2005 yılından beri çeşitli platformlarda yazıyorum. Blog hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır şiarından yola çıkarak bugüne kadar geldik. Alternatif köşe yazarı konseptini devam ettirmekle beraber bundan sonra yeni blog yazarı arkadaşlar da özgün blog yazılarıyla burada olacaklar...
Yüzlerce yıl önce doğrudan demokrasinin yaşandığı sitelerde insanların meydanlarda yaptığını bizler şimdi sanal alemde gerçekleştiriyoruz. Belki fikirlerimiz ve yazılarımız siyasi sürece büyük bir etkide bulunmuyor ancak süregelen konularda görüşlerimizi belirtmemiz demokrasinin olgunlaşmasına hizmet edecektir…
Fenerbahçe stadında bu sene izlediğim ilk resmi karşılaşma olması açısından benim için önemli bir maçtı. Daha çok antreman maçı havasında geçti ve zorlanmadan 2 gol bularak sahadan galip ayrılıp 1999 yılındaki hesabı kapattık…
Türk siyasi tarihi derin bir krizin içinden geçiyor. Bu şimdi anlaşılmasa da ilerde bu krizin belirtileri ortaya çıkmaya başlayacaktır. Süregelen bu derin krizin içindeki önemli rollerden birisi de medyaya ait. Kutuplaşan siyasi ortamda ne yapacağını şaşıran medya pozisyon almaya çabalıyor.
Türkiye ve Ortadoğu üzerinde oynanan kanlı senaryoda dün akşam trajik bir olay meydana geldi. Güngören’de meydana gelen terör saldırısında 17 vatandaşımızı teröre kurban verdik. Ülke olarak bir kez daha değişmeyen bu yazgıya lanet okuduk…