Türkiye geçen hafta herkesin yüreğini parçalayan acı bir olayla uyandı. Haliç Köprüsünde boğazında çamaşır ipiyle kanlar içindeki bedeni önc...

Bedrettin!


Türkiye geçen hafta herkesin yüreğini parçalayan acı bir olayla uyandı. Haliç Köprüsünde boğazında çamaşır ipiyle kanlar içindeki bedeni önce maket sanan işçiler, yaklaşınca 5 yaşındaki Bedrettin'i gördü. Bedrettin kendine geldiğinde ve konuşmaya başlayınca bir dram ortaya çıktı.


Aslında birçok Bedrettin var ülkemizde. Köşe başlarında, trafik lambalarında ve büyük meydanlarda küçücük bedenleri ile mendil satan, cam silen çocuklar... Ailelerinin "kumbara" olarak gördüğü bu çocuklar bırakın okumayı sıcak bir yuvanın büyük bir hasreti içerisindeler. Bedrettin bölgedeki diğer mendil satan çocukların saldırısına uğramış ve ölüme terkedilmiş. Yapanlar bulundu ama onlar da 7-8 yaşında çocuklar... Bu da sorunun daha derin ve kronik olduğunu gösteriyor.


Yılmaz Özdil bugünkü yazısında konuyu ele almış. Çok yerinde bir önerisi var. Bu ülkede bu çocuklar sosyal esirgeme kurumlarına alınsa ve 18 yaşında işsiz güçsüz olarak dışarı bırakılsa bile önemli sorunlar ortaya çıkıyor. Yani tek başına sosyal kurumlar bu yaraya merhem olamıyor.


Aileler de ekonomik sıkıntıları bahane edip çocukları sokağa bırakmaya devam edeceğine göre başka bir çözüm bulmak gerekiyor. Yılmaz Özdil yazısında bu çözümü şöyle dile getirmiş: "Devlet eliyle ailelerinden alıp, izbe yurtlarda unutup, işsiz güçsüz tekrar sokağa salmanın bir manası yok. Biz istesek de, istemesek de, okula gitmesi gereken bu çocukları, ?para toplamaları? için sokağa bırakacak ana-baba müsveddeleri... Gazete satsınlar."


Evet Türkiye gerçeklerine uyan ve yerinde bir çözüm. Eskiden seyyar gazete satan çocuklar vardı. "Yazıyoooor yazıyooor" diye bağıran ve büyük meydanlarda çalışan bu çocuklar yeniden organize olarak bu işi yapabilirler. Böylece mendil satan ve cam silen çocuklar en azından legalize işler yapıp hem evlerine katkıda bulunurlar hem de böyle ötekileştirilip sorunların ortasında kalmazlar.


Maalesef Türkiye şartlarında yapılabilecek en iyi şeylerden birisi bu galiba...

0 yorum: