"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

12.04.2016

Bölgesel Oyuncuların Hamle Savaşı: İran ve Rusya Örneği


Bir yandan küresel bir güç mücadelesi içerisinde yer alan ve manevra alanını sürekli genişleten Rusya, diğer yandan ise bölgesel bir güç mücadelesi veren ve Ortadoğu'da nüfuz alanını her geçen biraz daha büyüten İran'ın ilişkileri gerilimli ve konjonktürel bir süreç izlemeye devam ediyor.
Rusya’nın S-300 savunma füzelerini İran’a teslim ettiği haberlerinin gelmesi ile beraber İran ve Rusya ilişkisi yeni bir boyut kazandı.[1] Aslında genel kanı bu iki ülkenin önemli birer stratejik ortak olduğu yönünde fakat geçmişte, özellikle nükleer konusunda İran’a uygulanan ambargo yaptırımı sırasında Rusya’nın takındığı tavır ve son olarak Suriye’den askeri olarak çekilmesi ve Esad’ın “kırmızı çizgi” olmadığına yönelik bir algı inşası, İran ve Rusya’nın stratejik ortak ilişkilerinin çok iyi durumda olmadığını gösteriyor.
Öncelikle şunu görmek gerekiyor. İran dini lideri Hamaney cenahından gelen söylemlerden de anlaşıldığı gibi Esad, İran’ın kırmızı çizgisi. Bu konuda taviz vermemelerinin nedeni ise Suriye üzerinden Lübnan’da sürdürdükleri mücadele. Hizbullahın buradaki konumu ve Esad’ın devrilmesi sonucunda yaşanabilecek lojistik sorunlar İran’ı Suriye rejimini tahkim etme gerekliliğine zorluyor.
İki ülke arasında böyle gerilimli bir diplomatik ilişki söz konusu. Putin’in geçen sene kasım ayında Hamaney’i ziyaret etmesi[2] de biraz aradaki sorunların istişare ile çözülmesine yönelik olduğu söylenebilir. Teoride önemli ve tamamlayıcı stratejik ortaklar olmalarına rağmen pratikte yaşanan sorunlar gelecekte İran ve Rusya ilişkilerini ciddi manada etkileyebilir.
İki ülkenin geçmişine bakıldığında bir takım sorunlar olduğunu görmek zor değil. S-300 savunma füzeleri meselesi uzun süre iki ülke arasında önemli bir problem olarak baş göstermişti. Ancak bugün görünen S-300 füzelerinin teslimi konusundaki sorunların aşıldığı yönünde. Buşehr’de nükleer reaktör yapımının geciktirilmesi sorunu da daha sonra yapılan yeni reaktör anlaşmaları ile şimdilik kontrol altına alınmış durumda.[3]
Rusya’nın İran ile girdiği stratejik ortaklık, Ortadoğu’da kendisine sağladığı manevra kaabiliyeti açısından son derece önemli. Suriye’de genelde hava mücadelesinde yer alan Rusya’nın tersine karada İran’ın milis güçleri ve askeri kuvvetleri fiilen savaşın içinde yer aldılar. Bu bulgular da iki ülkenin nasıl koordineli bir şekilde hareket ettiklerini gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında ciddi bir ortaklık içerisinde bulunan iki ülkenin küresel konjonktürün rüzgarı ile zaman zaman ilişkilerinin çatladığını söylemek mümkün.
Ortadoğu gibi son derece karmaşık ve kaotik bir mekan ve zaman denkleminde bu iki gücün zaman içinde karşı karşıya gelmesi de mantıken mümkün olsa da, çıkarların yön verdiği bir dış politika sürecinde uzun süre daha birlikte hareket edecekleri söylenebilir.


[1] http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/04/160411_rus_fuzeleri_iran
[2] http://www.hurriyet.com.tr/putin-rusyanin-en-eski-kuran-i-kerimini-hediye-etti-40017751
[3] http://www.ntv.com.tr/dunya/rusya-irana-iki-nukleer-santral-yapiyor,rMDD5T03vkiEHC3i0ezIig?_ref=infinite
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo