"Günlük Kişisel Gazete"

Hussoloji Blog

Türkiye'nin en uzun soluklu blog yazarı. (2005-2017)

10.03.2010

Olaylı Diyarbakırspor-Bursaspor Maçı


Türkiye hassas bir süreçten geçiyor. Politik atmosferin futbol dünyasına sirayet etmesi sık yaşanılan bir durum olduğundan Diyarbakır?daki olaylar beni yanıltmadı. Zaten ilk yarıda Bursa?da oynanan maçta yaşanan olaylar olacakların habercisiydi.



Norbert Elias, sporu uygarlaşma süreci içinde şiddetin denetim altına alınıp başka bir mecraya kaydırılması olarak görüyor; heyecan arayışının evcilleştirilmiş hali, döğüşün evrilmiş biçimi olarak değerlendiriyor.



Çok yerinde bir tesbit. Yüzyıllar önce gladyatörlerin arenadaki yerlerini modern zamanlarda futbolcular ve futbol aldı. Burada kilit kelimeler modernizm ve estetik. Estetize edilmiş şiddetin toplumsal hayatı bu tarz bir buhrana sürükleyeceği gün gibi aşikardı. Diyarbakırspor taraftarı ilk yarıda yaşanan olaylar nedeniyle kendilerini haklı görüyor olabilirler.



Ancak sahaya kaya fırlatmanın haklı görünmek ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Futbol, barış ve kardeşliktir geyiklerine hiç girmeyeceğim. Çünkü öyle değil! Tam tersine şiddetin evrildiği çatışma alanları yaratan modern bir kavram. Olaya provakasyon deyip de geçme şansınız da var ancak ilk yarıda Bursa?da yaşanan olaylar da mercek altına alınmalıdır.



Toplumsal politik atmosfer Türk-Kürt ayrımı ekseninde sert bir kırılmaya doğru gidiyor. Fakat şunu da kabul etmek lazım Diyarbakırspor uzun zamandan beri deplasmanlarda ?PKK Dışarı? sloganları ile karşılaşıyor. Bu durum Diyarbakırspor taraftarını incitti diyelim.



Peki İstiklal Marşımızın ıslıklanmasını nasıl açıklayacaksınız? Tribündeki şiddet yukarda da bahsettiğimiz gibi estetize edilmiş gerçekliği süreli bir kavramdır. Tribüne gelirsiniz 90 dakika bağırır çağırır hatta küfreder sonra da dağılırsınız. Bu estetize edilmiş şiddet, Bursa?da yaşandı. Taraftar bazı irrite edici sloganlar dışında sahaya taş vb şeyler atmayı seçmedi. Burada Bursaspor?u haklı göstermek gibi bir çaba göstermeye de gerek yok.



Bursa?da oynanan maçta yanlışlar olmuştur. Diyarbakır?da yaşanan maçta daha büyük yanlışlar yapılmış ve toplu lincin eşiğinden dönülmüştür. Görüntüler toplumda yaşanan sosyopolitik kırılmanın pratik mekanlarda ne gibi sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.



Bu görüntülerin tekrarlanmaması için devlet, medya ve toplumun birlikte hareket ederek kışkırtmalara mahal vermemesi, futbolu kendi estetize şiddeti içinde bırakmaları gerekmektedir.

Paylaş:

2 yorum:

  1. Sporu severim, futbolu sevmem. Hatta karşıyım. Bu bireysel düşünce ve tercihim. Hatta afyon olduuna inanırım.

    Futbolun kardeşlik duygularını geliştirdiği söylenir. Kısmen doğrudur. Katılırım. Ama böylesi kavgalara neden olduu da istisnai gerçek. Holganizm de cabası.

    Bir futbola siyaset bulaşmamıştı. O da oldu.
    Üzgünüm. Herkes kendi hakkına rıza göstermedikçe, sömürü bir realite oldukça sorunlar devam edecektir.

    Farketmişsinizdir, Çoğu korku filmi kötülüğün devamı ile biter. Kütülük bir şekilde devam eder.

    İnsallah gerçekler böyle olmaz. Allah hayırlar versin.

    YanıtlaSil
  2. Hocam "sömürü bir realitedir" tesbitiniz ilgi çekici.
    iyi niyet dileklerinize katılıyorum.

    YanıtlaSil

Popüler Yazılar

Tweet