?Beyaz Melek? ve  ?Güneşi Gördüm? gibi filmlerle sinematik bir çerçeve oluşturan  Mahsun Kırmızıgül ?ün yeni filmi nasıl olmuş diye merakl...

"New York'ta Beş Minare"


?Beyaz Melek? ve ?Güneşi Gördüm? gibi filmlerle sinematik bir çerçeve oluşturan Mahsun Kırmızıgül?ün yeni filmi nasıl olmuş diye meraklanan birisi olarak ?New York?ta Beş Minare?yi izledim.



Öncelikle filmdeki mekan ve mesaj yoğunluğunun gözü ve zihni aşırı yorduğunu söyleyerek başlamalıyım. Daha çok mekanda çalışma hastalığı Mahsun Kırmızıgül?de kronik bir rahatsızlığa dönüşmüş.


Filmdeki mesaj kaygısı zirvede dolaşıyor. Her sahne, her sekans farklı bir toplumsal mesajla bombalıyor zihnimizi. Tümdengelim yöntemiyle küreselden yerele doğru akan dramaturji absürt bağlaçlarla ilişkilendirilmiş.


Bir yandan uluslararası terörizmin kötülüğü ve İslam?ın gerçek yüzü gösterilirken diğer yandan adını değiştirip babasının katilinin peşine düşen Emniyet Amirinin hikayesi yan yana durmuyor, duramıyor.  Bir de filmde merak unsuru sıfır! Bir öykü anlatıcısının en önemli silahı, meraktır? Seyirci daha filmin başındaki sahnelerde Mahsun Kırmızıgül?ün yerel ve muhtemelen kan davası olan bir sorunu olduğunu anlıyor. Gösterge bilimsel olarak filme bir katkısını da göremedim bu çatışmanın.


Filmin diğer boyutlarına gelince, Ali Sürmeli?den kısa da olsa muhteşem bir oyunculuk izledik yine. Camideki konuşma sahnesi ve zikir töreni filmin en güzel planlarındandı?


Haluk Bilginer üzerinde daha çok durulabilirdi. Karakterin derinliğini hissedemedik. Mustafa Sandal iyi bir oyunculuk çıkarmış ama genel olarak hiçbir karakter üzerinde ciddi bir şekilde durulmamış.


Film, mesaj vereceğim kaygısıyla ve aksiyon sahnelerinin ayrıntıları ile uğraşmaktan hikayenin özünü ve temposunu elinden kaçırmış. Filmin adına gelince o konuda aklımda bazı soru işaretleri var. Bu isim bu filme neden konuldu?Filme simgesel anlamda kattıklarına katılmakla beraber bana öylesine konulmuş bir isim gibi geldi.


Mahsun Kırmızıgül?ün kendisine yakın roller seçmesi ve oynaması da ayrı bir sorunsal sanırım. Bence filmde oynamak zorunda değil. Eğer kendisini bundan sonra bir yönetmen olarak konumlandırıyorsa bu yönetmen-oyuncu sevdasından vazgeçmeli. Aksi takdirde yapacağı filmler Ali Ağaoğlu?nun reklamlarındaki ?ben yaptım oldu?nun ötesine geçemeyecek?

3 yorum:

  1. Filmi kurtaran Ali Sürmeli, Zafer Engin ve özellikle Haluk Bilginer'in göz dolduran oyunculuğu oluyor. Filmden bu üç ismi çıkartırsanız, açıkçası, geriye izlenesi bir film kalmıyor. Zaten bunu da tüm Mahsun Kırmızıgül filmlerinde görüyoruz, filmleri senarist ve yönetmenliği üstlenen Mahsun Kırmızıgül değil de oyuncuları kurtarıyor.

    YanıtlaSil
  2. Okan sana katılıyorum. Ama bu filmde diğer konulara nazaran hikaye de baştan çok kötü. Tamamen mesaj kaygısı güdülmüş ama bu mesajın verildiği kanal son derece gürültülü...Dediğin gibi bir kaç oyuncu çıkınca geriye izlenecek bir şey kalmıyor.Umarım bundan sonra Mahsun Kırmızıgül kendisinin oynamadığı sağlam filmlere imza atar.

    YanıtlaSil
  3. new yorkta beş minarenin fragmanları yayınlanmaya başladığı zaman çok heycanlanmıştım beklentim çok yüksekti filmden ama beklediğim kadar iyi değildi özellikle haluk bilginerle ali sürmeliyi çıkartırsan geriye birşey kalmıyor

    YanıtlaSil