"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

28.11.2017

ABD Ordusu ve Aşınan Hegemonya


Tarih çok genişleyen ve askeri açıdan sürekli büyüyen yapıların bir süre sonra bir kısır döngüye girerek eridiğine tanık olmuştur. Büyük İskender, Roma, Napolyon ve buna benzer bir çok örnek genişleyen güçlerin hegemonyalarında bir zayıflama olduğunu ve zamanla bunun aşınarak çöktüğünü göstermektedir.

Sovyetlerin çökmesi ile beraber dünyada "jandarmalığını" ilan eden ABD için de benzer bir süreç işlemektedir. Özellikle Afganistan ve Irak'a yaptıkları askeri harekatlardan sonra ciddi bir askeri harcama içerisine giren ABD ekonomik açıdan giderek zora girmektedir.

Peki ABD'nin ordusunu besleyecek ve teknolojik açıdan dönüştürecek parası var mıdır? Tabi sadece para yetecek mi? Bir de bunu tasarlayacak stratejik ve kurmay bir zeka da gerekmektedir. Savunma Sekreteri Jim Mattis, dört yıllık emeklilik sonrasında orduya geri döndüğünde "savaşa hazır olma durumu hakkında şoka girdiğini" açıklamış.

Savunma analistleri özellikle yedek parça ve askeri personel açısından eksikliklerin giderek ön plana çıkmaya başladığını belirtiyor. Bir çok eksikliklere rağmen, özellikle Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Özel Harekat Birimleri için "operasyon temposu" her zamanki gibi yüksek kalıyor. Deniz Kuvvetleri filosu 1987'de 594 gemi iken bugün sadece 278 gemi ancak buna rağmen yine de uluslararası sularda  konuşlandırılan gemi sayısı hemen hemen aynı.

Bu da personelin daha fazla çalışması anlamına geliyor. USS John S. McCain ve USS Fitzgerald gemilerinin ticaret gemileri ile yaptıkları kazaların da bu ağır çalışma temposundan kaynaklandığı düşünülüyor.

Heritage Foundation, 2018 yılı ABD askeri gücü endeksinde ABD Ordusunun durumunu "marjinal" olarak değerlendiriyor ve "zayıflığa" doğru ilerlediğini de ekliyor.

Rusya, 1990'ların en dip noktasından Vladimir Putin'in Suriye'ye kadar etkide bulunmasına imkan tanıyan ileri teknoloji silahlarla donatılmış gittikçe profesyonel askeri güçlere geri dönerken ve Çin, Batı Pasifik'teki güç dengesini kendi lehine çevirmek için uçaklar, füzeler, denizaltılar ve hatta uçak gemileri üretirken ABD'li savunma analistleri bu durumdan giderek daha fazla endişelenmeye başlamış durumda.

Sorun hem Kongrede hem de Trump yönetiminde yaygın olarak biliniyor ancak bununla ilgili herhangi bir şey yapılmayacak gibi görünüyor.

Geçen yıl yapılan kampanya sırasında Donald Trump, orduyu 450 bin kişilik planlı bir aktif görev gücünden 540 bin kişiye yükseltmek için daha fazla savunma harcamasına söz verdi. Ancak, Trump yönetiminin Mart ayında yayımladığı savunma bütçesi savunma analistlerine göre bir hayal kırıklığı.

Trump, ana savunma bütçesine (savaş zamanı harcamaları hariç) 54 milyar dolar veya yüzde 10'luk bir katkıda bulunmayı öneriyor. Bunun "Amerikan tarihinin ulusal savunma harcamalarındaki en büyük artışlardan biri" olmasıyla övünmesine rağmen durum öyle değil.

Trump'un savunma bütçesi, 2017-2018 için yalnızca bir veya muhtemelen iki yeni gemi finanse edebiliyor. Dolayısıyla Pentagon Trump yönetiminden daha fazla para ve ihtimam bekliyor. Ancak bunu tam anlamıyla görebilmiş değil. Giderek keskinleşen ve çatışma potansiyeli taşıyan uluslararası güvenlik problemleri artmaya devam ederken ABD Ordusunun caydırıcı olmaktan çok rekabete dayanması güçleşen bir aşınan görüntü sergilediği görülüyor.

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo