Sıcak yaz günlerinin en çok konuşulan filmlerinden birisi olan "Inception" Amerika'da şimdiden 200 Milyon Dolar hasılatı yakal...

Inception ve Zihin Kontrolü


Sıcak yaz günlerinin en çok konuşulan filmlerinden birisi olan "Inception" Amerika'da şimdiden 200 Milyon Dolar hasılatı yakalamış durumda. Türkiye'de de durum pek farklı değil, bugün gittiğim Cinebonus'da "Inception" üç salonda birden oynuyordu.



Shutter Island filminden sonra yine benzer bir filmde rol alan Caprio, oynadığı filmlerdeki kalitesini her geçen gün yükseltiyor. Tamam çok iyi bir oyuncu değil belki ama artık oynadığı filmlerin kurgu ve senaryo yapısı üst düzeyde.


Inception (Başlangıç) filmi özelde rüyaları genelde ise zihin kontrolü dediğimiz kavramı ele alıyor. Zihin kontrolü dünyada bir takım servisler tarafından kullanıldığı iddia edilen bir propaganda aracı. Hatta bu konuda bir çok kitap ve makale de mevcut. Her ne kadar zihin kontrolüne tabi tutulan insanlar şizofreni ile damgalansalar da bu konuda yazılan makalelerin ve bilimsel çalışmaların sayısı giderek artıyor.


Filmde bir grup "rüya mimarı", Saito adında bir Japon işadamı için onun rakibinin zihnine girmek gibi zor bir operasyona girişiyorlar. Sonra olaylar gelişiyor ve umulmadık bir finalle noktalanıyor. Kurgusu ve senaryosu bana göre çok iyi bir tempoyla ilerliyor. Eleştirmenler filmi Matrix ile karşılaştırmaya başladılar bile.


Zaten "Inception" filminin temel mesajı "aslında yaşadığımız her şeyin bir rüya olabileceği ve gördüklerimizin birer yansıma olduğu" fikrine dayanıyor. Matrix ile olan benzerlikleri sadece bununla sınırlı değil elbette. Kullanılan simgeler ve alt okumaya açık bazı sinematik katmanlar bize Matrix'e benzetmek için yeterli veriyi sağlıyor.


Zihin Kontrolü ise kişinin rüyasına girilip yönlendirilmek istenen fikrin oraya yerleştirilmesi ile başlıyor. Zaten bu eyleme "inception" yani başlangıç deniyor.


Yönetmen Christopher Nolan, "Kara Şovalye"den sonra yine iyi bir filme imza atmış durumda. Her ne kadar bazılarına göre Nolan'ın en iyi filmi "Inception" denilse de bu kadar çabuk davranmamak gerekli diye düşünüyorum.


Filmdeki bir başka güzel cümle de şuydu: ??Hiç kimse rüyaların başlangıcını hatırlamaz.??


Evet belki de gördüğümüz her şey birer yansıma ve öldüğümüz zaman uyanacağız...

1 yorum:

  1. caprio'nun oyunculuğunun departed ve revolutionary road ile ne kadar iyi olabileceğini gördük bence. güzel oğlan imajını geride birakıp birçok role ve kişiliğe sahip olabileceğini göstermiştir bence. çok iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.
    inception filmini ise iyi bulmuyorum. ilk saat filmin konusu olan fikiri anlatmak ve anlaşılır kılmak ile geçiyor. konseptin ne olduğu ve ardından nasıl çalıştığı ve bu dünyanın nasıl yaratılıp içinde nasıl yaşanabileceği/mücadele verileceği anlatılıyor. bu fikri anlaşılır kılarken filmin ilk saati cevrilmiş oluyor ve ardından izleyici "vaay ne kadar zekice ve giriftliymiş" demesi ve konsepti anlaması ile esas hareket başlıyor. Bu kısım ise james bond tarzı bir filmin tüm klişeleri (kışın kayak kovalamacaları, bombalar, silahlar vs. ile süper kahraman/fantazi tipi film öğeleriyle bezenmiş çok da muhteşem olmayan bir aksiyon tarzı filme dönüşüyor. sonu da bir hollywood klasiği.
    bir fikiri anlaşılır kılmak üstüne çekilmiş orta karar bir film bence.

    YanıtlaSil