"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

6.11.2017

ABD Başkanı Trump'ın ASYA Gezisi


ABD Başkanı olarak Asya'ya ilk resmi gezisini yapan Donald Trump'ın söylem ve politikalarının  bölge açısından ne anlama geldiği bugünlerde ciddi manada bir tartışma zemini yaratmış durumda. İlginç çıkışları ve söylemleri ile Kuzey Kore ile gelinen son durum, bölgenin önemli gücü Çin için endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Öte yandan sürekli büyüyen Çin'e karşı jeopolitik bir strateji kurmaya çalışan ABD'nin bir çıkmazda olduğu ve çözüm üretemediği görülüyor.

ABD'nin bölgede en uyumlu olduğu ülkelerden birisi belki de Japonya. Trump'un Shinzo ABE ile yaptığı görüşmeden hemen sonra "Biz birbirimizi ve ülkeleri birbirimiz gibi seviyoruz ve şu ana kadar olduğundan daha yakın olduğumuzu sanmıyorum." şeklinde açıklama yapması bu durumu teyit ediyor. Japonya'da iktidar partisi genel sekreteri Ishiba'nın Japonya'nın bir nükleer silah oluşturma yeteneğine sahip olması gerektiğini söylemesi ise işin bir başka ilginç tarafını ortaya koyuyor.

Çin son dönemlerde ABD için ciddi bir ulusal güvenlik meselesi haline gelmiş durumda. Öyle ki Japonya, Filipinler ve Güney Kore ile yapılan askeri anlaşmalar aslında Çin'i "çevrelemek"ten başka bir anlama gelmiyor. Çin ise Rusya ile giderek yakınlaşmakta ve bir enerji modeli üzerinden Asya ve Avrupayı birbirine bağlayan yollar, enerji hatları üzerinden yoğun bir ticaret diplomasisi yürütmek ile meşgul.

Zaten Çin, her ne kadar ciddi anlamda yükselen bir uluslararası kutup olarak göze çarpsa da şimdilik askeri güç kullanmak gibi opsiyonlardan kesinlikle uzak duruyor. Yumuşak gücü olan ticaret ve diplomasi aracılığıyla bütün gücünü üretime ve ekonomiye kaydırmış durumda. ABD ise Pasifik bölgesinde yaşanacak bu güç savaşında klasik yaklaşımından vazgeçmeyerek bölgede bulunan diğer devletler ile durmadan askeri ve ekonomik anlaşmalar imzalamaya devam ediyor. Kısacası Trump döneminde ABD'nin Asya'ya karşı nasıl bir dış politika izleyeceği ve Obama'nın "pivot to asia" politikasının yerine neyi koyacağı merakla bekleniyor. 

Trump'ın gezisi, üç hedef üzerine odaklanacak gibi görünüyor: Kuzey Kore'nin nükleer silahlarını terk etmesi, özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesinin teşvik edilmesi ve adaletli karşılıklı ticaret yoluyla Amerikan refahını geliştirmek için uluslararası kararlılığın güçlendirilmesi.

Beyaz Saray'ın blog sayfasında geçen ifadeye göre Trump'un Çin ziyaretinde: "Güney Kore'yi takiben Başkan Trump, kendisine ve Başkan Xi Jinping'in Kuzey Kore üzerinde baskı uygulamaya devam etme yollarını görüşecekleri Çin'de girişimlerde bulunacak. Devlet Ziyareti sırasında Başkan Trump, devasa bir ticaret açığı üreten Çin'in haksız ticaret uygulamalarının sürdürülemezliğini vurgulayacak ve Amerika'nın ekonomik çıkarlarını savunma kararlılığını tekrar teyit edecektir."

Bu önemli gezide Trump'un Çin'i de içeren "serbest ve açık" bir Hint Pasifik bölgesi çağrısında bulunması bekleniyor. Ayrıca Çin'in, Kuzey Kore kömürü alımlarını tamamen keserek, Kuzey Kore banka hesaplarını kapatarak ve Kuzey Kore işçilerini evlerine göndererek Kuzey'in nükleer silah programını sona erdirmek için daha fazla baskı uygulamasını istiyor. Jinping'ib ise Trump'ın bu istekleri karşısında  Kuzey Kore ile ilgili diplomatik bir çözüm bulunması taraftarı olduğu biliniyor.

Sonuç olarak ABD, Çin'in Kuzey Kore meselesi konusunda çekimser kalması ve ticari anlamda bir dev gibi büyümeye devam etmesi konusunda var olan rahatsızlığını net biçimde ortaya koymuş durumda. Çin'in ise bu beklenti ve isteklere olumlu bakmadığı biliniyor. Zaten Jinping gibi önemli bir pragmatist liderin karşısında bu istek ve beklentilerin şimdilik karşılık bulmayacağı da aşikar.  Trump'un bu gezisinin ardından  ABD'nin bölgedeki müttefiklerine ciddi silah satışları yapması sürpriz olmayacaktır.

Ezcümle Pasifik bölgesinde sular ısınıyor.


Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo