"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

5.11.2017

Uluslararası Siyaseti Anlamak


Uluslararası siyaseti anlamak ya da böyle bir çabayı tetiklemek teorik tartışmaların yoğunlaşması ile anlam kazanabilir. Devletlerin “anarşi” olarak tarif edilen ve güç öznesi olma şevki ile tanımlanan bu bulanık arenada nasıl davranması gerektiği ya da nasıl bir ilişki modeli kurması sorunsalı, mütefekkirlerin önünde cevaplanması gereken elzem bir soru olarak durmaktadır.
Uluslararası ilişkilerde teorik bakış açısı hem ontolojik hem de epistemolojik bir takım alternatif gerçekliklerin görülmesini sağlamaktadır. Uluslararası ilişkilerin yapısını çözümlemek verili kabul edilen gerçekliğin anlaşılması ile başlamaktadır. Uluslararası ilişkiler "bulutu" içerisinde yer alan aktörlerin tarihsel bağlam içerisindeki yerleri aynı zamanda ontolojik duruşu belirler. Buradan öncelikle devletlerin ya da sosyal ve kültürel tüm nüanslarıyla milletlerin bu ontolojik duruşu belirlemesi ya da işaret etmesi gerekmektedir. İbni Haldun’dan ödünç bir kavramla “asabiyye”si ortaya çıkmamış toplum ve toplulukların dışarıya taşması ve uluslararası arenada bir özne olarak belirmesi de zorlaşacaktır.
Bu noktadan hareketle ontolojik duruşunu belirleyen yapıların bunun üzerine inşa edeceği ilke ve çıkarların uyumu, asabiyyeyi güçlendirecek ve bunu uluslararası alana taşıracaktır. Bu “taşma” meselesini salt güce dönük bir yayılmacılık olarak değil tam aksine sosyal, kültürel ve ekonomik bir nebula içinde kendisini ifade eden bir sosyal gerçeklik olarak ele almak yararlı olacaktır. Bu sosyal gerçekliğin gıdalandığı ve içeriden devşirdiği değerler bahse konu ulusun/milletin ontolojik gerçekliğinden neşvü nema edeceği görülmektedir. Burada asabiyye dediğimiz olgunun homojen ve tahakküme dönük bir toplumsal model olmadığı tam tersine farklılıkların millet anlayışını daha da güçlendirdiği ve bunu güçlü bir toplumsal modele dönüştürdüğü heterojen bir yaklaşım olduğunu belirtmekte yarar vardır.

Uluslararası siyaset denilince akla ilk gelen güç, strateji ve askeri hareketliliktir. Oysa bunlar güçlü bir asabiyyenin, ilke ve çıkarların uyumunun dışa vuran sonuçlarıdır. Bu sonuçları almak için içerde ortak anlayış çerçevesinde geliştirilecek ve dönüştürülecek bir ontolojik tahayyül güçlü devlet ve güçlü bir milletin filizlenip serpilmesini sağlayacaktır.
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo