Bugün oturup şöyle güzel bir film izleyeyim dedim ve dvd arşivimde bir tarama yaptım. Karşıma 2008 yapımı Pride and Glory (Zafer ve Gurur) ...

Pride and Glory

pride-and-glory


Bugün oturup şöyle güzel bir film izleyeyim dedim ve dvd arşivimde bir tarama yaptım. Karşıma 2008 yapımı Pride and Glory (Zafer ve Gurur) filmi çıktı. Klasik bir konu üzerinden ilerleyen filmin 130 dakika olması beklentilerimi arttırsa da film bittiğinde aynı fikirde değildim...


Gavin O'Connor'un çektiği film dikkat çeken oyuncu kadrosuna rağmen olmamış. Öncelikle senaryonun derinlikli işlenmediğini söylemem gerekiyor. Filmde oturmamış bir çok karakter var. Tierney'in eski karısı, filmin sonlarına doğru ortaya çıkan muhabir ve Francis'in eşinin durumu senaryoda havada kalmış...


İşlenen konu son derece klasik. Bir iyi polis kötü polis filmi... Colin Farrell "Jimmy Egan" rolünde uyuşturucu satıcıları ile birlikte hareket eden bir polis ve Jimmy'nin Amiri karısının abisi... İyi polis yine Farrell'in kayınbiraderi olan Tierney rolündeki Edward Norton... Bu arada amir ve norton'un babası da sayılan sevilen bir Emniyet Müdürü...


Dört polisin ölmesi ile başlayan film yavaş bir tempoda olayların çözülüşü ile ilerliyor. Ancak dediğim gibi senaryo son derece yüzeysel ve düz... Filmde "vay be" diyeceğiniz herhangi bir nokta ya da sizi alıp filmin sonuna kadar sürükleyecek, filmin içine çekecek bir kanca yok. Her şeyi tahmin edebiliyorsunuz ve merak unsuru denen şey acaba ne şekilde olacak sorusundan başka aklınıza başka bir şey getirmiyor...


Tahmin ettiğiniz gibi Jimmy'nin bir suç şebekesine karıştığı tahmin ediliyor ve Norton onu durdurmak için başlarda biraz ikilemde kalsa da sonradan harekete geçiyor.


Ancak Jimmy'nin filmin son sahnelerinden birinde linç edilmesi bana göre filmin finaline uymamış. Şöyle anlatmam gerekirse Ray Tierney rolündeki Edward Norton bir barda Jimmy'yi yakalar ve kelepçe takarak sokağa çıkar. Bir süre sonra da Jimmy'yi daha önceden tanıyan bir grup öfkeli kalabalık burada onu linç eder. Şimdi Ray birisini yakalamış ve kelepçeyi takıp sokaklarda neden geziyor bunu anlamadım? Onu yapacağına bir ekip çağırıp kendisinin o bardan aldırılmasını istemesi daha doğru olmaz mıydı? Ya da o bara neden bir araçla değil de yaya olarak gitti o da çok tartışılır...


Böyle küçük ayrıntılar senaristlerin pek aklına takılmasa da insan izlerken takılıyor. Keşke senaryoyu yazarken bu özeni biraz gösterseler...


O zaman klasik anlatımlı ama hatasız bir film izlerdik. Sonuç itibariyle yaratıcı özelliği pek olmayan sıradan bir Hollywood filmi olmuş. Filmi izleten tek unsurun Edward Norton olduğunu belirterek eğer filmi izlemek düşüncesindeyseniz harcayacağınız bu 130 dakikanın hesabını iyi yapın derim...

0 yorum: