"Günlük Kişisel Gazete"

Hussoloji Blog

Türkiye'nin en uzun soluklu blog yazarı. (2005-2017)

18.02.2008

"Ankara Gündemi/Türban"


    Ankara?nın gündemi son günlerde yine yoğun...Gerçi bu Ankara gazetecilerinin kullandığı deyimleri kullanmayı pek sevmem ama (ankara gündemi gibi) başka da kullanacak terim yok. Şimdi Ankara değil de Sakarya Gündemi yoğun desem o da olmaz... Türkiye denince akla Ankara geliyor... Gerçi şehrin büyük bölümünü de İstanbul?a taşıyolar ama konumuz o değil...


 


  


    Türban meselesi Türkiye Gündemini esir almış durumda, hangi gazeteyi, radyoyu, televizyonu hatta hangi blogu açsanız bir ?türban meselesi? yazısı ya da söyleşisi bulabilirsiniz. Konu o kadar yoğun tartışılıyor ki hatta sırf bu sebepten çözüm bulunamıyor. Kim demiş Türkiye?de tartışma kültürü yoktur diye, bal gibi de var ve yoğun şekilde varolmaya devam ediyor. Ama sorunumuz şu ki yapılan tartışmaların sonuç alması için yıllarca devam etmesi gerekiyor...


 


Türban konusunda geçen sefer yazdığım şeyleri bir daha yazmanın bir anlamı yok çünkü bu ülkede hoşgörü ve anlayış farkı olduktan sonra ve kutuplaşma huyumuzdan kurtulmadıkça bu soruna bir çözüm bulamayız. Eğer çözüm ?türban yasağı? diyorsanız o noktadan sonra zaten tartışmanın ve konuşmanın da bir anlamı kalmıyor. Sorun ?ikna odaları? kurularak değil farklı şekilde çözülmeli. Mesela eğitimciler Türban takan öğrencilerin bu davranışlarının kökenini araştırmalı, hani ülke Malezya olacak diyorlar ya , işte bu noktaya kadar gelen süreci bilimsel şekilde açıklamalılar...


 


Ne yani birisi eline sihirli değneği alıp da bu insanları türbana sokmadı heralde. O zaman toplumsal dinamikleri ve en önemlisi toplumsal değişimi hesap edemeyen ve önlem alamayan bir eğitimciler (ya da elit kesim diyelim artık her neyse) topluluğu var... Problemin anayasal değişiklik tabanında çözülmesi işi daha da karıştırdı çünkü sorun çözülemedi. YÖK Kanunundaki ilgili madde değişmediği için sorun daha da karmaşık hale geldi... Şimdi işin içinden nasıl çıkılacak merak konusu oldu. Sanırım Cumhurbaşkanı Abdullah Gül?ün yasayı veto etmesi gibi bir olasılık olayı daha da farklı noktalara taşıyacaktır.


 


Sonuç itibari ile Türban Meselesi kronik ve çözülmesi zor bir meseledir. En zorlu yanı da meselenin rejim sorunu haline getirilme girişimleridir. Bir de yasayı çıkarmak isteyen taraftaki bazı milletvekillerinin ilginç çıkışları durumu daha da karmaşık hale sokmaktadır. Bu noktadan sonra yapılacak yorumların ne bir yararı ne de zararı vardır. Aklıma şöyle bir söz geldi. ?Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok? isimli kitabında Osman Paşa şöyle demişti : ?Düşünmek için zaman yoktur, zaman sadece karar vermek için vardır...?


Bu konu belki hemen karar verilmesi gereken bir konu değil ancak sürüncemede kaldıkça da ülkenin siyasal haritası giderek kırılmaya başlayacaktır. Bu da ülkenin geleceği için zararlı sonuçlar doğurabilir...

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Popüler Yazılar

Tweet