İki gün içerisinde 15 askerimizi teröre kurban verdik. Ülkemiz kan ağlıyor... Bu son bir kaç gün içerisinde bir çok konu tartışıldı, yazıla...

Kuzey Irak - Terör Sorunu ve Toplumsal Refleks

 İki gün içerisinde 15 askerimizi teröre kurban verdik. Ülkemiz kan ağlıyor... Bu son bir kaç gün içerisinde bir çok konu tartışıldı, yazılar kaleme alındı ve hala da alınmaya devam ediyor...

 Yoğun olarak tartıştığımız konu Kuzey Irak Harekatı... Hatırlarsanız yine bu sayfalarda bir dönem çokca üzerinde durduğumuz bir mesele idi. Meclis'in en azından tezkereyi geçirip Türkiye'nin kararlılığını göstermesi gerekiyordu şimdiye kadar...

 Ama Olmadı! Terör saldırıları yoğunlaştıkça daha derin bir kararsızlığın içine itildik sanki... "Artık Karar Verme Zamanıdır" yazısını yazarken düşündüğüm en son şeylerden birisi belki de "sınırötesi operasyon" idi... Ancak şunu da kabul etmek gerekiyor ki güneydoğu bölgesi bir açık operasyon alanıdır... Bu bölgede hemen hemen her ülkeden istihbarat örgütleri sıkı çalışmalar yaparlar...Kimin kime çalıştığını anlamak son derece güçtür...



 Bölücü Örgüt'ün de şu andaki fonksiyonlarını anlamak için gizemli ilişkilerini ortaya çıkarmamız gerekiyor...Örgüt şu anda çok parçalı ve birbirinden bağımsız şekilde hareket ediyor ve bu durum da farklı bir çok merkez tarafından kontrol edilebileceği gerçeğini bir kez daha gündeme getiriyor...(Bkz. PJAK,TAK vb..)

 Evet dün "Sınırötesi Operasyon" için gerekli insiyatif ilgili yetkililere, yani TSK'ya verildi. Ancak bir başka gerçek olarak önümüzde duran diğer konu ise Türkiye'nin Kuzey Irak bataklığı içine çekilmek istenmesidir. Bu açık ve net şekilde ortaya çıkıyor. Bugüne kadar "mayınlama ve roketli saldırılar" gibi pasif eylemleri tercih eden bir örgüt neden birden bire aktif eylem kararı almıştır? İşte bu sorunun cevabı bulunmalıdır...

 Kaldı ki bahsedilen Bolu Komando Tugayına bağlı bir timdir. Bu timin normal şartlarda arazide en az 180 metrekarelik bir alan içerisinde(her tim elemanı arasında 10 metre olsa) bulunması gerekmektedir. Ancak bölgenin sarp ve kayalık olduğu gerçeğini de gözardı etmememiz gerekmektedir. Yine de belirtmeliyim ki , bütün timin aynı anda pusuya düşmesi bu eylemin çok planlı ve koordineli bir şekilde yapıldığını göstermektedir...

 Peki örgüt neyi hedeflemektedir? 1 Haziran 2004'te ateşkesi bozduğunu ilan eden ve eylemlere başlayan PKK , kürt hareketi mecliste de temsil edilmesine rağmen neden böyle hırçın bir hale gelmiştir. Bunun nedenlerini gizemli Ortadoğu coğrafyasında aramak gerekiyor. Bölgede PJAK denilen ve İran'a karşı eylemler yapan diğer örgüt te aslında PKK ile aynı paraleldedir. Buradan şu anlam çıkıyor ki , birileri düğmeye basmıştır...

 Amaç Türk devletinin öfkesini bu coğrafyaya yöneltmek ve askeri Irak'ın içine çekmektir. Bu tarz hareketliliklerin sonu büyük savaşlara kadar gidebilir. Örgüt taşeron olarak da kullanılıyor olabilir. Böyle bir durumda her ihtimal üzerinde durulmalıdır. Ayrıca geçen hafta içinde öldürülen12 korucu olayı da gizemini korumaktadır. Açıkcası bölgede analizleri güçleştiren derin olaylar yaşanmaktadır. Dediğim gibi açık bir operasyon alanı olan bu bölgedeki ilişkileri analiz etmek dışardan göründüğü kadar kolay değildir.

 1999'da yakalanan liderleri aracılığıyla "bağımsız devlet" idealinden vazgeçen bir hareket neden böyle sert eylemler yapmaktadır sorusu da ayrıca tartışılmalıdır... Birileri bölgede çok tehlikeli bir oyun oynuyor ve kontrolü bizde olmayan bir sona doğru gidiyoruz gibime geliyor. Parantez açıp şunu da eklemekte yarar var, bu sorun Kürt sorunu değil TERÖR sorunudur...

 Gelelim yaşanan elim olaydan sonra medyamızın haline... İki günden beri özellikle ATV dansöz yayınını kesmediği için yoğun eleştiri altında. Ancak bu daha önceki şehit haberlerinde de yaşanmıştı. Millet olarak duyarsızlaşmaya başlıyoruz. Şehit Haberleri bizim için normal şeyler olmaya başladı sanki...

 Hayır! Millet olarak , vatanları için bu kutsal toprağa genç yaşta girenleri unutmamalıyız, unutturmamalıyız...Buna inanın hakkımız yok. Toplumsal Refleks denilen şeyi göstermeliyiz...Ancak bu refleks bir takım etnik kökenlere duyulan öfkeyi beslememeli...Tam aksine inadına kardeşliği ve birarada yaşamayı savunmalıyız...Unutmayın ki şehit olan askerlerden 5'i Kürt kökenli...Demek ki bu ülke için , bu toprakların bölünmez bütünlüğü için etnisite önemli değil...Yukarda da dedim ya bu Kürt sorunu değil terör sorunu...Terörün kökeninde var olan nedenlerle etnisitenin ilişkisi olabilir... Ancak bu da tartışılarak çözümlenebilir... 

 Bakın İspanya'da terör saldırısı oldu , milyonlar sokaklarda yürüdü... Neden biz de böyle bir şey yapmıyoruz...Demokratik ölçüler içerisinde milyonlar sessizce sokaklarda yürüyebilir... Ancak bir kaç cılız gösteri dışında kitlesel bir şey yaşanmıyor. Tepkisizlik ciğerlerimize kadar işlemiş... "Milli Takım , Moldova maçına siyah forma ile çıkıp tüm dünyaya acımızı bir ölcüde yansıtmalı" görüşleri dolaşıyor medyada...Bir bakıma tepkidir kabul, ancak millet olarak topyekün "Yeter" demeliyiz artık...Terörün her türlüsüne kocaman bir YETER...

0 yorum: