"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

8.04.2014

Ateş Gücü ve “Omdurman Muharebesi”

           Clausewitz, "Savaş, politikanın başka araçlarla uzantısından başka bir şey değildir" der. İnsanlık tarihi de göstermiştir ki savaş, devletlerin dış politikada kullandıkları en önemli enstrümanlardan birisi olagelmiştir. Öyle ki insanlık tarihi savaşların tarihidir dersek abartmış olmayız. Savaşı dönüştüren şey ise teknolojik gelişmeler olmuştur. Barutun, tüfeğin, tankın ve uçakların devreye girmesi savaşları farklı boyutlara taşımıştır. Bu yazıda, Sudan’da 1898 yılında gerçekleşen ve ateş gücü kavramının önemini bizlere hatırlatan Omdurman muharebesinden bahsedecek ve teknolojik gelişmelerin strateji-taktik ve askeri planlar üzerinde ne derece önemli olduğunu analiz etmeye çalışacağım.


            Bilim dünyasının keşfettikleri, medeniyeti ilerletmek yerine neden insanların savaşlarında bir adım öne geçmek için kullanılır? Bu sorunun cevabını insanlık tarihinde aramak zorundayız. ABD’li komedyen Will Rogers’in dediği gibi “Uygarlık ilerlemiyor diyemezsiniz, her savaşta sizi yeni yollarla öldürüyorlar.”(The New York Times, 23 Aralık 1929). Savaşlarda strateji ve planlamadan ziyade bir de ateş gücünüzün üstün olması gereklidir. Bir muharebeyi kazanmak için gerekli ön şartlardan birisi de budur. İstediğiniz kadar stratejik bir zekaya sahip olun, elinizde silah yoksa ölürsünüz. Ve hatta yeterli güçte bir silah yoksa yine ölürsünüz. Muharebelerde amaç her zaman ateş gücünün üstünlüğü ile karşı tarafa bir şok tesiri yaparak kayıpsız bir şekilde savaşı kazanmaktır. Burada da devreye teknolojik gelişmeler girmektedir. Özellikle geçiş dönemlerinde sahaya sürülen yeni bir silah muharebe alanlarında inanılması güç sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.


            Omdurman şu anda Sudan’da yer alan bir kıyı şehridir. 19. Yüzyılın sonlarında ise Britanya’nın iştahını kabartan Omdurman, Nil nehrinin batısında ve Hartum’un karşı kıyısındadır. Ülkedeki önemli ekonomik merkezlerden birisidir. 1884 yılında kendini Mehdi ilan eden Muhammed Ahmed ve daha sonra yerine geçen Abdullah, askeri merkez olarak burayı kullanmışlardır. Bu şehir 1898 yılında belki de tarihin en kanlı çarpışmalarından birine sahne olmuştur.


            Omdurman Muharebesi, makineli tüfeğin ilk kullanıldığı muharebelerden birisi olmuştur. Fikret Ertan, Omdurman ile ilgili yazdığı yazısında şöyle demektedir:


“ Muhammed Mehdi’nin arkadaşlarından ve vekili Abdullah Taasi önderliğinde ellerinde sadece kılıçlar, mızraklar ve çok az sayıda eski, tek– atımlık tüfekler bulunan Dervişler, ülkelerini işgal eden İngiliz Komutanı General Sir Herbert Kitchener komutasında saflarinda genç Winston Churchill’in de bulunduğu İngiliz–Mısır ordusuna karşı kahramanca savaştılar. Muharebede Kitchener ilk defa Maxim marka makineli tüfekleri kullandı. “ (http://arsiv.zaman.com.tr/1998/09/12/yazarlar/6.html).


            Yine Fikret Ertan’ın, John Ellis’in “Makineli Tüfeğin Sosyal Tarihi” adlı kitabından aktardığına göre: “Bir görgü şahidi söyle anlatıyor muharebeyi: ‘Mehdi hareketinin son ve en büyük günüydü... Bu, bir muharebe değil katliamdı. O muharebede 8 İngiliz’e karşı 11.000 Derviş, yani bir İngiliz’e karşı yerlilerden 392 kişi öldü.’”(Ertan, a.g.m)


maxim makineli tüfek


            Omdurman muharebesinde 6 adet Maxim marka makineli tüfek kullanılmış ve sonuç korkunç olmuştur. Daha sonra İngiltere’nin Başbakanı olacak Churchill de bu muharebe sırasında İngiliz saflarında yer almaktadır. İlk otomatik makineli tüfek kayış cephaneli tek namlulu ve otomatik dolumlu geri tepme kullanımlı Maxim tüfeğidir. Bu mermi enerjisi kullanımı ayrıca neredeyse diğer tüm 20. yüzyılın yarı ve tam otomatik silahlarında gelişim yaratmıştır. Üçayaklı olarak kullanılan bu tüfek, Omdurman muharebesinden sonra Batı tarafından dünyanın her yerinde kullanılmıştır. Öyle ki her yerde toplu ölümler ve korkunç sonuçlar yaratan bu silah muharebelerin dengesini kökünden değiştirmiştir. İngiltere’den sonra ABD, Almanya, Fransa ve Rusya gibi devletler de bu tüfeklerden edinmişlerdir.


            Görüldüğü gibi savaşlar sadece strateji ile değil aynı zamanda ateş gücü ile de kazanılmaktadır. 19. Yüzyılın başında savaşların dengesini değiştiren makineli tüfeklerin ardından 20. Yüzyılda da füzeler ve hatta siber saldırılar savaşların yönünü değiştirmiştir. Teknolojinin takibi ve tatbiki tüm devletlerin güvenliği için son derece önemlidir.


Korkmaz Doğu

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo