"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

19.05.2018

Ortadoğu'da Demokrasi: Irak Seçimleri Üzerine



Irak'ta DEAŞ'ın yenilgisinden bu yana ilk seçimler yapıldı. Ancak resmi sonuçların açıklanması ve hükümetin kurulması uzun sürebilir. Seçimlerde sahtekarlık yapıldığı iddiaları nedeniyle yeniden sayım yapılması gereken yerler olmasından dolayı Irak'ın politik gündemi son derece karışık.

Bu arada Irak'ta ilk defa bu seçimlerde elektronik kimlik tespit cihazı ve elektronik sandıklar kullanıldı. Elektronik kimlik tespit cihazı ve elektronik sandıklar Güney Kore'den getirilmiş ancak seçimi yerinde takip edenlerin yaptığı paylaşımlara göre çoğu yerde cihazlar arızalıydı ve uzun saatler oy kullanılamayan bölgeler oldu.

Irak'ta yapılan seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre Sadr'ın bloku önde görünüyor. Hemen ardından İran destekli Amiri ve üçüncü sırada Abadi geliyor. Sadr, hem İran hem de ABD'ye mesafeli oluşuyla biliniyor.

Resmi olmayan sonuçlara göre 329 sandalyeden oluşan Irak meclisinde; Sadr blokunun 57, Amiri'nin 47, Abadi'nin ise 42 sandalye alabileceği değerlendiriliyor. Irak'ta oyların çoğunluğunu almak genelde sorunları çözmüyor. 2010 seçimlerinde Allavi'nin durumu malum. Başbakan olamamıştı.

Ayrıca Hamaney'in baş danışmanı Ali Ekber Velayati Şubat ayında yaptığı açıklamada, “Liberallerin ve komünistlerin Irak'ı yönetmelerine izin vermeyeceğiz” dedi. Bu söylem Sadr'ın Irak Komünist Partisi ile yaptığı ittifaka da bir gönderme idi.

Irak, yıllardır yüksek petrol gelirlerine rağmen, yüksek işsizlik oranı, yoksulluk, zayıf kamu kurumları ve kötü hizmetlerle dünyanın en yozlaşmış ülkeleri arasında yer alıyor.

Sadr’ın babası,  Muhammed Sadeq el-Sadr, 1999 yılında Saddam Hüseyin’e meydan okuyarak öldürüldü. Babasının kuzeni Muhammed Baqir, 1980 yılında Saddam tarafından öldürüldü. Sadr geçen sene Suudi Prens Salman ile de görüşmüştü.

Irak seçimleri Irak halkının ülkenin içinde bulunduğu durumdan ABD'yi sorumlu tuttuğu kadar İran'ı da sorumlu tuttuklarını göstermiş oldu. En azından İran'a karşı güçlü bir dip akıntısının olduğunu söylemek mümkün. İran destekli Hadi al Amiri'nin aldığı oy oranı da önemli.

Sadr taraftarları sokaklarda "İran dışarı" tezahüratlarıyla seçim galibiyetini kutlarken halkın önemli kısmı Irak'ın, ABD-İran arasında ortaya çıkabilecek bir çatışmaya zemin olabileceğinden korkuyor.

Seçimde 87 partiden toplam 6.990 aday yarıştı ve bunların 2.011'i kadın adaydı. Mecliste kadınlara 83, azınlıklara ise dokuz sandalye tahsis edilecek. Şiiler seçimlere 5 ayrı blok olarak girdiler.

Bunlar; Hadi al-Amiri tarafından yönetilen El Fetih Koalisyonu, Amar al-Hakim liderliğindeki Hikma Koalisyonu, Muqtada el-Sadr ve Irak Komünist Partisi'ni bir araya getiren El-Sairoon, Abadi'nin Nasr koalisyonu ve Nuri El Maliki'nin Dawlat El-Qanoon (Hukuk Devleti Koalisyonu).

Seçimlerde Kürtlerin durumu ise belirsiz. 2017 bağımsızlık referandumundan bu yana Irak'ın Kürt bölgesinde istikrarsızlık var ve Kürtler yeni hükümetin oluşumu üzerinde önemli bir etkiye sahip olmayacak gibi görünüyor.

