Geçen hafta oynanan ve sadece Türkiye değil tüm dünyada konuşulan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinden sonra yine her zaman ki gibi tartışmala...

Bir Derbiden Geriye Kalanlar

Geçen hafta oynanan ve sadece Türkiye değil tüm dünyada konuşulan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinden sonra yine her zaman ki gibi tartışmalar sürmeye devam ediyor. Bir yanda "kavga stratejiydi" diyen bir teknik adam varken diğer tarafta ise "yenilgiyi hazmetmek zordur" diyen başka bir teknik adam var...

Fenerbahçeli olarak 10 yıldır kendi sahamızda yenilmediğimiz ve tekrar kazandığımız için mutluyum. Ama medyanın bu maçı tartışma biçimi beraberinde bir çok önemli sorunu da yaratıyor.

Özellikle bazı spor yazarlarının maçı tasvir ediş biçimleri ve Saraçoğlu stadını futbol terörüne örnek göstermeleri gerçekten ilgimi çekti. Sahaya atılan ve nerden geldiği bile hala tartışma konusu olan bir pet şişenin yarattığı bu futbol terörü ortamının bin katının Ali Sami Yen'de yaşandığını herkes ve özellikle o spor yazarları çok iyi biliyor.

Geçen sene Ali Sami Yen'deki maçı yerinde bir taraftar olarak izledim. Sahaya atılan pet şişeleri saymak için bir yazılım falan kullanmak gerekiyor diye düşündüm. Özellikle korner atışlarında sahaya yabancı madde yağıyordu. Ama yıllardır bu durum kanıksandığı için bizler artık maçı izliyor ve bu görüntüleri otomatikman es geçiyoruz.

Durum o kadar vahim bir noktaya gidiyor ki Yılmaz Özdil'in derbi hakkındaki "sidik yarıştırıyorlar" sözünü kabul etme noktasına geleceğiz yakında.

Maçı izlemek ve insanları rahatsız etmeyen tezahüratları kullanıp eğlenmek varken neden sahaya yabancı madde atılır hala anlamış değilim. Bir de Erman Toroğlu'nun hafta içinde söylediği "bu maç tatil edilmeliydi" türünden bir yorumuna da katılmak mümkün değil. Eğer bu görüş doğruysa o zaman süper lig maçlarının yarısı tatil edilmeli...

Bir de maçın hakemi Bünyamin Gezer değil de Erman Toroğlu olsaydı acaba maçı tatil eder miydi? Bu sorunun cevabını da en az bir sonraki derbinin skoru kadar merak ediyorum.

Sonuç itibariyle futbol sadece futbol değildir. Hatta Elias'ın dediği gibi maalesef şiddetin meşrulaştırıldığı ve insanların deşarj olduğu bir spor dalı olduğu konusu da önemli bir tesbittir. Bazan sınırlar zorlanır bunların dışına çıkılır ama bunun sonucunda da prosedürde yer alan cezalar alınır ve bu olay kapanır.

Olayı ısıtıp ısıtıp medyada tartışmak Yılmaz Özdil'in dediği gibi "sidik yarıştırmaktan" başka bir şey değildir...

0 yorum: