Dün Türkiye ve işçiler için son derece tantanalı ve olaylı geçti. Taksim meydanına yürümek isteyen işçi gruplarına müdahale eden polis i...

"1 Mayıs, Ayaktakımı ve Taksim!"


Dün Türkiye ve işçiler için son derece tantanalı ve olaylı geçti. Taksim meydanına yürümek isteyen işçi gruplarına müdahale eden polis istenmeyen görüntülerin oluşmasına neden oldu. Aslında inatlaşmanın arkasında bir çok neden arayabiliriz...


Başbakan?ın ?ayakların baş olduğu yerde kıyamet kopar? açıklamasından sonra ortam bir anda gerildi. Aslında böyle kırılgan bir ortamda bu açıklamaya gerek yoktu. Ancak bu ?ayaktakımı? imasından sonra İşçi kesimi bir inatlaşmaya girdi ve kendilerine gösterilen diğer meydanlarda değil, Taksim?de olacaklarının altını çizdiler günlerdir...



Şimdi olaya duygusal baktığınız zaman İşçi kesiminin uğradığı bir haksızlıktan söz edebiliriz. Ama şu da var ki Taksimde yapılacak mitinglerin gerçekten güvenliğinin sağlanması çok zor.


Kaldı ki hükümet ciddi provakasyon duyumları aldığını söylemekte ve bu durumda gereken sorumluluğu da almak zorundadır. Orada 100-150 kişilik bir çelenk bırakma gösterisine zaten izin verilmişti. Kadıköy ve Çağlayan da izin verilen alanlar arasındaydı. Ama bugün elinde molotofla gelen bir kesim gösterdi ki işçiler arasında iyi niyetli olmayan insanlar da vardı.


Olaylar çıktıktan sonra bir anda bağırmaya başlayan medya ise bu elinde molotofla yüzlerini kapalı gençleri çekerken acaba ne düşündü? Bu gençler buraya bayramı kutlamak için mi gelmişti?


İşçi Kesimi içerisine gizlenmeye çalışan bu fraksiyonlar 1 Mayıs?ta Taksim?de olay çıkarmak isteyebilirlerdi. Bu da oradaki kalabalığın izdihama yol açmasına neden olur ve hiç hoş olmayan görüntüler de yaşanabilirdi. Türkiye?nin içine girdiği bu inatlaşma kimseye yarar getirmez. Ama hükümet 1 Mayıs için düşünülen tatil olsun önerisini dikkate almalı ve bu konuda bir yasa çıkarılmalıydı diye düşünüyorum. Bu yaklaşım işçi gruplarının da 1 Mayıs hakkında daha olumlu ve uzlaşmacı düşünmelerine neden olacaktı.


Ama henüz geç değil, bu öneri yasalaşabilir ve bundan sonraki 1 Mayıslar tatil edilebilir. Ve son tahlilde işçiler, emekçiler ve köylüler bu ülkenin her şeyidir. Onlar olmadan ülkenin kalkınması ve şaha kalkması imkansızdır. Daha çok üretmek ve sanayileşmek istiyorsak işçilere olan ihtiyacımız ortadadır.


Tek temennimiz bundan sonraki 1 Mayıslarda meydanlarda olay görmemek. Bunun için her iki tarafa da önemli sorumluluklar düşmektedir. Ve Türkiye?nin bu uzlaşmaya mutlak ihtiyacı vardır...

1 yorum:

  1. Dün taksimde gösterilere izin verilmemesini İşçi/emekçi kesimine yapılan bir kısıtlama olarak göstermeye çalışan taraflar senin de dediğin gibi o yüzleri sarılı ellerinde bilimum çeşitli yanıcı/yakıcı madde bulunan gençleri görünce ne düşündü acaba? utanmadı mı? Aslında izin verilmeyen işçi/emekçi kesimi değil bu kötü niyetli oldukları ısrarlı dayatmalarından belli olan guruplardır diye düşünmedi mi acaba diye bu sabah bulduğum tüm gazeteleri (gözlerinde at gözlüğü olanlar) gözden geçirdim ve 1 saatli ev-iş arasındaki yolda bir çok radyocu takımının yorumunu dinledim ama hiç biri senin kadar empati gözü ile bakmamış hala ısrarla yanlışını savunuyordu. Bu gün ilk defa senin yazında gördüm pencerenin içeriden bakınca görülen manzaraya bir de karşı tarafa geçip bakmaya çalışanı.
    Bu yazıdan sonra dün ile ilgili bir yazı okumaya, haber dinlemeye mahal yoktur tekrarlanmamasını dilemekten başka...

    YanıtlaSil