"Günlük Kişisel Gazete"

29 Temmuz 2008 Salı

Ergenekon ve Medya


 





   Türk siyasi tarihi derin bir krizin içinden geçiyor. Bu şimdi anlaşılmasa da ilerde bu krizin belirtileri ortaya çıkmaya başlayacaktır. Süregelen bu derin krizin içindeki önemli rollerden birisi de medyaya ait. Kutuplaşan siyasi ortamda ne yapacağını şaşıran medya pozisyon almaya çabalıyor.



         Ergenekon, Genç Türkiye?nin en önemli siyasi krizlerinden birisi olacak gibi gözükmekte. 2455 sayfa tutan iddianame içerisinde öyle iddialar var ki dudak uçuklatacak cinsten...


         Dava şu anda devam ettiği için bu iddiaların doğrulukları konusunda kesin bir tavır almak imkansız. Fakat iddiaların delillerle kanıtlanması halinde Türkiye?de büyük bir değişim ve arınma hareketinin başlayacağı da kuşkusuz...


         Ergenekon davasının AK Parti iktidarı dönemine denk gelmesi birçokları ve özellikle medya açısından manidar bulundu ve hala da öyle telaffuz ediliyor. Bir kısım medyaya göre durum bir ?restleşme?den ibaret. Bu kısım medya ortaya sunulan delillerin doğru olabileceği kuşkusunu taşımıyor!


         Oysa eleştiren bir medya her olaya kuşku ile yaklaşmak zorundadır. AK Parti?nin kapatma davasına ciddi şekilde sarılan bazı gazeteler aynı hassasiyeti Ergenekon konusunda maalesef göstermemektedirler. Bu durum diğer bir kısım medya için de geçerli...


         Onlar da Ergenekon konusunda ateşli yazılar yazıp yargı sürecindeki iddialar için her gün köşelerinde yazarken AK Parti nin kapatma davası hakkında hafife alan yazılar yazmaktadırlar. Yani kutuplaşan ve iki tarafa ayrılan medya için bir tutarsızlık söz konusu. Bu tutarsızlık demokrasiyi yaralamaktadır. Demokrasiden ve insan haklarından bahseden gazeteler ne yazık ki habercilik yaparken sadece kendi demokrasi anlayışlarını ortaya koymaktadırlar...


         Oysa her iki dava için de şu anda sadece iddialar söz konusudur ve yargı sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Hani derler ya eğitim ve öğretimin zayıf olduğu sistemlerde bunların yerini televizyon ve dolayısıyle medya alır. Ülkemizde de bu durum söz konusu. Bizde dezenformasyon yolu ile sürekli şekilde zihinlere haber pompalanıyor. Ve bu süreç içerisinde demokrasi ve insan hakları gibi kavramların içeriği boşaltılmış oluyor...

Paylaş:

1 yorum:

  1. Malesef medya yanlı davranıyor. Bu sadece sol değil, sağ görüşlü medya için de geçerli. Birbirilerinin açıklarını aramaktan bıkmadılar. Bir o saldırıyor, bir diğeri. Ayrıca populer medyanın ergenekon davasını hala ciddiye almadıgı malum. Kendileri hala ergenekonu kabul etmemekte ısrar ediyorlar. Hala şu yada bununla suçlanan şahıslar, yada diye adlandırılan dava diyip geciyorlar. Sanki ergenekon yokmus gibi. Bu medya milletin medyası degil, devletin medyası da degil, kime hizmet ettiği belli. Cumhuriyet kendini bombalatmıs, apacık ortada hala bazı siyasi liderler avukatlık yaparım diyor mesela arlanmadan. Atatürkçülüğü bahane ederek Atatürkün gerçek evlatlarını vuran hain ergenekonculara ödüller verip, kahraman ilan eden medya, yazıklar olsun size.

    Akp nin kapatılıp kapatılmaması umrumda degil. Hatta diyorum ki arkadas bu parti bu kadar bela bir parti ise kapatılsın, bakalım halk ne yapacak ? Deniz baykal halk secimde cevabınızı verecek diyor, gecen secimde de öyle dedi, e baktık ki halk gene akp dedi, ama denizde arlanma yok, hala halk diyor, halkın onu istemedigini hatta artık nefret ettigini bile bile.

    Akp nin kapatılma iddianamesinde gecen danıstay saldırısını yapanlar da belli oldu. Bu ülkede bir gercek var, o da artık suçlular ortaya çıksa bile bir arsızlık var, sanki suçlu ben suçluyum ne olmuş ki beni hapse filan atamazsınız edasında. Deniz gibiler de savunma piskolojisini atamadı uzerinden.

    ister misiniz deniz baykal ergenekon dogru cıksın rodosa kadar yuzecem desin ?

    Huseyin kardesim, guzel bir yazı ele almışsın. Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil

Popüler Yazılar