Ülke olarak gerilimden beslenen bir yapımız var. Oluşan suni gündemler, yaratılan tehlikeler ve daha birçok anlaşılmaz yapı ve organizasyon...

Gerilim ve Demokrasi


Ülke olarak gerilimden beslenen bir yapımız var. Oluşan suni gündemler, yaratılan tehlikeler ve daha birçok anlaşılmaz yapı ve organizasyon ile devam eden hayatımızda şu günlerde yoğun olarak tartışılan bir konu da zorla mesele haline getirilen Türban problemi...


Tabi herşey sadece bununla bitmiyor Türban tartışmaları ile başlayan ve süregelen bir TSK-CHP çekişmesi, Üniversitelerin türban tartışması konusunda ikiye bölünmesi ve medya aracılığı ile durmadan açıklama yapılması gibi haberler de son günlerde ekranlardan inmiyor...



Bu ne yaman çelişkidir ki bir çok sorunu dağ gibi büyüyen Türkiye bu sorunlarla uğraşacağına , türbanın fiyonkla mı takılması yoksa iğne ile mi tutturulması konusunu tartışmakta... Bütün sorunlarımız bitti ve bu kaldı demek ki. Ben bu konuda herhangi bir taraf tutma gereği duymuyorum zaten ülke olarak başımıza ne geldiyse bu taraftarlık meselesi yüzünden geldi ya!


Bir kimlik edinmelisin mutlaka...Ya Fenerbahçelisin ya da Galatasaraylı! Bayanlar açısından da Ya türbanlısın ya da türban takmayan! Hayatımıza zorla dayatılan kimliklerle mi yaşamak zorundayız. Herkesin modern yaşam içerisinde kendisine belirlediği bazı kimlikler ve mekanlar olacaktır. Bunu seçme serbestisi kendisine aittir...


Demokrasi öyle bir rejimdir ki kendisine ters gelen söylemlere de içerisinde yer verir. Bu olmazsa demokrasinin anlamı olmaz zaten. Empati ve hoşgörü denilen kavramlar ne yazık ki ülkemizde yerleşmemiş durumda. Birbirimizi anlama konusunda sınıfta kalıyoruz. Şu anda ki durumun tam tersini düşünelim...Herkes türbanlı olsa mesela bu sefer de türban açmak isteyenlere karşı aynı şekilde direniş olur muydu? Burası Türkiye ise olurdu! Maalesef sorun Türban meselesinde değil anlayıştadır. Bizler birbirimizi anlamak istemiyoruz ve toplumsal rekabetleri özgürlükler paralelinde değerlendirerek birbirimize karşı kullanıyoruz. Sonuçta da böyle sonu belli olan tartışmalar çıkıyor ortaya...


Bu noktada ortaya çıkan TSK-CHP çekişmesini de anlamış değilim. Türk Silahlı Kuvvetleri konumu gereği siyaset üretme mekanizması değildir ve siyasi birimleri ilgilendiren konularda da çıkıp basına açıklama yapmaz. CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL bunu herkesten iyi biliyor olması lazım. Buna rağmen Genelkurmay Başkanı Yaşar BÜYÜKANIT basına ?söylenecek sözlerin malumun ilamı? olacağını belirtmiş ve bence son derece açık konuşmuştur.


Türban meselesi bir özgürlük meselesi midir? Üniversiteler için evet öyledir diyebiliriz. Ancak bu sorunun anayasal değişiklik ile çözülmesi yerine bir takım yönetmelikler ile değiştirilmesi daha uygun olabilirdi. Meselenin bir rejim meselesi haline getirilmesi ise dış basında bizi zor durumda bırakmakta. Yani insanlar ?türban?ın nasıl olup rejim meselesi haline geldiğini anlayamamaktalar. Bu sorunu çözebiliriz... En azından dağ gibi bekleyen sorunları ve meseleleri tartışmak için çözmek zorundayız...

1 yorum:

  1. Bana göre İran'dan farkımız yok özgürlükler konusunda, İran başıaçılara izin vermiyor;bu ülkede ise başıörtülülere izin verilmiyor. Eğer demokratik ve sosyal bir hukuk devletinde yaşıyorsak temel hak ve özgürlükler kapsamında olan eğitim hakkına da gereken önem verilmeli bence. zaten ülkemizde herkes kendi işini yapsa sorun çıkmaz

    YanıtlaSil