Sünni liderler ise  Mutahidoon (Birleşik) İttifakı üyeleri ve Sünni iş adamı Khamis Khanjar liderliğindeki Arap Projesi ile Salim el-Jabouri ve  Iyad Allavi'nin laik koalisyonu Salih el-Mutlaq'ın temsil ettiği Wataniya İttifakı ile seçime girdiler. Abadi'nin seçime girdiği bloka oy verdikleri yorumu yapılıyor.

Irak'ta herkes kesin seçim sonuçlarının açıklamasını beklerken özellikle Kerkük'te karışıkların meydana gelmesi süreci uzatabilir. Kerkük'te yapılan seçimler sonucunda KYB'nin önde gittiğinin açıklanmasının ardından Türkmenler ayağa kalktı. Seçimlerde sahtekarlık yapıldığı iddia ediliyor. Türkmenler oyların elle sayılması talebiyle sokaklarda gösteriler yapıyor ve bir kısmı da açlık grevinde.

Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı Riyadh Al-Badran ise kısa süre içerisinde kesin seçim sonuçlarını açıklamaları gerektiğini açıklamış. Kısacası Bağdat ile Kerkük sokakları arasında seçim sonuçları konusunda ciddi bir çatlak var. Ayrıca oy pusulaları ile elektronik kimlik tespit cihazlarının kullanım şeklinin devlet tarafından seçmenin oyunu tespit etme amacıyla kullanabileceği iddiaları ortalığı daha da karıştırmış durumda.

Kesin seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra sıra hükümetin kurulmasına gelecek. İranlı general Kasım Süleymani'nin, İran'ın onayını alacak yeni bir kabine kurulmasını teşvik etmek için Bağdat'taki siyasetçilerle görüşmelerde bulunduğu bilgisi durumu özetliyor. Bölgedeki diğer aktörlerin de benzer çabalar içerisinde bulunacağını öngörmek mümkün.

İran'ın, Şii blokları bir hükümet kurmaları için baskılaması muhtemel olacaktır. Ayrıca ABD'nin de müdahil olacağı bir pazarlık süreci yoğunlaşacak ve hem İran hem ABD tarafından kabul edilebilir bir hükümet formülü aranacaktır.

21 Mayıs sonrası yapılan güncelleme:

Irak seçimlerinin kesin sonuçlarına göre Sadr seçimi kazandı. 54 milletvekilliği alan Sadr'ın diğer ittifaklarla görüşmeleri sonucunda Abadi'nin Başbakan olacağı hükümet formülünün ağırlık kazandığı belirtiliyor.

Sadr'ın Irak siyasetinde yarattığı bu dönüşüm mezhepçi yaklaşımın Irak milliyetçiliğine doğru evrildiği yeni bir dönemin habercisi olabilir. Bunun temel nedeninin de DEAŞ'ın ortaya çıkardığı güvenlik krizi olduğunu söylemek mümkün. Mezhepçilik çıkmazı...

DEAŞ'ın ortaya çıkardığı bu güvenlik krizi, Irak siyasetinde "sekülerimsi" bir savrulmaya neden oldu. Bütün aktörler çözümün teknokratların etkin olduğu ve tüm eğilimlerin bir araya geldiği istisnai bir modelde olduğunu düşünmeye başladılar.

Irak Komünist Partisi'nin lideri Raad Fahmi, “Dürüst olalım: Çok fazla endişe ve çok fazla şüphemiz vardı. Ama eylemler kelimelerden daha önemli. Aynı Moktada el-Sadr değil.”demiş. Bu da dönüşümün bir başka yüzü.

Sadr seçimlerden önce, “İslamcıları denedik ve korkunç bir şekilde başarısız olduk. Bu yüzden, bağımsız teknokratın ya da bağımsız İslamcı ya da laik teknokratın bir bakanlığı devralmasını ve üretken hale getirmesini deneyelim. Bunu denemeliyiz” demişti.

Hükümet kurma çalışmalarının ABD-İran'ı memnun edebilecek bir düzeyde gittiğini söylemek için erken. Ancak ABD'nin bölgedeki önemli partnerlerinden Abadi yeni dönemde Başbakanlığa çok yakın. İran'a yakın olan Amiri de koalisyon içerisinde olacak.


Sadr'ın Irak siyasetinde başlattığı bu dönüşüm başarılı olur mu yoksa Irak çok daha parçalanmış bir mezhepçi savaşın içine mi çekilir sorusu son derece önemli. Şimdilik veriler bu dönüşümün başladığını işaret ediyor ancak kapsamlı yorum yapmak için henüz erken.

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo