"Günlük Kişisel Gazete"

24 Nisan 2014 Perşembe

Uygur Sorunu ve Çin


Uygur sorunu ve çin
1 Mart 2014 günü Çin'in güneybatısında yer alan Kunming şehrinde 8 kişilik saldırgan bir grup, tren istasyonuna saldırarak 29 kişiyi öldürdü ve 143 kişiyi yaraladı. Xinhua Haber Ajansı ise olayın faili olarak SincanAyrılıkçı Hareketini gösterdi ve saldırganların Uygur Türkleri olduğunu iddia etti.


Çin'de özellikle Han Çinlileri ile Uygur Türkleri arasında ciddi bir gerilim bulunuyor. Uygur Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Sincan Özerk Bölgesi 1759 yılından beri Çin'in yönetimi altında. Nüfusu 20 milyon olan bölgenin 8 milyonu Uygur Türklerinden oluşuyor.

Bölgede Çin'in pamuk üretiminin yüzde 90'ı yapılmakta ve bu nedenle önem arz etmektedir. Son zamanlarda ciddi bir ekonomik yükseliş içerisinde bulunan Çin'in içindeki etnik sorunları çözme konusunda önemli bir ivme içine girdiğini söylemek yerinde olsa da bu konuda gösterilen çabaların henüz amacına ulaştığını söylemek zor.

Çin’e karşı Uygur Türkleri 1950, 1953, 1958, 1962, 1965 ve 1968 yıllarında defalarca özgürlükleri için mücadeleye kalkmış ancak bu itirazlar kanlı şekilde önlenmiştir. Pekin yönetimi yaşanan olaylara göre ABD’de yaşayan Dünya Uygur Forumu Başkanı Rabia Kadir’i suçlu bulmuştur. ((Çin'in Doğu Türkistan Sorunu ve Uygurlar-http://politikaakademisi.org/cinin-dogu-turkistan-sorunu-uygurlar/))

Çin yönetimi, Doğu Türkistan İslami Hareketi gibi son derece marjinal bir iki grubun eylemlerini bahane ederek Uygur Türklerinin kültürel otonomi talebini “terörizm” ile özdeşleştiriyor. Pekin, ABD’nin “terörle küresel savaş” konseptiyle uyumlu olacak şekilde bölgeyi neredeyse yeni bir Afganistan ya da Çeçenistan olarak resmediyor. ((Çin'in Yumuşak Karnı:Doğu Türkistan Sorunu-http://www.usakanalist.com/detail.php?id=416))

Çin devleti sosyalist idealler ve ulusa bağlılık temelinde azınlık kültürlerini asimile etme yoluna gitmektedir. Sincan bölgesinin dışarı açılma konusunda son derece önemli olması ve burada başlayacak bir isyan hareketinin domino etkisi ile tüm ülkeye yayılmasından çekinen yönetim son derece sert yöntemlere de başvurabilmektedir.

Sincan bölgesinde 1990’lar boyunca dini faaliyetler sınırlandırıldı, camiler kapatıldı, namaz ve oruç gibi dini ritüellerin yerine getirilmesi -özellikle öğrenciler ve kamu çalışanlarının- engellendi, 18 yaşının altındakilere din eğitimi yasaklandı ve eğitimde ateist politikalara geri dönüldü. ((http://www.usakanalist.com/detail.php?id=416))

Çin devleti bölgedeki nüfus yapısı üzerinde de oynamaya çalışmaktadır. Han Çinlilerinin sayısını arttırmaya çabalayan Çin devleti ülkenin başka noktalarından Sincan'a Han Çinlisi göndermektedir. Ayrıca bölgede ciddi bir gelir dengesizliği de mevcuttur.Uygurların yoğun olarak yaşadığı Hotan (% 96) ve Kaşgar (% 90) gibi kentler, bölgedeki zenginlikten en az yararlanan yerleşim merkezleri iken Han Çinlilerinin büyük çoğunluğu oluşturduğu Urumçi (% 75) ve Karamay (% 75) gibi kentler ise pastadan büyük payı kapan bölgelerdir. ((http://www.usakanalist.com/detail.php?id=416))

Uygur sorunu göstermektedir ki Çin demokratikleşmenin sancılarını yaşamaktadır. Uygur Türklerini asimile etmeye çalışan bir Çin yerine Uygur Türklerinin taleplerini dikkate alan bir entegrasyon modeli geliştirmek şarttır. 11 Eylül 2001'de yaşanan olaylardan sonra Çin, Uygur sorununu terör sorunu çerçevesinde çözmeye çalışmış ve durumu Afganistan ve Çeçenistan örnekleriyle anlatmayı denemiştir. Oysa örnekler arasında benzerlik bulunmamaktadır. Bunun yanında Çin'de yapılan bir ankette yüzde 96 ile Çin devletinin Sincan bölgesinde terörle mücadele etmesi onaylanmış ancak yüzde 66 gibi bir oran da sorunun çözümü için yasaların restore edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca ankete katılanların yüzde 66'sı sorunun ekonomik sebeplere bağlı olmadığını belirtmiştir.Bu arada yüzde 53 gibi bir oran devlet ile bölge arasında müzakereler ve görüşmeler yürütülmesi gerektiği üzerinde durmaktadır. ((http://thediplomat.com/2014/04/how-chinese-think-about-terrorism/))

Bir de son not olarak Uygur bölgesinin ciddi bir kaya gazı potansiyeline sahip olduğunu eklemek gerekiyor. ((Süleyman Seyfi Öğün-http://yenisafak.com.tr/yazarlar/SuleymanSeyfiOgun/turkiye-cin-iliskileri-ve-uygur-sorunu/50017))
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Popüler Yazılar