisine sürüklenmiş durumda... O da yapılan "Sivil bir anayasa hazırlığı"... P...

Sivil Anayasa!

 Ülkemiz seçimlerin ardından yeni bir tartışmanın içerisine sürüklenmiş durumda... O da yapılan "Sivil bir anayasa hazırlığı"... Prof. Dr. Ergun Özbudun önderliğinde yapılan çalışmalar bir çok kesimden değişik tepkiler alıyor...

 Öyleki uzun zamandır Anayasanın değişmesinden dem vuranlar bile bu kurulun işin altından kalkamayacağını savunmaktalar...

 Herkesin bazı şüpheleri olabilir...Ancak dikkat etmemiz gereken nokta şu ki bu anayasa değişikliği bir parti ya da hükümet tarafından değil, meclis tarafından yapılacak... Yani yapılan değişiklikler ve öneriler eninde sonunda yine meclisin önüne gelecek...



 Ve kararı Milletin iradesi verecektir... Geçenlerde Akşam Gazetesinden İsmail Bey Anayasa'yı güzel bir örnekle açıkladı. "Futbol 11 kişilik iki takımla oynanan bir oyundur ve kaleler içerisine atılan toplar gol olarak geçerlilik kazanır." cümlesinin Futbolun anayasası olduğunu ancak futbolun izlenebilirliğini arttırmak ve seyir zevkini sağlamak için ardından eklenen kuralların yasalara benzetebileceğini savundu...

 Bence muhteşem ve yerinde bir örnekleme... Bunu anayasa çalışmalarına da uyarlayabiliriz...O nedenle yeni taslakta yer alan bazı ayrıntı maddelerin de gerekli olmadığı ortaya çıkacaktır. Anayasa bir ruhtur...O ülkenin toplumsal yapısının ve mutabakatının ruhu...

 Toplumsal yaşamı düzenlemek ve pratikteki bazı işlemler için ise zaten yasalar vardır. Anayasa , yasaların üstünde olan ve ayrıntıyı değil özü yakalamış metinlerdir. Amerika'da çok az maddeli bir anayasa varken İngiltere'de bu da yoktur. Ancak Anayasa kadar güçlü temayüller ülkenin ruhunu yansıtmaktadır...

 Ülkemiz tam 5 Anayasa gördü ve bunların hepsi olağanüstü koşulların ürünüydü... 1876 Kanun-i Esasi ilk anayasamız olmakla birlikte Genç Osmanlılar Hareketi sayesinde 2. Abdülhamit tarafından biraz da zorla olsa kabul edildi. Ardından Osmanlı-Rus savaşı zamanında askıya alınsa da ilk olma özelliğini kuruyor.

 1921 Anayasası da yine özel koşulların ürünüydü. İstiklal Mücadelesi veren bir ülkenin zor dönemi atlatmak için ortaya çıkarılan bir metindi ve yerini 1924 anayasına bıraktı.

 Ardından bunları darbe anayasaları izledi...61 Anayasası hep özgürlükçülüğü ile bilinse de birçok kişi için bu durum 1970'li yıllardaki muhtıralarla hayal oldu. Ve Kenan Evren ile gelen 12 Eylül bizlere yeni bir anayasa hediye etti. 1982 anayasası son derece hacimli ve maddelerle dolu... Şimdi yeni hazırlanan taslağı da dikkatle incelerseniz aslında 1982 anayasasından fazla kopmadığını ve madde sayısı açısından da 82 anayasasını aratmadığını rahatlıkla görebilirsiniz...

 Yeni gelişmeler oldukça burda yazmaya devam edeceğim. Yeni yapılan taslak çalısmalarının ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum...

0 yorum: