Afganistan güvenliğinin yeniden yapılandırılması konusunda önemli hususlardan birisi de Afgan Ulusal Ordusunun kurulması ve polis güçlerinin...

Afgan Ordusu

Afganistan güvenliğinin yeniden yapılandırılması konusunda önemli hususlardan birisi de Afgan Ulusal Ordusunun kurulması ve polis güçlerinin oluşturulmasıdır. Yakın bir zamanda çekilme olasılığı giderek güçlenen ABD?nin arkasında güçlü bir Afganistan bırakabilmesi için bu ülkenin kendi ordusuna ve polis gücüne sahip olması gerekmektedir. Bu amaçla Afgan Ulusal Ordusu (Afghan National Army:ANA); ABD ve diğer NATO ülkeleri tarafından desteklenmekte ve eğitilmektedir.


2010 yılı itibariyle 134 bin asker sayısına ulaşan Afgan Ulusal Ordusu 2014 yılı itibariyle ülkedeki güvenliği tamamen sorumluluğu altına alacaktır. Afgan Ulusal Ordusuna sadece bu sene içinde harcanan para 12 milyar doları bulmaktadır.[1]


Türkiye'nin de eğitiminde önemli görevler üstlendiği Afgan Ordusunun tek başına ülkenin güvenliğini sağlayabileceği önermesi şu anda kendisini kanıtlayabilecek bir durumda değil.  Bu nedenle 2014'ten sonra da Nato/ISAF güçleri bölgede küçük birlikler halinde destekleyici kuvvetler bırakabilirler.


Kalite, disiplin, performans konularında Afgan ordusunun genel anlamda istenildiği seviyede olmadığı çoktandır söyleniyor. Bu çerçevede 2010'da hazırlanan bir Amerikan resmî raporu orduda görevi terk etmenin, yolsuzlukların, uyuşturucu kullanımı gibi disiplinsiz hareketlerin yaygın olduğunu dikkat çekmişti mesela. Aynı rapor mevcut askerlerin yüzde 23'ünün kendi başlarına görev yapamayacak durumda olduğu, ordunun yüzde 12'sinin izinsiz olarak görev yerini terk ettiğini de bildirmişti. Bu ve benzeri raporlar ve tespitlerden hareketle NATO Eğitim Misyonu (NTM-A) gereken tedbirleri almaya başlamış ve 2011 Ağustos'u itibarıyla eğitimde belli bir gelişme ve ilerlemenin sağlandığını açıklamıştı. Bunlar da maaş zammı ve maaş ödeme sisteminde yapılan iyileştirmeler sayesinde gerçekleşmişti. Buna ilaveten askere alma sisteminde de önemli gelişmelere imza atılmıştı.[2]


Ancak ilginç olan bir başka nokta da Afgan Ulusal Ordusu için savaşan askerler 130 dolar alırken Taliban kendisi için savaşanlara 280 dolar ödemektedir. Ayrıca Taliban militanları için bu savaş daha çok bir din ve ideoloji savaşıdır. Dolayısıyla para karşılığında bu ideolojiden vazgeçmeleri pek olası görünmemektedir.[3]


Ayrıca taraf değiştiren Taliban militanları için ABD?nin ve Afgan hükümetinin çeşitli mali destek sözleri vermiş olmalarına rağmen bunların tutulmadığı gözlenmektedir. ABD, uluslararası işbirliği noktasında çizdiği yeni çerçeveyi bölgenin gerçekleri ile uyuşturmaya çalışsa da karşısında önemli yapısal sorunlar bulunmaktadır. Harcamalar giderek artmakta fakat buna paralel azalması beklenen Taliban etkinliği de tam tersine yükselmektedir. İdeolojik bir savaş yürüten Taliban bölgedeki karmaşık ekonomik ilişkilerin ortasında giderek güç kazanmakta ve bölgesel güç denkleminin kendisine sağladığı avantajları iyi kullanmaktadır.


Özellikle Pakistan?ın ?peştun? bölgesinden aldığı destek ve bölgede farklı ülkelerde örgütlenmiş İslami eğilimleri olan gruplarla olan ilişkileri bölgenin sosyo-ekonomik dokusunun Taliban?a önemli derecede moral üstünlük sağladığını göstermektedir. Afganistan?da başarılı olmak isteyen ABD?nin daha çok bu sosyo-ekonomik ve kültürel yapıyı analiz etmesi ve stratejisini zihinsel yapının dönüşümü üzerine kurması gerekmektedir. Ülkedeki bir çok faktörden beslenen bu zihinsel yapının çözümlenmesi aynı zamanda askeri anlamda bir yeniden yapılanma ve alan hakimiyeti kavramının da sorgulanmasını gerektirmektedir. Bu açıdan yaklaşıldığı takdirde ve bölgenin dokusuna uygun ülkelerin devreye sokulduğu yeni bir strateji, Afgan halkının yaşadığı travmayı atlatmasını sağlayacaktır. Afgan halkının kafasında canlandırdığı Amerikan imgesi bölgedeki sorunları çözme konusunda yeterli referansları sunamamaktadır.









[1] Jon Boone, Guardian, http://www.guardian.co.uk/world/2011/jul/20/afghan-national-army-prepares-nato, 20 Temmuz 2011



[2]Fikret Ertan, Zaman, http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1264039, 10 Nisan 2012


[3] H.Gülin Koçak, Stratejik Düşünce Enstitüsü, http://www.sde.org.tr/tr/haberler/13/talibana-secenek-ideoloji-mi-para-mi.aspx, 28 Ekim 2009


0 yorum: