Ordumuz dün akşam Saat:19.00 itibari ile Kuzey Irak topraklarına girmiştir. Harekatın seyri hakkında şu anda fazla bilgimiz yok ancak bilgi ...

Türk Silahlı Kuvvetleri Kuzey Irak'ta


Ordumuz dün akşam Saat:19.00 itibari ile Kuzey Irak topraklarına girmiştir. Harekatın seyri hakkında şu anda fazla bilgimiz yok ancak bilgi ve haberler geldikçe yeni yazılarla burada olacağım...Şimdilik Genelkurmay Başkanlığının konu ile ilgili duyurusunu aşağıya alıyorum...


Genelkurmay'dan yapılan açıklamada şöyle denildi:



"Türk Silahlı Kuvvetleri; yurt içindeki operasyonlarına devam ederken, Irak'ın kuzeyinde üslenmiş PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarını etkisiz kılmak ve bölgedeki örgütsel altyapıyı kullanılmaz hale getirmek maksadıyla, 21 Şubat 2008 günü saat 10:00-18:00 arasında, belirlenen hedefleri karada konuşlu uzun menzilli silahlar ve Hava Kuvvetlerine mensup uçaklar ile etkili bir şekilde vurmuştur.


Başarıyla icra edilen ateşle taarruzdan sonra, aynı gün saat 19:00?dan itibaren Hava Kuvvetleri ile desteklenen bir sınır ötesi kara harekatı başlatılmıştır.


Bugüne kadar icra edilmiş olan hava operasyonlarının devamı niteliğindeki kara harekatının hedefi, PKK/KONGRA-GEL terör örgütü olup; sivillerin ve Türk Silahlı Kuvvetlerine düşmanca bir harekette bulunmayan yerel unsurların harekattan olumsuz etkilenmemeleri için gerekli hassasiyetin gösterilmesine devam edilecektir.


Irak'ın toprak bütünlüğüne ve istikrarına özel bir önem veren Türk Silahlı Kuvvetleri, planlanan hedeflere ulaşılmasından sonra, en kısa zamanda yurt içine dönecektir.


İcra edilen harekatın, bölgenin teröristler için kalıcı ve güvenli bir üs bölgesi olarak kullanılmasını önleyerek, Irak'ın istikrar ve iç barışına da katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.


Basın mensuplarının operasyon bölgelerine girmemeleri, kendi can güvenlikleri ve harekatın emniyeti açısından önem taşımaktadır.


Gerektiğinde kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir.


Saygı ile duyurulur."

1 yorum:

  1. Sağduyu

    Dün beyin felci geçirmediğime şaşıyorum. Amerika, Hükümet, karşılıklı beyanlar ve TSK. Bu konuda yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Ama şunları da yazmadan geçemeyeceğim:

    Türk Silahlı Kuvvetleri hiç bir şekilde yıpratılmamalı.

    Önce Irak?ın kukla yetkililerinden TSK Irak?tan çekiliyor haberleri özel medyada yankılandı, bir ara dinlediğim TRT FM den bu gibi açıklamaları ciddiye almayın dendi. Bunu ardı arkası bitmeyen çelişkili haberler izledi. Öğleden sonra Genel Kurmaydan resmi açıklama geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ?hükümetinden? tık yok. Yorum yapmayı doğru bulmuyorum dedim çünkü ne siz ne ben ?perde arkasında? neler dönüyor bilemeyiz. Bilmediğimiz konularda fikir yürütmek beyhude zaman israfıdır ve kafa karıştırmaktan başka bir işe yaramaz.

    Ancak > her zaman ki gibi < sivil yetkililer (hükümet diyemeyeceğim çünkü bu insanları ciddiyetsiz buluyorum) tatmin edici bir açıklama bile yapma zahmetinde bulunmuyorlar. Zaten sonradan gün ışığına çıktığı gibi kendileri için de beklenmedik bir gelişmeydi. Yoksa neden RTE önceden hazırlatmış olduğu halka sesleniş konuşmasını erteleyip yeniden çektirsin.

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ordusudur ve sivil idareye bağlı bir kurumdur. Sivil irade devlet politikasını belirler ve askerler için bir çerçeve çizer. Askere yürü der, asker yürür. Git der, asker gider. Gel der, asker gelir. Asker bu çerçeve içerisinde bağımsız hareket eder. Genelkurmay şüphesiz kendi operasyonlarını kendisi planlar.

    Bizim sivil yetkililer hangi işe başlarsalar başlasınlar bir şekilde ellerine yüzlerine bulaştıramadan edemiyorlar. Dikkat edin farkına varacaksınızdır. Yaptıkları hiç bir işi neticelendiremiyorlar. Bir kaç örnek sıralayalım:

    - Sağlık reformu
    - AB
    - Sözüm ona ekonomik atılımlar. Onun için TÜSİAD işsizlik artıyor önlem
    alınması gerek diye açıklama yapma gereği duyuyor.
    - Türban
    - K. Irak teskeresi
    - vs., vs...
    TBMM den teskere çıktı bekle, bekle?

    Sonra sivil iradeden bir açıklama: ??yetki TSK da dır??

    Demokrasilerde yetki ve sorumluluk her zaman sivil iradededir.

    Sivil yetkililer Devlet idaresini de bir şekilde ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Yasamada olduğu gibi yürütmede de spastik felç yaşanıyor. Daha fazla yorum yapmadan somut verilerle devam edelim:

    Önce her şekilde askeri yıpratma çabaları. Ardından ağır tahrikler, çok beklediler asker darbe yapar diye. Asker tuzağa düşmedi. Elbette asker gerekirse sivil çerçeve içerisinde kendi savunmasını kendisi yapabilir. Ama buna gerek kalmadan Atatürk milliyetçileri olarak böyle bir ortam yaratılmasına müsaade etmememiz lazım.

    Ben ne sizlerdenim, ne onlardan, nede ötekilerinden. Ben önce Allaha, hemen ardından Atatürk ün ilke ve inkılâplarına, Atatürk milliyetçiliğine ve ulusal birliğine, bilimsel gerçeklere ve insanoğlunun mantığına inanan bir insanim. Çağdaş bir yaşam tarzı taraftarıyım. Özgürlükçüyüm, ama kesinlikle sınırsız özgürlük taraftarı değilim.

    YanıtlaSil