Realizm kavramını Uluslararası İlişkiler terminolojisi kapsamında açıklarsak; Realizm , ütopist iyimserliğe karşı kötümser, idealist ilkele...

Realizm Nedir?

Realizm kavramını Uluslararası İlişkiler terminolojisi kapsamında açıklarsak; Realizm, ütopist iyimserliğe karşı kötümser, idealist ilkelere kuşkuyla bakan deterministik bir yaklaşım olarak özetlenebilir.



Temel Argümanları:

  • Devlet Merkezli bir yaklaşımdır.

  • Temel aktör olarak devleti alır.

  • Uluslararası İlişkileri açıklamalarında din vs. önemli değildir.

  • Devletlerin güçlerini maksimize etmeye çalıştığını iddia eder.

  • Uluslararası İlişkilerin anarşik bir yapıda olduğunu iddia eder.


Realizm'e Getirilen Eleştiriler:

  • Devletlerin güçlerini arttırma peşinde oldukları argümanı her zaman geçerli değildir.

  • Kötümser bir yaklaşımdır.

  • Güç konusu belirgin değil. Nasıl ölçüleceği sorunludur.

  • Devletlerarası işbirliğinin geliştirilmesi imkansız değildir.


Realizm'in ortaya çıkışını içinde bulunduğu koşullar ile değerlendirmeliyiz. 2. Dünya savaşı öncesinde yaşanan süreç idealizmi yok ederken realizm büyük bir gürültüyle faşist dünyanın gündemine oturmuştur. Realistlere göre insan kötü ve günahkardır. İnsanlar güç elde etmeye ve diğerlerine üstün gelmeye karşı sürekli şiddetli bir arzu içindedir.


Ekonomik konular, askeri konulara göre ulusal güvenliği daha az ilgilendirmektedir. İdeolojik tercihlerin bir önemi yoktur. Önemli olan devletlerin çıkarıdır.


Realizmin, uluslararası politika literatüründeki yerini belirginleştiren Edward Hallett Carr olmuştur. Ona göre siyasal gerçekçilik, olguların dikkate alınarak bunların sebep ve sonuçlarının analiz edilmesi temeline dayanır.


Bir başka önemli isim Hans Morgenthau'dur. "Uluslararası Politika" adlı kitabında devletlerin dış politikalarının çıkar öğesine göre şekillenmesi rasyonel bir tercihtir.


Anahtar kelimeler: Çatışma, Çıkar ve Güç olarak özetlenebilir.


Carr'a göre; Realizm, düşüncenin temenni üzerindeki etkisidir. Realizm, 1970'lerde K.Waltz ile neorealizm olarak bir değişim geçirmiştir.


Waltz, uluslararası siyasi sistemin temel mekanizmasının (hakim modelin/biçimin) güç dengesi olduğunu öne sürmektedir. Waltz'a göre sadece askeri ve siyasi güç bir devleti diğerinden ayırır.


Realizm, merkezi ülkeler açısından, var olan uluslararası düzeni korumak için ideolojik bir haklılık zemini hazırlarken, çevre ülkeler için korku üzerine inşa edilmiş bir kabullenme sonucunu doğurur.

0 yorum: