"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

24.03.2016

Çin ve Ortadoğu


          Her geçen gün dünya siyasetindeki ağırlığını biraz daha ağırlaştıran Çin, Afrika politikasında[1]olduğu gibi Ortadoğu politikasında da enerji ve güvenlik eksenli bir paradigmanın dışına çıkmıyor.
            Diğer küresel güçlerin mücadelesinden arta kalan alanlara odaklanan Çin özellikle enerji konusunda yatırımlar yapmaya bütün hızıyla devam ediyor. 1949’dan sonra başlayan Üçüncü dünyacı söylem çeşitli kırılmalardan geçerek günümüzde yürütülen bağımsız dış politikaya savruldu. Özellikle Arap Baharından sonra Çin’in Ortadoğu politikasında ciddi değişimler gerçekleşmeye başladı.
            Her ne kadar ABD müdahaleciliğinin yanında yer almasa da pragmatik bir şekilde bu müdahalelere ses çıkarmayan Çin, sessiz bir diplomasi yürütmeye devam etti. Ancak şu söylenmeli ki Çin, ABD’den bağımsız bir diplomatik söylem geliştirmiş durumda. Hele Ortadoğu gibi aktörlerin sürekli oyun planlarının değiştirdiği bir ortamda Çin’in dinamik bir diplomasi yürüttüğünü söylemek mümkün.
            Çok kutuplu uluslararası sistem modelini benimseyen Çin’in Suriye’de yaşananlara seyirci kalması beklenemezdi. Hatta Çin, Rusya’nın Suriye’deki varlığını resmi anlamda onaylamakla kalmadı, askeri uçak gemisi Liaoning’i de Akdeniz açıklarına gönderdi.[2]Çin’in Suriye konusundaki çekincesi de Rusya ile benzer sebepler taşımaktadır. Çin özellikle Uygur meselesi konusunda[3] içerde yaşadığı problemleri radikal dini akımlara bağlamaktadır. Bu nedenle Suriye’de Işid’e karşı yapılan mücadeleye de tam destek vermektedir. Işid, Çin açısından bir ulusal güvenlik tehdidi olarak kabul edilmektedir.
            Çin hali hazırda Suriye’de rejimin yanında yer alan bir pozisyon belirlemiştir. Bu pozisyonu belirlemesinde Rusya etkisi barizdir. Pragmatist ve esnek bir dış politika benimseyen Çin, küresel mücadele alanına doğrudan değil dolaylı yoldan müdahil olmayı tercih etmektedir.
            Suriye’de işlerin tersine dönmesi durumunda ise buna nasıl bir karşılık vereceği meçhuldür. Fakat esnek dış politikasına bakıldığında Çin, enerji ve ticari eksenden ayrılmayarak yeni duruma uyum gösteren bir aktör olma potansiyeline sahiptir.




[1] http://korkmazdogu.blogspot.com/2015/09/cin-afrika-politikas_20.html
[2] http://www.milliyet.com.tr/cin-den-rusya-ya-suriye-icin-destek/dunya/detay/2128626/default.htm
[3] http://www.hussoloji.com/2014/04/uygur-sorunu-ve-cin.html
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo