ABD topraklarına kimsenin dokunamayacağı kuralı 2001 yılında yapılan saldırılarla bozuldu. Saldırılardan sonra siyasal iklimde yaşa...

Afganistan'da Ne Yapmalı?

         ABD topraklarına kimsenin dokunamayacağı kuralı 2001 yılında yapılan saldırılarla bozuldu. Saldırılardan sonra siyasal iklimde yaşanan kırılma tüm dünyada yeni bir çatışma alanı yarattı. ABD, yeni bir düşman tasarımı yaparak hedef tahtasına ?doğu?yu yerleştirdi. Afganistan müdahalesi neticesinde askeri ve ekonomik anlamda önemli sıkıntılar yaşayan ABD, bölgede giderek batağa saplanmakta ve ikinci bir Vietnam sendromu ile karşı karşıya.


          Bu sendromun aynı zamanda Irak'ta da tekrarlanmış olması bir başka araştırmanın konusu olabilir. Afganistan gerçeğine daha yakından baktığımız zaman ABD'nin çok önemli bir sorunla karşı karşıya olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Afganistan kurumsallaşmış bir ülke değil ve yapısal bir istikrardan söz etmek imkansız. Ülkede savaş ağalarının dediği oluyor ve uyuşturucu ticareti noktasında sınırları aşmış bir noktaya doğru hızla yol alınıyor. Ülkede birçok etnik unsur var ve bunların bir araya gelmesi son derece zor. Taliban'ın gerek askeri gerek psikolojik anlamda kazandığı moral üstünlükler ABD'nin bölgedeki işini giderek zorlaştırıyor.






         NATO kuvvetlerinin şu anda üçte ikisini ABD kuvvetleri oluşturuyor ve şu andaki planlamaya göre ABD askerleri 2014 yılında Afganistan?dan çekilmiş olacak. Afganistan?ın bundan sonraki güvenliği disipline edilememiş ve silahları yetersiz olan Afgan Ulusal Ordusu?na bırakılıyor. Bu ne kadar sağlıklı bir durum tartışılır ancak yapılan planlamalar üniter bir Afgan otoritesi kurma amacı etrafında şekilleniyor. Oysa Afganistan?da farklı bir gevşek federe sistem kurulabilir. Ülkede bulunan etnik ve dinsel unsurların bir arada yaşama şansı hemen hemen yok. Taliban?ın şiddetli yayılmacı anlayışı ve uyuşturucu tüccarlarının bölgede asayişin sağlanmasını kendilerine yöneltilmiş en büyük tehdit olarak görmeleri durumu giderek daha da karmaşık hale getiriyor. Afganistan üst kimliği altında farklı unsurların kendi içlerinde bağımsız olabilecekleri yeni bir Afganistan tasarımı hayal değil. Fakat Taliban yayılmacılığı ile uyuşturucu sorununun nasıl çözülebileceği bir muamma. Çünkü gerek Rusya gerek İran ve Pakistan?ın bölgedeki çıkarları da uluslararası denge açısından önem kazanıyor. Ülkenin kuzeyi büyük bir karmaşa içerisinde.


         Sonuç olarak daha güvenli ve kurumsallaşmış bir Afganistan şu an için bir hayal. Ülkenin bir kimlik altında toplanması son derece zor görünüyor. Ancak Afgan Üst Kimliği çatısı altında gevşek bir federasyon Afganistan?ı içinde bulunduğu şiddet sarmalından kurtarabilir.

















6 yorum:

  1. Açıkçası ben ne federe düzenin ne de ABD'nin şu anda planladığı üniter yapının Afganistan halklarına yaramayacağını düşünüyorum. Çünkü sistem nasıl kurulursa kurulsun bir süre sonra uyuşturucu ve silah tüccarlarının oyun alanı olmaktan kurtulamayacaktır ki bunda Rusya, ABD, Pakistan ve İran elbette etkili olacaktır. Bu nedenle Afgan halkının yararları değil bölgedeki ülkelerin ve elbette ABD ile Rusya'nın çıkarlarına göre şekillenecektir Afganistan. Ve bu şekillenme maalesef Afgan halkından başka herkese yarayacaktır.

    YanıtlaSil
  2. Şu andaki sorun "o şekillenmenin" en az zararla nasıl yapılabileceği zaten. Afganistan modern bir devlet olma sürecine 1919 yılında Amanullah Han ile başladı. Türkiye'nin izlediği bir program izlemeye çalışsalar da başarılı olamadılar. Etnik yapı ve ekonomik istikrarsızlık bölgeyi bir kaosun içine soktu ve bu kaos hala devam ediyor. Buradan çıkış yolu ve Afganistan'ın siyasal bir sistem kurma mücadelesi bir şekilde sonuçlanmalı. En kötü karar kararsızlıktan iyidir. Bu nedenle Afganistan, çatı afgan kimliğinin altından eyaletlere bölünmüş bir federe devlet olabilirse sorunlarını minimize edebilir. Afganistan meselesinde gerek Rusya'nın gerek ABD'nin ya da İran ve Pakistan'ın bir çok farklı çıkarı olacaktır. Bu sadece Afganistan için değil bölgedeki diğer bütün ülkeler için de geçerli. Türkiye üzerinde farklı birçok çıkar söz konusu değil mi? Bu çıkarlara rağmen içerde ülke bir sistem kurmak zorunda. Bu sistemi kurmadığınız takdirde Afganistan denilen ülke yeryüzünden silinecek. Burada en az kan dökülebilecek model federe sistem gibi gözükse de Taliban'ın yayılmacı ideolojik anlayışı ile uyuşturucu ticaretinin aman vermeyen politikaları nasıl önlenebilir işte asıl mesele buradadır. Afganistan ve çevresindeki ülkeler uyuşturucu ile mücadelede etkin yöntemleri kullanmadığı takdirde bölgede yapısal istikrarsızlık devam edecek...

