"Günlük Kişisel Gazete"

Hussoloji Blog

Türkiye'nin en uzun soluklu blog yazarı. (2005-2017)

23.11.2017

Mezopotamya ve Tarihin İnşası


Siyasi tarihi M.Ö. 5000'lere kadar götürmek mümkündür. Özellikle Mezopotamya bölgesinde ortaya çıkan Sümer Kent Devletlerinin aynı zamanda siyasal birimlerin ilk örneğini oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Bu bölgede madenlerin az bulunması buradaki kent devletlerini tarım ürünlerini başka bölgelerde bulunan madenlerle takas etmeye yöneltmiş ve bu da ticareti ortaya çıkarmıştır. Ayrıca göçebeler ve diğer kent devletleri ile olan anlaşmazlıklar ve çatışmalar buradaki kent devletlerini askeri birimler kurmaya dolayısıyla "güvenlik" mimarisinin ilk örneklerini vermeye zorlamıştır.

Siyasal olanın ya da mezopotamya için söylemek gerekirse "otorite"nin inşası ise tarım ve ticaretin artması ve ortaya çıkan karmaşık yapının düzene sokulması ihtiyacı üzerinden ortaya çıkmıştır. Örneğin nehirlerin taşması meselesi bile büyük problemlere neden olmuş burada bulunan kent devletleri kanallar ve setler yaparak sulama işine rasyonel çözümler bulmaya çabalamışlardır.

İşte bu çaba otoriteyi ve ardından bürokrasiyi zorunlu kılmıştır.

Oral Sander tarih boyunca iki kampın sürekli bir şekilde mücadele ettiğini belirtir. Bir yandan göçebeler ve savaşçı aristokrasiler, diğer yanda ise köylüler, zanaatkarlar, krallar, din adamları ve tüccarlar.

Aslında uygarlığın ve tarihin inşasında bu iki kampın etkileşimi önemli bir yer tutmaktadır. Bütün tarih boyunca bu kampların mücadelesi ve çatışmaları tarihe yön veren temel dinamikler olarak ortaya çıkmıştır.

Hatta göçebe ve yerleşik olarak inşa olan siyasal ve ticari yönelimin belirli süreçler ile bir füzyon içine girmesi sonucunda imparatorluk asabiyyesinin oluştuğunu söylemek çok abartı olmasa gerek. Yazının bulunması ile beraber ortaya çıkan ve inşaya büyük bir mobilizasyon katan dinamik de unutulmamalı. Ortak toplumsal hafızanın oluşması ile beraber tarih de ortaya çıkmıştır.


Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Popüler Yazılar

Tweet