21 Şubat?ta başlayan harekat 8 günlük bir süreçten sonra 29 şubat itibariyle sona erdi. Ordumuzun bölgedeki birlikleri yurda dönmüş vaziye...

Güneş Harekatı Sona Erdi




  21 Şubat?ta başlayan harekat 8 günlük bir süreçten sonra 29 şubat itibariyle sona erdi. Ordumuzun bölgedeki birlikleri yurda dönmüş vaziyette. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamanın bir kısmında harekatın analizi yapıldı:



  ?Harekatın başından itibaren, manevra birlikleri ve uçaklar tarafından 126 mağara, 290 barınak ve sığınak, 12 komuta merkezi, 11 muhabere tesisi, 6 eğitim tesisi, 23 lojistik tesis, 18 ulaştırma tesisi, 40 hafif silah mevzii ve 59 uçaksavar mevzii kısmen ya da tamamen tahrip edilmiştir.
Dün ele geçirilen 3 teröristle birlikte, sınır ötesi harekatta etkisiz hale getirilen terörist sayısı 240'a ulaşmıştır.
Harekatta 24'ü asker ve 3'ü Geçici Köy Korucusu olmak üzere, 27 güvenlik görevlisi şehit olmuştur.?


  Şimdi burada öncelikle aklımıza takılan sorulardan bir tanesi ?Kandil? neden es geçildi olacaktır. Gerçi Genelkurmaydan yapılan açıklamada operasyonun Zap Vadisine yönelik olduğu açıklanmıştır ancak Türk Kamuoyunun özellikle Kandil Kampının ortadan kaldırılması ile ilgili ciddi bir beklentisi vardır.


 ABD?nin başta hararete destek verdiğini ancak sonrasında bir anda çark ettiği tutumu neye bağlamamız gerekiyor? Afganistan?a asker göndermek istemeyişimiz onları rahatsız mı etti acaba? Robert Gates?in ilginç çıkışları ABD?nin çıkarlarının bir anda geri teptiğini göstermektedir. Harekat için onay veren ABD, Türk Ordusundan bu kadar kapsamlı ve sert bir hareket beklemiyordu. Bu nedenle ABD tarafından biran önce bölgeden çıkın uyarısı geldi...


Genelkurmaydan yapılan ?Birliklerimiz zaten geri dönmeye başlamıştı? açıklaması kafalardaki soru işaretlerini silmeye yeter mi bilemem ancak Gates ve Bush?un ?bölgeden çıkın? diye yaptıkları açıklamaların hemen arkasından Türk Ordusu bölgedeki 16 bin askerini geri çekti...


 Ama şunu da belirtmekte yarar var ki bu açıklamalardan önce birliklerimiz gerçekten de dönmeye başlamışlardı. Kaldı ki Genelkurmay Başkanımız, ABD?li Bakana gereken yanıtı verdi ?...siz kaç yıldır Afganistan?dasınız? benzetmesi de müthiş bir söylemdi.


  Önleyici Vuruş stratejileri ile hareket eden bir orduya sahip olan ABD?nin başka ülkelerin kendilerini koruma reflekslerine olan bu tahammülsüzlüğü ne ile açıklanabilir. Çıkarlarının örtüşmediği yerlerde hemen çark edebilen siyasi bir yapılanma ile karşı karşıyayız... Bölgede önemli bir operasyon gerçekleşmiştir. Zaten bölücü örgütün tam anlamıyla yok edilmesi hemen olacak bir şey değildir. Bundan önce yapılan 24 sınırötesi harekat ile nasıl örgütün beli kırıldıysa bu 25. harekat ile de örgüt önemli bir darbe yemiştir. Belki tam anlamıyla yok olmasa da çöküş sürecine girdiği kesindir.Operasyonda şehit olan asker ve korucularımıza Allah?tan rahmet diliyorum...

1 yorum:

  1. 01.03.2008

    Sağduyu

    Dün beyin felci geçirmediğime şaşıyorum. Amerika, Hükümet, karşılıklı beyanlar ve TSK. Bu konuda yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Ama şunları da yazmadan geçemeyeceğim:

    Türk Silahlı Kuvvetleri hiç bir şekilde yıpratılmamalı.

    Önce Irak?ın kukla yetkililerinden TSK Irak?tan çekiliyor haberleri özel medyada yankılandı, bir ara dinlediğim TRT FM den bu gibi açıklamaları ciddiye almayın dendi. Bunu ardı arkası bitmeyen çelişkili haberler izledi. Öğleden sonra Genel Kurmaydan resmi açıklama geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ?hükümetinden? tık yok. Yorum yapmayı doğru bulmuyorum dedim çünkü ne siz ne ben ?perde arkasında? neler dönüyor bilemeyiz. Bilmediğimiz konularda fikir yürütmek beyhude zaman israfıdır ve kafa karıştırmaktan başka bir işe yaramaz.

    Ancak > her zaman ki gibi < sivil yetkililer (hükümet diyemeyeceğim çünkü bu insanları ciddiyetsiz buluyorum) tatmin edici bir açıklama bile yapma zahmetinde bulunmuyorlar. Zaten sonradan gün ışığına çıktığı gibi kendileri için de beklenmedik bir gelişmeydi. Yoksa neden RTE önceden hazırlatmış olduğu halka sesleniş konuşmasını erteleyip yeniden çektirsin.

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ordusudur ve sivil idareye bağlı bir kurumdur. Sivil irade devlet politikasını belirler ve askerler için bir çerçeve çizer. Askere yürü der, asker yürür. Git der, asker gider. Gel der, asker gelir. Asker bu çerçeve içerisinde bağımsız hareket eder. Genelkurmay şüphesiz kendi operasyonlarını kendisi planlar.

    Bizim sivil yetkililer hangi işe başlarsalar başlasınlar bir şekilde ellerine yüzlerine bulaştıramadan edemiyorlar. Dikkat edin farkına varacaksınızdır. Yaptıkları hiç bir işi neticelendiremiyorlar. Bir kaç örnek sıralayalım:

    - Sağlık reformu
    - AB
    - Sözüm ona ekonomik atılımlar. Onun için TÜSİAD işsizlik artıyor önlem
    alınması gerek diye açıklama yapma gereği duyuyor.
    - Türban
    - K. Irak teskeresi
    - vs., vs...
    TBMM den teskere çıktı bekle, bekle?

    Sonra sivil iradeden bir açıklama: ??yetki TSK da dır??

    Demokrasilerde yetki ve sorumluluk her zaman sivil iradededir.

    Sivil yetkililer Devlet idaresini de bir şekilde ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Yasamada olduğu gibi yürütmede de spastik felç yaşanıyor. Daha fazla yorum yapmadan somut verilerle devam edelim:

    Önce her şekilde askeri yıpratma çabaları. Ardından ağır tahrikler, çok beklediler asker darbe yapar diye. Asker tuzağa düşmedi. Elbette asker gerekirse sivil çerçeve içerisinde kendi savunmasını kendisi yapabilir. Ama buna gerek kalmadan Atatürk milliyetçileri olarak böyle bir ortam yaratılmasına müsaade etmememiz lazım.

    Ben ne sizlerdenim, ne onlardan, nede ötekilerinden. Ben önce Allaha, hemen ardından Atatürk ün ilke ve inkılâplarına, Atatürk milliyetçiliğine ve ulusal birliğine, bilimsel gerçeklere ve insanoğlunun mantığına inanan bir insanim. Çağdaş bir yaşam tarzı taraftarıyım. Özgürlükçüyüm, ama kesinlikle sınırsız özgürlük taraftarı değilim.

    www.gurbuz.net

    YanıtlaSil