Ortadoğu bir kazan gibi kaynamaya devam ederken, Esad'ın Suriyesi değişime direnmeye devam ediyor. Aslında sorun demokrasinin coğrafyayı...

Suriye Meselesinin Çözümsüzlüğü

Ortadoğu bir kazan gibi kaynamaya devam ederken, Esad'ın Suriyesi değişime direnmeye devam ediyor. Aslında sorun demokrasinin coğrafyayı zorlamasından çok bölgedeki yönetimlerin küresel güçlerin isteği yönünde hareket etmek konusunda işi birazdan ağırdan almalarından kaynaklanıyor.


Suriye meselesinde derin bir çatışma söz konusu. Bir tarafta batılı küresel güçler varken diğer yanda -dengenin öbür ucundaki- Rusya-Çin birlikteliği dikkat çekiyor. Bu gerilimin ortasında kalan ise  Türkiye olarak öne çıkıyor. Aslında meselenin bize yansıyan kısmı da biraz karışık. Ortadoğuda yeni bir zihinsel çerçeve inşa etmeye çabalayan Türkiye, Esad'ın Suriye'sini bu inşa sürecinin önündeki önemli engellerden birisi olarak görüyor. Bu nedenle Türkiye de koordinasyon sağlayamayan ve son derece dağınık bir görüntü çizen Suriye muhalefetini destekliyor. Bunun yanında uluslararası bütün toplantılarda konunun vehametine dikkati çekiyor. Özellikle Davutoğlu'nun açıklamaları bu konuda önemli örnekler olarak ortada...


NATO'nun işi ağırdan alması ve müdahale konusunda Libya'da olduğu gibi cömert davranmaması sorumluluğun Türkiye'nin üzerine yıkılmasını hızlandırıyor.  Böylece ölümler arttıkça Suriye'deki muhalifler "Türkiye Nerede?" diyerek güçlü bir karşı söylem geliştirmeye başladılar. Bu durum haliyle Türkiye'nin inşa etmeye çalıştığı çerçeveyi yıkacaktır. Türkiye bu nedenle konuya bir çözüm bulmaya çalışmakta ancak bu çözümün mutlak bir şekilde uluslararası hukuka dayalı olmasına da özen göstermektedir. Bu özen medyaya Türkiye kuzeyden saldırıp tampon bölge oluşturacak haberlerini yayanları her ne kadar memnun etmemiş gibi gözükse de bu inatlaşma bir süre daha böyle sürecek gibi görünüyor.


Bir de Esad'ın Deraa ve Homs'da muhalif grupları bastırdığı ve silahlı mücadele edenleri hemen hemen bitirdiği şeklinde gelen haberler Suriye'de Esad devrinin önemli bir nefes almasını sağlayacaktır. Baba Esad buna benzer bir bastırmadan sonra 30 yıl daha ayakta kaldı. Oğul Esad bunu başarabilecek mi? İşte bunu zaman ve uluslararası yapının bu konudaki ısrarı belirleyecek...

0 yorum: