Kurtlar Vadisi 45. Bölüm ile ekranları sallamaya geçen Perşembe de devam etti. Geçen yazımda Polat'ın İskender'in yer altındaki üssü...

Kurtlar Vadisi ve İlkkan


Kurtlar Vadisi 45. Bölüm ile ekranları sallamaya geçen Perşembe de devam etti. Geçen yazımda Polat'ın İskender'in yer altındaki üssünden nasıl kurtulacağı konusunda tahminler yürütmüş ve heyecanla bu bölümü beklemeye başlamıştık...



Geçen bölüme yorum yapanlardan Pardus007 " polat kanalizyasyonda yukarıdaki demirlere tutunup gelenlerin tepesine atlayıp adamları haklayacak." diyerek en yakın tahmini yapan blogcu arkadaşımız oldu. Kendisini buradan tebrik ediyorum. Polat, tünelin son noktasında İskender'in adamlarını Rambovari bir hareketle bertaraf etmeyi başardı. Zaten bu bölümün bir İlkkan reprodüksiyonu olacağının ilk sinyali de bu oldu.


Polat tünelden kaçmayı başarırken bir kurt köpeği aldığı koku ile az kalsın senaryonun dönüp dolaşıp aynı yere gelmesini sağlıyordu ki imdada bir sopa yetişti. Bu sahnede de İlkkan filminde şerifin köpeklerini haklayan Rambo'yu hatırladık hep beraber. Hatırlayacaksınız eski bir Vietnam gazisi olan John Rambo eski silah arkadaşını görmek için geldiği kasabadan işgüzar bir şerif tarafından atılmış ve geri gelmek isteyince de nezarete atılmıştı. Sonra olanları tüm dünya "İlkkan" filmiyle izledi zaten. Geçen bölümde Tarantino bu bölümde de İlkkan'a göndermeler vardı Kurtlar Vadisinde...


Bu arada İskender Büyük'ün cezaevinde savcıya kestiği racon ilgi çekiciydi. Ardından doktorun telefonunu kullanması ve "Bu telefon numarasını değiştir doktor, seni de bizim örgüte dahil etmesinler" lafı reel gündeme de göndermeler içeriyordu.


Polat Alemdar'ın, jipi ele geçirerek Güray ve adamlarını etkisiz hale getirdiği sahne ise bana Rambo-4 filminde Burmalı askerleri mermi manyağı yapan John Rambo'yu hatırlattı yine... Bu çatışma sahnelerinin çekilmesinde hala problemler var. Mesela sesler çok cılız en azından bu sesleri daha haşmetli hale sokarak bizi atmosfere dahil edebilirler.


Biz Polat ve marifetlerini heyecanla izlerken metropol tilkisi Muro ve adamları Rafi'yi yakalamak için ince hesaplar yapıyordu.


"Kapitalist burjuva bırak bir dilim ekmeği günahını vermez" sözü Muro'nun klasikleşmiş vecizeleri gibi kayıtlara geçti. Rafi'yi kolay bir yöntemle ele geçirdiler. Ancak şimdi de Rafi'nin karısı tarafından çek/senetçi olma yolunda aşama kaydettiler. Bu Şemo, Muro'nun başına iş açacak gibi görünüyor...


Polat tünelden kaçtıktan sonra neden hemen babasının evine gider bunu da anlamış değilim. Daha güvenli bir yer seçebilirdi. Güray'ın adamlarını hemen buraya göndereceği en olası tahmindi zaten, ancak senarist bu bölümde Polat'ı Rambo olarak tasvir etmeye kesin karar vermiş ki, kapı önüne gelen adamları da Polat aynı yöntemlerle haklayarak cehenneme gönderdi...


Polat ve Memati'nin buluşması görülmeye değerdi. Polat Alemdar'ın "Elbet alacağız bu kadar şeyin intikamını" sözü bundan sonraki bölümlerin kan revan içinde geçeceğini de bir kez daha kanıtlamış oldu. Polat, Memati, Abdülhey ve Dayının buluşmasında muhabbete konu olan uzun saç olayı da Kurtlar Vadisi dizisinin uzun saça olan tavrını ortaya koydu. Abdülhey'in uzun saçlı olması bir çok racon kesen izleyici tarafından uygun bulunmazken bu duruma senarist ve yapımcı da katıldı ve Abdülhey kısa saçı ile kendisini daha iyi hissettiğini de bölüm içinde belirtti.


İskender'in tahliye sonrası Güray'a attığı haşmetli tokat sonucunda Güray aklını başına aldı. Sanırım onun da sonu Nazım gibi olacak. Ki İskender bir daha ki hatasında kendisi asmasını da telkin etmeyi unutmadı.


J211 denilen ve önemli kadroların atanmasında rol oynayan kişi İskender'in hesabını bozunca durum iyice karıştı. Söz konusu kişi Sadi Paşa'ya da ilgili raporları sunan kişi. Bu nedenle Sadi Paşa da tehlike altına girdi ve İskender'in tehditlerine maruz kaldı.


Hemen bu tehditten sonra Ankara'ya karayolu ile gitmeyi tercih etmesi ilginç. Hem de kendisine haber verilmesine rağmen. Yani bu durumda suikast yapılacağı çok belli. Bir de arkadan gelen eskort araç var da önden neden bir eskort gitmiyor. Her şey İskender'in suikastine göre kolaylaştırılmış anlayacağınız, gerçi bu kadar sorgulayınca da dizi izlenmez hale geliyor...


Beni bu bölümde en çok güldüren de Polat ve adamlarının Ankara'ya neden geldiklerini tartıştıkları sahne oldu. Abdülhey Ankara'ya Memati'nin SSK borçları yüzünden gittiklerini söyleyince. Memati hayli şaşırdı. Memati'nin şu lafı yazının da son cümlesi olsun: "Yatırmamış mı şerefsiz Bulut bu işçilerin primlerini"

4 yorum:

  1. Kurtlar vadisini bu sezondan beri pek çok blogcu özellikle yabancı dizi ve filmlerle ilişkilendiriyor. Dizi çok mu uzatıldı yoksa senaryo ekibinde değişmeler mi oldu.
    Geçen bölümde kanalizyasyondaki ışıklar dikkatimi çekmişti. Niye yanıyorlardı ki fareler yolunu bulabilsin diye mi. Aslında polatın o kadar işi yapacak kadar vakti yok gibiydi bir önceki bölümde....

    Yeni bölüm için tahminimi söyliyeyim. Polat Komutanı kurtaramayacak. Araba patlayacak. Ancak belgeler Ankaraya ulaşacak. Çünkü Sadi komutan işi garantiye almış ve bir b planı ile evrakları Ankara'ya göndermiştir.

    YanıtlaSil
  2. Senin yorumların genelde tutuyo Pardus...
    Bana da kurtulacak ve yollarına devam edecekler gibi geliyor 46. bölümü beklemekten başka çare yok sanırım...

    YanıtlaSil
  3. Yine tutturamadık ama sadi paşa sonuçta ölüyor. Ben belgelerin bir şekilde ankara ya ulaşacağı ümidindeyim.

    YanıtlaSil
  4. kurtlar vadisini islemeyene çok üsülüyom güselim disiyi kaçıryolar yqa bez bebek yerine isleyin işte güselim filmi disiyi eminim isleyenn çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook ama çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk beğenr!!=bunu yasan kişi bir polatçıdır

    YanıtlaSil