    YanıtlaSil
  3. Burda şöyle de bir soru ortaya çıkıyor o zaman; "Bölgedeki diğer ülkeler, uyuşturucuyla mücadele ederler mi etmek isterler mi?" Çünkü oradaki uyuşturucu ticaretinden rant sağlayan devlet-devlet adamları mutlaka vardır. Bu nedenle örneğin Pakistan oradaki uyuşturucu trafiğini ne derece azaltmak için çabalar? Diğer söylediklerinde sonuna kadar haklısın ancak federe sistemde de şöyle bir sakınca oluşabilir bence; bir süre sonra federe sistemin içindeki etnik unsurlar kendilerinin yeterince temsil edilmediğini-haklarının gasp edildiğini vb. şeyleri bahane ederek ayaklanabilirler. Dahası onları orada ayaklanmaya teşvik edecek durumlar/şahıslar/devletler ortaya çıkabilir. Doğru en kötü karar kararsızlıktan iyidir ancak kararsızlık durumundakinden daha çok kan dökülürse kararsızlık daha iyi konuma gelmez mi?

    YanıtlaSil
  4. Şu andaki durumda zaten oluk oluk kan akıyor. Bundan sonra yapılanacak yeni bir Afgan Devletinde daha fazla kan dökülme ihtimali çok az. Ayrıca şu anda ABD ve şürekası ne yapıyor? Hamid Karzai önderliğinde ve Ulusal Afgan Ordusu gibi hamlelerle bir Afgan Üniter Devleti yaratmaya çalışıyor. Hangi amaçla yapıyor bunu? Kendi amaçlarını bu kontrol edilebilir hükümet aracılığıyla daha kolay halledebilmek için. ABD Makyavelist bir politika izliyor. Ne diyor Makyavel? İşgal ettiğin yeri elinde tutmak istiyorsan, orayı yakıp yıkmalısın! Orada kolonileşmelisin. İkinci şık her ne kadar uygulanabilir değilse de ABD kendine bağlı ve meşruiyeti sorgulanan bir Afgan Devleti kurarak bölgedeki hakimiyetini sürdürmeye çabalıyor. Peki bu tarz bir üniter yapılanmada Afganistan'ın devam edebilmesi imkan dahilinde mi? Hayır. Çünkü Taliban ve benzeri (Hakkani gibi) hareketler buna asla izin vermeyecektir. Ayrıca yapısal istikrarsızlık bölgede uyuşturucu ile beslenen savaş ağalarının da işine gelecektir. Burada "demokrasinin" tam uygulanabileceği ve herkesin memnun kalabileceği bir federal sistem çözüm olabilir ancak bunun da bazı sakıncaları yok değil. Az önce de dediğim gibi Taliban yayılmacılıktan vazgeçmeyecektir. Çünkü "cihat" mantığıyla hareket ediyorlar ve diğerlerini hakimiyetleri altına almak isteyeceklerdir. Ancak bölgede Taliban'ın ekonomik bağlantıları kesildiği ve izole edilebildiği takdirde Taliban da kendisine ait ve bağımsız olabileceği bir alanda yaşama fikrini kabul edilebilir bulacaktır. Bu noktada ikna edilmesi gereken Pakistan gibi gözükse de ABD'nin de bu tarz bir çözüme ne kadar yakın olduğu tartışmalı. Irak'ta uyguladığı "gevşek federasyon" tasarımını Afganistan için uygun görmüyorlar. Ama illa da nizami federasyon tasarımı uygulanmak zorunda değil, Afganistan'a özel yerel bazı taktik tasarımlar sonuç verecektir. Aksi takdirde bu bölge sonsuza kadar savaş ve kan dolu bir tarih yaşayacak. Şu anda da en olası durum bu gibi görünüyor... Bir de Afganistan için bir Kolombiya modeli düşünülüyor. Bunu da başka bir yazıda tartışırız...

    YanıtlaSil
  5. Sonuç olarak bildiğimiz ABD, bildiğimiz politikalarla daha fazla hüküm alanı yaratmaya çalışıyor. Başarılı olacak gibi de duruyor. Bu noktada asıl görev aslında komşu ülkelere ve bölgenin liderlerine düşüyor. Bakalım süreç Afgan halklarını nerelere götürecek... Yazı ve yorumların için çok teşekkür ederim. Seni tekrar yazılarınla görmek beni çok mutlu etti abi :)

    YanıtlaSil