Mutlak monarşilerin köküne dinamit yerleştiren ve Cumhuriyet rejimlerinin önünü açan Fransız Devrimi birçok açıdan gerek Avrupa'nın ger...

Fransız Devrimi


Mutlak monarşilerin köküne dinamit yerleştiren ve Cumhuriyet rejimlerinin önünü açan Fransız Devrimi birçok açıdan gerek Avrupa'nın gerekse Dünya'nın siyasal ve zihinsel coğrafyasını derinden etkilemiş ve değiştirmiştir.


Avrupa ve Dünya tarihinin dönüm noktası olarak kabul edilen 1789 Fransız Devrimi aynı zamanda Milliyetçilik gibi kavramların da ortaya çıkmasına sebep olmuştur.


Aristokrasinin inanılmaz baskısı, Kilisenin manevi iktidar alanını sürekli genişletme isteği ve halkın üzerindeki vergilendirme artışı devrimin arkasında yatan sebepler olarak gösterilebilir. Gerçi kısa süreli bir Cumhuriyet deneyiminden sonra Napolyon'un imparator olması her ne kadar Fransız Devrimini bir çelişkiye sürüklese de 1789'daki hareketin tüm Avrupa ve dünyayı kökten değiştirdiği yadsınamaz.


Yalnız burada Fransa'daki devrim hareketine etkileri ölçüsünde Amerika'daki bağımsızlık hareketini de hesaba katmak gerekiyor. Bağımsızlık Bildirgesinin Fransızlar üzerindeki etkisi yok sayılamaz. Zaten burada başlayan İnsan Hakları hareketi ardından Kurucu Meclis döneminde Fransa'da da resmiyete dökülmüştür.


Voltaire ve Rousseau gibi düşünürlerin de zihinsel yapıyı kurmak açısından önemli katkıları olmuştur. Tıpkı "inception" kavramında olduğu gibi zihinlere atılan fikir tohumları (bağımsızlık, eşitlik gibi) giderek büyümüş gelişmiş ve nihayetinde toplumsal bir patlama olarak kendisini göstermiştir.


Ancak devrimin ardından kurulan meclisler (ulusal, yasama, konvansiyon ve direktuvar) bir takım anlaşmazlıkların göbeğinde kalınca, Napolyon gözde bir general olarak ortaya çıkmış ve 1804 yılında kendisini imparator ilan ederek tüm avrupanın haritasını değiştirmek için savaşlara başlamıştır.


Tarihte Napolyon ya da Koalisyon savaşları olarak bilinen bu mücadeleler görünürde mutlakiyetçiler ile cumhuriyetçiler arasında gibi gözükse de temelinde bir güç mücadelesidir. Heartland'a sahip olmak isteyen ve dünyayı yönetmek isteyen Fransa ile güçler ve imparatorluklar sisteminin aynı statüko ile devam etmesini isteyen diğerlerinin mücadelesi...


Fransız Devrimi bir kıvılcımdır. Domino taşlarının yıkılışı gibi bütün imparatorlukları etkilemiş ve milliyetçiliği forse eden yapısıyla tarihe derin bir çizik atmıştır.


Fransız Devrimi ile ilgili derinlemesine bilgi için Eric J. Hobsbawm'ın "Devrim Çağı 1789-1848" çok önemli bir çalışmadır. Ayrıca Eco'nun "Gülün Adı" ve Dickens'ın "İki Şehrin Hikayesi" de tarihi roman ile o dönemi çözmeye çalışmak isteyenlerin başucu kaynakları olabilir.

0 yorum: