İkinci Dünya savaşı ile beraber artan uluslararası ilişkiler ve diplomasi, soğuk savaşın bitimi ve paralelinde teknolojinin çağ atlamasıyla ...

Uluslararası Ekonomik İlişkiler ve Savaş

İkinci Dünya savaşı ile beraber artan uluslararası ilişkiler ve diplomasi, soğuk savaşın bitimi ve paralelinde teknolojinin çağ atlamasıyla beraber dünya karmaşık bir ilişkiler bütünü içinde hapsolmuşa benzemektedir.


Savaş, en genel anlamıyla isteklerin karşı tarafa zorla kabul ettirilmesi için başvurulan bir şiddet eylemidir. Bu eylemin çeşitli sebepleri olabileceği gibi ana neden "ekonomik yapının gerektirdikleri" olarak tanımlanabilir.


Soğuk savaşın sona ermesiyle beraber dünyada artan ekonomik ilişkiler ve uluslararası ticari kuruluşların bir çok ülkenin bütçesini aşan dev mali yapılara erişmesi yeni bir ilişkiler ağını gerektirmiş ve Marx'ın teorize ettiği gerçekleri bir kez daha hatırlatmıştır.


Marx?ın toplumun kurumsal ve ideojik yapısının ekonomik üretim ilişkileri tarafından belirlendiği varsayımı ile diyalektik materyalizm ve ekonomik determinizme dayanan kuramına göre ekonomik sistemi denetleyebilen siyasal sistemi de denetler. Marksist görüşe göre sınıf çatışması toplumsal değişimin ana nedenini oluşturmaktadır.


Dolayısıyla savaş, ekonomik temelde ortaya çıkan sınıf çatışmasının bir ürünüdür. Emperyalizmi ?iki veya daha fazla devlet arasındaki güç ilişkilerini değiştirmeyi ve statükoyu kendi lehinde bozmayı amaçlayan dış politikalar? olarak tanımlarsak dünyadaki savaşlara yön veren aklın kökeninde akılcı beklenti ve rasyonel çıkar kavramlarına rastlamamız son derece olağandır.


Günümüzde ortaya atılan ve çatışmaların nedenleri olarak gösterilen medeniyetler arası sorunlar bile ekonomik hammadde ve enerji haritaları üzerinden şekillenmektedir. Soğuk savaş sonrasında düşmansız kalan sistemin yeni bir düşman üretmesi ve bunun üzerinden ekonomik rasyonalitesini devam ettirmesi realist dünya için olmazsa olmaz bir gerekliliktir.


Buradan hareketle "ekonomik ilişkilerin" savaşlar ve çatışmalar üzerinde ciddi bir etkisinin olduğu ve harekete geçirdiği sosyal-siyasal etkileşimlerle beraber toplumsal yapıyı ters yüz edebileceği gerçeği üzerinde durmakta yarar vardır.


 

0 yorum: