"Günlük Kişisel Gazete"

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Kapatma Davası Üzerine





Parti kapatma davaları ülkemiz için genelde olağan şeyler kapsamına giriyor. İstatistiki olarak şu an aklımda olmasa da siyaset tarihimizde onlarca parti kapatıldı.



 


Toplum olarak bu durumu kanıksamış olmamız son derece normal. Burada A veya B partisinden değil sadece parti kapatma kavramı üzerinden düşünecek olursak bu kavramın demokrasiye ne kadar yabancı ve halka uzak olduğunu görürüz.


Hoşgörü ve tahammülün olmadığı bir siyasi iklimde demokrasinin ortaya çıkması ve gelişmesi son derece zordur. Anayasa Mahkemesi verdiği kararla bu işi halka havale etmiştir. Asıl demokrasi sandıkta halkın vereceği karar olmalıdır. A partisinin gelmesini istemeyen B partili kişi parti kapatma yerine halka inmeyi ve sağlıklı politikalar oluşturmayı düşünmelidir.


Yasaklar ve kapatmalarla gidilecek nokta bir kısırdöngüden ibarettir. Bu kısırdöngüyü kırmak ve demokrasiye inanmak, sonsuz bir hoşgörü ve tahammül gerektirmektedir. Ancak bu hoşgörü ortaya konan politikalara ses çıkarmamak ve her şeye boyun eğmek demek değildir. İşte bu noktada devreye muhalefet mantığı girmektedir.


Muhalefet onu indir bunu çıkar mantığı değildir. Siyaset arenasında mantıklı şekilde iktidarı eleştirmektir. Sözlük anlamı: ?Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık.? Bu anlamı kendimize göre dönüştürebiliriz.


Sağlıklı muhalefet aynı zamanda gelişmiş bir demokrasinin gereğidir.

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Popüler Yazılar