"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

21.03.2016

Radikal Networkların Suriye Savaşı


           2011 yılından bu yana Suriye yoğun çatışmalara sahne oldu ve oluyor. O tarihten bu yana Suriye, radikal selefi grupların yoğunlukla mesken tuttuğu bir ülke haline gelmiş durumda.
         Arap baharı Suriye’de etkilerini 2011 yılında göstermeye başladığında özellikle Daraa’da protesto hareketleri zirveye çıkmıştı. 13 yaşındaki Hamza al-Khateeb’in öldürülmesi bardağı taşırmış protesto hareketleri silahlı çatışmalara dönüşmüştü.[1] Ve aradan geçen 5 yılın sonunda bilançoya baktığımızda korkunç bir sonuçla karşı karşıyayız. Yarım milyon insan öldü ve nüfusun yarısı yer değiştirdi.
         Burada radikal selefi hareketlerin Suriye’de nasıl filizlendiklerine dikkat etmek gerekli diye düşünüyorum. Bu konuda Suriye rejiminin de katkısı açıkça görülüyor. ABD’nin Irak işgalinin ilk günlerinden özellikle Haseke ve Deir ez Zor bölgesinden otobüsler dolusu radikal görüş mensubu insanın, rejimin de desteğiyle Irak sınırlarına taşındığı biliniyor.[2] Bu kişiler Irak’a ABD askerleri ile savaşmak için gidiyorlardı ve o dönemde Irak’ta Mezopotamya El-Kaide’sinin temelleri atılıyordu.[3] Birçok uyarıya ve hazırlanan raporlara rağmen işgalin ilk günlerinde Irak’a yaklaşık 5000 civarında radikal görüş mensubu insan hareket etmişti.[4] Buna bir de Şam’ın hemen dışında yer alan Yermuk kampından giden 1000 kadar Filistinli mülteciyi de eklemek gerekiyor.
         Bu insanlar Irak’a ABD ile savaşmaya gidiyordu ve bölgede ABD işgalini ötelemek isteyen Suriye ve İran gibi bölgesel oyuncular bu duruma ellerindeki çeşitli aygıtlarla müdahale etmeye çalışıyorlardı. Özellikle Suriye, Irak işgalinin ardından radikallerin Irak’a geçiş noktası olmuştu.
         Radikal hareketler Suriye rejimine karşı savaşmaya başladığında iş işten çoktan geçmişti. El-Kaide’ye biat eden gruplar giderek büyümüş ve harekete karşı gelmeye başlamışlardı. Zaten Colani (El-Nusra) ve Bağdadi arasında başlayan ayrışma giderek bir bölünmeye neden olmuştu. Radikal networklar arasında başlayan bu egemenlik savaşı sadece Suriye ve Irak’ta değil, Afrika’dan Çin’e uzanan geniş bir alanı kapsıyordu.
         Bugün radikal selefi hareketler bir dönüşüm içerisindedir. Tarihsel değişime bakıldığında El-Kaide’nin stratejik ve taktiksel yaklaşımı biraz daha derinden ve yavaş seyretse de IŞİD son derece açık ve medyayı sonuna kadar kullanan bir yaklaşım içerisindedir. Bu ayrımı iki hareketin medya organlarında da görmek mümkün.
         Şiddet konusunda da bir aşama ileri geçen IŞİD’den sonra radikal selefi hareketlerin nasıl bir dönüşüme uğrayacağı konusu da gittikçe önem kazanmaktadır. Bu tarz hareketlerle yapılacak mücadelede önemli olan, askeri ve taktiksel bir perspektifin yanında; siyasi, ekonomik ve kültürel bir takım yeni mücadele alanları yaratarak bunu stratejik vizyona dahil etmek noktasında düğümlenmektedir.



[1] http://www.aljazeera.com/indepth/features/2011/05/201153185927813389.html
[2] http://www.theguardian.com/world/2003/apr/01/alqaida.iraq
[3]Mezopotamya El Kaidesinin kuruluşu ve Ebu Musab Zarkawi konusunda ayrıntılı ve analitik okumalar için bkz.
1.       http://www.rand.org/content/dam/rand/pubs/monographs/2010/RAND_MG1026.pdf
2.       http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/zarqawis-total-war-on-iraqi-shiites-exposes-a-divide-among-sunni-jihadists
[4] https://www.meforum.org/meib/articles/0304_s2.htm
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo