"Günlük Kişisel Gazete"

9 Aralık 2010 Perşembe

Benzin ve zam


Başlıktaki ikili uzun bir süredir gündemde değildi. Ancak son yapılan zam ile beraber yeniden medyamızın nadide sayfalarında yerini aldı.



Benzin 4 lirayı geçerek psikolojik direnç noktasını aşmış bulunuyor. Sanırım 3-5 seneye varmadan çift haneli rakamları da görebiliriz.


Enerjinin bu kadar pahalı olduğu bir ülkenin kalkınmasından ya da dünyanın en büyük sanayileri arasına girmesinden nasıl bahsedilebilir?


Ya da böyle bir amaç varsa bu nasıl gerçekleşir? Sanayici üretim maliyetlerinin artışına böyle bir ortamda dur diyemeyeceğine göre az kazanmaya devam edecek.


Gelelim ulaşım problemine... Benzin bu kadar pahalıyken ülkemizde toplu taşımanın gelişmiş olması gerekmez mi? Bakıyoruz toplu taşıma sistemlerimiz de beklenenin çok altında bir kapasiteyle çalışıyor. İnsanlar ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Bir yandan da "abi benzin ucuzlasa trafik alt üst olur" yorumları.


Biz bu hayatı ya anlamıyoruz ya da anlamak istemiyoruz. Benzin ucuzladı diye hemen araba satın alıp binip gezmek isteyen bir milletiz. Oysa böyle bir durumda toplu ulaşım ücretlerinde indirim beklemek daha mantıklı değil mi? Bir de bu kadar pahalı benzine karşı ortaya çıkmış bir toplumsal tavır falan da yok. Herkes arabasının deposunu 50 liralık benzinler atarak ıslah etmeye çabalıyor... Amerika'dan kargo ile benzin alsak maliyeti daha makul olur sanki!


Hayırlısı...

Paylaş:

1 yorum:

  1. Bizim millet biraz gariptir.
    - Benzin ucuzladı, araba alalım bari.
    - Sigaraya zam gelirse azaltırız iyi olur.
    gibi enteresan düşüncelere çabuk sahip olurlar. Düşünmezler dolaylı sonuçları. Bence dolaylı sonuçlara yeteri kadar dönmediğimiz ve sadece direk bizi etkileyecek taraflarına baktığımız için 16 devlet kurmuşuz ve 15 tanesini de yıkmışız. Her neyse yazın yine gel beni oku kıvamındaydı ellerine sağlık.

    YanıtlaSil

Popüler Yazılar