"Günlük Kişisel Gazete"

Hussoloji Blog

Türkiye'nin en uzun soluklu blog yazarı. (2005-2017)

20.11.2017

Elektrikli Araçların Geleceği


Dünyada teknoloji ve ulaşım alanının ortak trendlerinden birisi elektrikli araçlar. Tesla şirketi her gün yeni bir elektrikli aracın lansmanını yapıyor. Elektrikli otomobiller, kamyonlar, tırlar, minibüsler ve otobüsler inanılmaz istatistiklerle arz-ı endam ediyor.

Tek şarjda 600-1000 km arası menzile ulaşan bu araçların dünya araç piyasasında nasıl bir etki yaratacağı ve ekonomiyi nasıl etkileyeceği ise merak konusu.

Petrol türevi yakıtlarla çalışan içten yanmalı motor, yüzyıldan bu yana küresel taşımada egemen durumda. Dolayısıyla taşımacılık sektöründe petrolün egemenliği ciddi bir boyuta ulaşmış durumda. 2010-2011 yılından bu tarafa ise elektrikli araçların bir ivme kazandığını söylemek gerekiyor. Bir çok ülke önümüzdeki yıllarda özellikle dizel yakıtı yasaklayan kararlar almaya devam ediyorlar.

Volvo,  2019'dan itibaren yalnızca kısmen veya tamamen elektrikli otomobil üretme kararı almış durumda. Birçok farklı otomobil firması da benzer stratejiler ile hareket edecek gibi görünüyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, elektrikli araç sayısı 2016'da küresel olarak iki milyonu aşmış durumda. Bu rakam, sadece birkaç yıl önce sıfıra yaklaştıktan sonra 2015 yılında bir milyon eşiği aştı. 2016 yılında dünya çapında 750.000'den fazla elektrikli araç satıldı. Bu araçların satışı konusunda Norveç'in öne çıktığı belirtiliyor.

Dünya genelindeki yolcu sayısı bir milyardan fazla ve 2035 yılına kadar 1.8 milyara ulaşması bekleniyor. Bu da taşımacılık sektörünün petrolün egemenliğine bir alternatif bulması ve yeni stratejiler geliştirmesi gerekiyor. Elektrikli araçların satışı hala toplam araç satışının yüzde 1'i civarında. Uçaklar, arabalar, kamyonlar ve gemiler halen aşırı derecede petrol bazlı yakıt kullanıyor. 

Petrol devi BP, 2035 yılına kadar elektrikli araç sayısının  100 milyona ulaşmasını bekliyor. Şu anda, elektrikli araçların başlıca eksikliklerinden biri, sınırlı pil aralığı ve yüksek maliyeti olarak gözüküyor. Tabi batarya teknolojisinde ileride yaşanacak gelişmeler ne gösterir bilinmez fakat şu anda maliyetin ciddi oranlarda olduğunu söylemek mümkün.

Tesla'nın modelleri 200-500 bin lira arasında değişen fiyatlara sahip. Hem benzinli hem de dizel motorları 2040 yılına kadar yasaklamayı planlayan İngiltere ve Fransa'nın nasıl bir strateji izleyeceği bilinmiyor ancak elektrikli araçlara yönelecekleri artık aleni olmuş durumda. Tabi bu kadar yaygınlaşmasının ardında bir de devletleri önemli oranda sübvanse eden yakıt vergilerinin ne olacağı konusu da başka bir problem olarak ortaya çıkacak. Bir çok ülke bu vergilerden kolay kolay vazgeçmeyecektir.

Bir başka önemli bir problem de artacak elektrik enerjisi talebinin nasıl karşılanacağı. Mineraller ve metallerin yenilenebilir enerji ve pil gereksinimlerini karşılaması için artan talep büyük çevresel ve ekonomik sonuçları da beraberinde getirecek. Bu nedenle bataryaların araçların hareket etmesi sonrasında kinetik enerjiyi depolama kapasitesinin geliştirilmesi hayati bir önem kazanıyor.

Sonuç olarak petrol rezervlerinin azalması insanlığı yeni bir enerji kaynağına eninde sonunda yöneltecek. Elektrik şu anda en kolay ve maliyeti en düşük olan opsiyon olarak öne çıkmış durumda. Ancak elektrikli aracın verimliliği konusunda yaşanan sıkıntıları ve özellikle petrolün egemenliğinin kırılması noktasında nasıl bir rekabet olacağını yakın gelecekte görmek mümkün olacak.


Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Popüler Yazılar

Tweet