Kurtlar Vadisi Pusu 71. bölüm, İskender Büyük ve Polat'ın son buluşmasına dair ilginç görüntülerle açıldı. Polat, Müsteşar ve İskender u...

Kurtlar Vadisi Pusu 71. Bölüm Analiz

kurtlar vadisi pusu 71.bolum


Kurtlar Vadisi Pusu 71. bölüm, İskender Büyük ve Polat'ın son buluşmasına dair ilginç görüntülerle açıldı. Polat, Müsteşar ve İskender uçurumdan aşağı atladılar ve İskender yine kaçmayı başardı.


Bu arada atlamadan önce Polat'ın ateşlediği silahtan çıkan kurşun Müsteşar'a isabet edince ortalık karıştı. Ele geçen yakışıklı/amerikalı, artık adı her neyse, Kazım tarafından esaslı bir dayak yedi fakat Kazım'ın hesap etmediği bir şey vardı. Bu adam kelepçelerini çözmüş ve Kazım'a saldırmaya hazırdı.


Öyle de yaptı ardından Abdülhey ve Kazım'a unutamayacakları bir ders verdi. "Bir ara adamlarını yolla da eğiteyim" diye bir de afiş astı üstlerine. Yalnız bu sahnede bir gariplik vardı.


Şimdi bu Amerikalı Abdülhey ve Kazım'dan kurtulduktan sonra dikkat ederseniz bir araca atlayıp ordan uzaklaştı. Hangi ara gelip Kazım ve Abdülhey'i bağlayıp ağızlarını bantladı. Tamam film zamanı hakkında her şeyin gösterilmesi gerektiğini savunmuyorum ama bu ufak bir planla verilebilirdi.


Bu arada İskender Büyük'ü kurtaranın Kaçgarlı olduğu ortaya çıktı. İskender'i saklamak için ayrıca büyük uğraşlar vereceği de kesin. İskender'de bulunan usb, Aron Feller'in eline geçti. İskender kendisine yapılan "Rusya'ya gidin" teklifini " Türkiye çok büyük elbette bize kucağını açacak bir dağbaşı bulunur" diyerek reddetti. Usb'den çıkan dosyaların bazılarını silen Feller geri kalan dosyaları Kaçgarlıya servis etti.


Bu arada Zaza Dayı ve Cevher arasındaki ilginç diyaloglar devam ediyor. Nardan sonra bu sefer de elmaya saran Zaza dayı bıçakla meyve yeme ritüellerine devam etti. Bunu yaparken de devlet ve çocukları konusunda ilginç tanımlamalar yaparak Cevher'i bir anlamda mest etti diyebiliriz.


Amerikalının haşamat ettiği Abdülhey ve Kazım'dan ses çıkmayınca Memati çılgına döndü. "Usta ölmüşlerse bu çok ağır olur dayanamam" cümlesi duygusal bir atmosfer oluşmasını sağladı. Bir an seyirci de acaba dese de onlarsız dizinin bir anlamı kalmayacağından, ölmeyecekleri de kuvvetle tahmin edildi. Polat'ın "Bir yolda gidiyoruz, dönenler de olacak ölenler de..." lafı kararlığını bir kez daha ortaya koydu.


Fellerin yanına giden Amerikalı burada çıkan omzunu yerine taktırdı. Bu sahneden Feller'in aynı zamanda bir sağlık kırık-çıkık uzmanı olduğunu da anlamış bulunuyoruz.


İskender ve Zaza buluşması da ilginç sahnelerden birisi oldu. Sakalını kes ihtarına karşı Zaza dayı "sen bir daha devletin başına geçtiğinde keseceğim" diyerek İskender'in emrini görmezden geldi. İskender maden işini Zaza'ya havale edince, böylece Zaza Dayının aksiyon yaratacağı bir alan da doğmuş oldu.


Bu arada Müsteşar ve Başbakan, İskender'in yakalanmasını ve adalet karşısına çıkarılmasını uygun buldu. Polat her ne kadar bu durumu onaylamasa da Gladio Operasyonu iptal edildi. Tabi Polat bu işin peşini bırakmayacak ancak arkasındaki desteğin azaldığını da burada belirtmek lazım. İskender Büyük'ün tam da "Gladio" filmi öncesinde dizide mahkemeye çıkarılmış olması sinema filmine de güzel bir atıf oldu.


Yediği dayak nedeniyle Memati tarafından aforoz edilen Kazım bundan böyle işlerine Polat'ın adamı olarak devam edecek. Aradaki ufak bir sahnede "tuzlu kumdan yapılan duvardan ne hayır gelir" diyen Zaza dayının bu diyalogu filmsel alt okuma anlamında çok değerli bir replik...


Zaza dayının aldığı madene koruma olarak giden Vedo ve adamları neye uğradıklarını şaşırdılar. Vedo havaya uçurulacaktı ki Zaza dayı Şemo yüzünden vazgeçti. Oysa Şemo boşboğazlık yapmasa Zaza Dayı ilk aksiyonel olayını da gerçekleştirmiş olacaktı. Fakat Vedo'yu yok etmektense kullanmayı tercih etti.


Amerikalının yerini tesbit eden Polat ve adamları mekanı bastı ve elemanın kendisini imha etmesini sağladılar. Bu sahnelerde konuk oyuncu olarak asansörden çıkan şovmen Beyaz 71. bölüme renk kattı.


Bu arada Polat, elemanı bayrak direğine astıktan sonra Feller'in trojan kameralarından birini tam elemanın karşısına koydu. Bu görüntü karşısında Feller çılgına döndü. Bu trojan kamera olayı da ilginç adam mobese kameralarından daha etkin bir şekilde her yeri izliyor ve dinliyor.


Son sahnede Polat, Ebru'ya yalan söyleyerek babasını kendisinin öldürdüğünü söyledi. Ebru ise buna inanmayarak "hangisi Memati mi Abdülhey mi?" sorusu ile ne güçlü hissiyatını bir kez daha ortaya koymuş oldu.


Açıkcası bu bölüm beni pek açmadı. Özellikle Zaza Dayı'dan beklediğimiz oyunculuk performansı giderek azalıyor. Bunun biraz da senaryo ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Sanırım kendisine ayrılan oran yeterli olmuyor, olamıyor. Biraz daha merkeze girmesi dizinin seyredilebilirliği açısından yararlı olur.


Bir de bu Feller ile Polat karşılaşması artık bir şekilde olmalı. Yoksa yaratılan gerilim boşalacak ve her şeyden sil baştan olmak zorunda kalacak.


72. bölümde görüşmek üzere...

0 yorum: