Nükleer santral basitçe tanımlanmak istenirse, radyoaktif maddeleri elektrik enerjisine çeviren bir tesistir. Enerji problemi yaşayan ülkele...

Nükleer Santral ve Sinop

Nükleer santral basitçe tanımlanmak istenirse, radyoaktif maddeleri elektrik enerjisine çeviren bir tesistir. Enerji problemi yaşayan ülkelerin kısa yoldan bu ihtiyaçlarını giderebilmelerini sağlayan sistemin en önemli sorunlarından birisi de "güvenlik". 




Fukuşima'da meydana gelen deprem ve ardından nükleer santralda meydana gelen sızıntı problemin kolay telafi edilebilecek bir durum olmadığını gösterdi.


Türkiye şu anda üç nükleer santral kurmayı planlıyor ve bunlardan birisi de Sinop'ta kurulacak. Türkiye ile Japonya arasında dev bir stratejik işbirliği dönemi başladı. Bu çerçevede iki ülke başbakanı arasında dün, Sinop?a yapılacak olan ve 2023 yılında faaliyete girmesi planlanan 22 milyar dolarlık bir nükleer enerji santrali kurulması protokolü imzalandı. (( http://www.zaman.com.tr/dunya_sinopa-nukleer-santrali-japonya-insa-edecek_2085722.html))  4 üniteden oluşacak santralin kurulu gücü 4 bin 480 megavat olacak. Yıllık 40 milyar kilovatsaat elektrik üretecek santralin ilk ünitesi 2023 yılında faaliyete geçecek. Son ünitesinin ise 2028?de üretime geçmesi planlanıyor.



Nükleer konusu çok çetrefilli bir konu, genelde çevrecilerin büyük tepkisi ile karşılaşıyor. Dünyada Türkiye gibi bir çok ülke nükleer santral peşinde koşarken Almanya gibi bazı ülkeler de tam tersine kapatmak için uğraşıyor.

Çünkü nükleer santrallerin "nükleer atık" gibi çok zor bazı problemleri var. Ayrıca muhtemel bir sızıntıda çevresinde 2000 km'ye kadar zarar verme ihtimali mevcut. Türkiye gibi ülkeler için görünen risk teşkil ettiği ancak Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamada:



Biz nükleer santralleri güneşin rüzgarın yerine değil işte bunların yerine alıyoruz. 'Uçağa binme düşebilir', 'arabaya binme kaza yapabilir' diye uçağa, arabaya binmeyecek miyiz. Bütün tedbiri alacağız ancak binde bir milyonda bir riski vardır. Hangi alanda olursa olsun riskleri bileceğiz. Nükleer santralle biz adeta sessiz devrim gerçekleştiriyoruz. Santrallerin bulunduğu illerimiz daha da canlanacak daha da büyüyecek.Her türlü tedbiri aldık ve alacağız. Ne çevreye ne de insana hiçbir zarar gelmemesi için en modern yöntemleri uygulayacağız. (( http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23238978.asp))

Ayrıca Japon Nikkei gazetesine konuşan Erdoğan, "Sinop'ta nükleer santralı Japonya'yla yapacağız. Çünkü onlar depreme karşı tecrübe (know how) sahibi. Çevre duyarlılığı da çok yüksek" diye konuştu. Gazete önceki gün Sinop Nükleer Santralı'nı Japon Mitsubishi Heavy Industries ve Fransız Areva ortaklığının yapacağını yazmıştı. Japonya'nın konsorsiyum ortağı Fransız Areva şirketinin de teknolojik gücünün yüksek olduğuna dikkat çeken Erdoğan, 3'üncü santral için de yer belirleme çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. (( http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/05/03/sinop-santrali-2-devin))


Bu arada NASA'ya göre nükleer santraller termik santrallerin neden olacağı ölümleri azaltmaktadır. Nükleer santraller şimdiye kadar termik santrallerin neden olacağı 1,84 milyon ölümü ve 64 gigaton karbondiyoksit salımını önlemiştir. ((  http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/es3051197?source=cen))


Her ne kadar Almanya nükleer santral konusunda azaltmaya gitse de enerjisinin önemli bir kısmını hala Nükleerden sağlamaya devam ediyor.  Ayrıca dünyada nükleer santrale sahip olmayan ülkelere baktığımızda bunların genelde Afrika kıtasında toplandığını görüyoruz. Yani dünyanın önemli bir kısmı nükleersantral sahibi ve enerjisini bu yolla elde ediyor.


Bir yandan nükleer santralin tehlikeleri ve eleştiriler bir yandan da Türkiye'nin giderek artan enerji açığı, durumu Türkiye açısından bir tercih noktasına sürüklüyor. Umalım da Sinop'ta yapılacak olan nükleer santral güvenlik konusunda üst düzey olur ve beklenmeyen bir çevre felaketi yaşanmaz.


 

 

0 yorum: