Küreselleşme ; ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel, politik  entegrasyon ve dayanışmanın artması anlamına gelmektedir diye tanımlansa da ...

Küreselleşme ve Ulus Devlet

Küreselleşme; ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel, politik  entegrasyon ve dayanışmanın artması anlamına gelmektedir diye tanımlansa da aslında kapitalizmin ruhunu oluşturan serbest Pazar kavramının tüm dünyada engel tanımaması anlamına daha uygundur diyebiliriz.


Bu nedenle küreselleşmeyi salt bir kavram olarak değil bir zihniyet yapısı olarak adlandırmak yanlış olmaz.


Tabi yukarıda yaptığım tanım nedeniyle kavramın sadece ekonomik bir faktöre göre belirlendiğini kastetmiyorum. Giddens?a göre küreselleşme, tek bir süreç değildir, karmaşık süreçlerin bir araya geldiği bir olgular kümesidir. Yani bu işin içinde sadece ekonomi değil politika, teknoloji ve kültürel süreçlerin de varlığı yadsınamaz.


Peki bu küreselleşme denen kavram ne yapar neye yarar? Ulus devletler kendi güçlerini arttırmak için bu sihirli kavramı kullanırlar ve uluslararası anlaşmalar ile siyasal meşruiyetlerini güçlendirirler. Fakat içerisinde karşıtlıkları barındıran bu diyalektik süreç aynı zamanda merkezsizleşmeyi de beraberinde getirir.


Modernliğin sonucu olarak ortaya çıkan küreselleşme yerel olanı değiştirir ve ortaya yeni bir sentez çıkarır. Yukarıda da değindiğim gibi bu ilk aşamada ekonomik açıdan olur. Ekonomi burada öncül bir rol oynar ve değişimin gerisi politik ve kültürel süreçler ile tamamlanır. Bu nedenle ulus devletlerin küresel fırtına karşısında içinde barındırdığı yerel kültürler ile sert bir karşılaşmasına neden olur.


Küreselleşme iki önemli sonuç daha yaratır. Enerji ve hegemonya savaşları ilk akla gelen sonuçtur. ABD ve diğer güçlerin tüm dünyada kendilerine bir ekonomik alan yaratma gayretleri küreselleşmenin gerektirdiği bir durumdur. Bunun yanında emeğin ucuzlaması ve yer değiştirmesinin kolaylaşması da teknolojinin ve ulaşımın yayılması ile paralel bir seyir izlediğini söylemek mümkün.


Sonuç olarak küreselleşme, modernitenin ortaya koyduğu bir tasarımdır ve dönüşümün ortasında kalan ulus devletin kendi siyaset modelini yaratamaması durumunda tarihin çarkları arasında ezilmesi uzak bir ihtimal değildir.



0 yorum: