"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

21.06.2018

Şangay Ruhu ve Yeni Bir Uluslararası İlişkiler Türü




Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) 9-10 Haziran tarihlerinde Çin’de yaptığı zirve ile önümüzdeki dönemde bu uluslararası örgütün önemli bir analiz konusu olacağını göstermiş bulunuyor. ŞİÖ, küresel ekonominin yüzde 20'sini ve nüfusun yüzde 40'ını oluşturuyor.

Resmi istatistikler, ŞİÖ’nün altı kurucu üyesinin birleşik GSYİH'sının 2017 yılında 12.63 trilyon ABD Doları'na ulaştığını ve 2001 yılında yedi kattan fazla arttığını gösteriyor. Aynı dönemde toplam ticaret hacmi de 7 kattan fazla büyüyerek 2017 yılında 4,9 trilyon dolara ulaşmış durumda. Bu rakamlar Hindistan ve Pakistan'ın katılımından sonra daha da arttı.

2018'in ilk çeyreğinde, Çin ile diğer ŞİÖ üyeleri arasındaki ticaret hacmi yıllık % 20,7 arttı. Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü Gao Feng, Çin'in diğer ŞİÖ üyesi ülkelerdeki yatırımının ilk çeyrekte 84 milyar dolara ulaştığını ve çok sayıda büyük enerji, madencilik ve sanayi projesinin sorunsuz ilerlediğini söyledi.

“Yeni Bir Uluslararası İlişkiler Türü”

Söz konusu zirvede 17 yıllık örgüt "bölgesel işbirliği için yeni bir model" olarak nitelendirildi ve küresel zorluklarla nasıl başa çıkılacağına dair fikirler paylaşıldı. ŞİÖ üyesi ülkeler, zirve sonrası yayınlanan tebliğde küresel ekonomik yönetim sistemini geliştirmenin, Dünya Ticaret Örgütü ile çok taraflı ticaret mekanizmasını sağlamlaştırıp geliştirmenin ve açık bir dünya ekonomisi oluşturmanın önemini vurguladılar. Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan, Çin tarafından önerilen Bir Yol Bir Kemer inisiyatifi için desteklerini tekrar teyit ettiler.


Özellikle Jinping’in kullandığı söylem önümüzdeki dönemde ŞİÖ’nün üstleneceği roller hakkında bir fikir veriyor. Jinping; "Şanghay Ruhu tarafından yönlendirilmeli, ortak bir geleceğe sahip bir SCO topluluğu oluşturmak için yakın bir şekilde çalışmalıyız, yeni bir tür uluslararası ilişkilere doğru ilerleyeceğiz ve kalıcı bir barışa sahip, temiz ve güzel bir dünya inşa etmeliyiz.” diyor.

Burada “yeni bir uluslararası ilişkiler türü”olarak kullanılan ifade uluslararası sistemin anarşik yapısına alternatif bir söylem geliştirmesi bağlamında önem kazanıyor. Jinping’in "Soğuk Savaş zihniyetini ve bloklar arasındaki çatışmayı reddetmeli ve diğer ülkelerin güvensizliği pahasına kendi kendine mutlak güvenlik arayışına karşı çıkmalıyız" sözleri anarşik bir uluslararası sistem tahayyülüne meydan okuyor. Realist bir uluslararası sistem okuması yerine inşacı bir perspektife olanak tanınmasını öneren Jinping’in Çin’i gökyüzü altında uyumun (tianxhi) sürdüğü yeni bir modele dönüştürmek istediği görülüyor.

“One Belt One Road İnisiyatifinin Güvenliği”

Bu zirvede Çin tarafından ŞİÖ kapsamında 2000 kolluk yetiştirilmesi ve One Belt One Road inisiyatifinin bölgesel ve küresel işbirliği anlamında sürekli vurgulanması somut bazı öneriler olarak dikkat çekiyor. Ayrıca örgütün NATO benzeri bir güvenlik fonksiyonu kazanmak için işaretleri verdiğini söylemek de mümkün. Rus lider Putin de terörle mücadelenin ŞİÖ’nün önceliklerinden biri olduğunu ve örgütün bölgesel istikrarı geliştirmek için daha fazla önlem alması gerektiğini dile getiriyor. Diğer yandan One Belt One Road kapsamında yapılan yatırımların güvenliği meselesi de Çin için giderek önem kazanan bir başka sorun.

Ayrıca ŞİÖ, Inter-Bank Konsorsiyumu bünyesinde 30 milyar dolar (4.7 milyar ABD doları) özel kredilendirme tesisi kuruyor. Bu da ŞİÖ içerisinde yer alan devletlerin aynı zamanda büyük bir kredi havuzundan yararlanacakları anlamına geliyor.


Çin; küresel ekonomik, sosyal ve güvenlik sorunlarına nasıl yaklaşılacağı konusunda vizyoner, bir öneriler paketi sunuyor ancak bunun var olan küresel sistem içerisinde nasıl yapılacağı konusu bir muamma. Ancak şunu söyleyebiliriz ki Çin dünyadaki büyük bir ülke statüsünü sağlamlaştıran ciddi uluslararası yükümlülükler üstlenmeyi hedefliyor.

Mesela Saint Petersburg Üniversitesi'nde Doğu Çalışmaları Fakültesinden bir öğretim üyesi olan Maria Guleva, Xi'nin inovasyon, koordinasyon, çevre, açıklık ve ortak kalkınma konusunda önerdiği teorilerin, Çin'in küresel bir güç olarak uluslararası yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösterdiğini söylüyor.

“Şangay Ruhu ve Hegemonik Dönüşüm”

Jinping "beş perspektif" öneriyor; kalkınma, güvenlik, işbirliği, uygarlık ve küresel yönetişim.
Şanghay Ruhu; karşılıklı güven, karşılıklı yarar, eşitlik ve danışma gibi temel ilkeleri içeriyor. Medeniyetler çatışması, Soğuk Savaş ve sıfır toplamlı oyun zihniyeti gibi eski kavramları aştığı iddia edilen kavramın yeni bir uluslararası ilişkiler türü ve akabinde yeni bir uluslararası sistem önerdiğini söylemek sanırım abartı olmaz.

Burada Çin’in önermiş olduğu Şanghay Ruhu, yeni bir uluslararası ilişkiler türü gibi kavramlar küresel hegemonya mücadelesi ve günümüzdeki ABD ile olan ticaret savaşları bağlamında okunduğu zaman, Çin’in özellikle ilk aşamada bölgesel ve daha sonra küresel bir hegemonik dönüşümü politik alanda ŞİÖ, ekonomik alanda ise One Belt One Road inisiyatifi ile başlattığı söylenebilir. Buna askeri güç anlamında bir perspektif katmak isteyecekleri, Çin’in askeri ve yapay zeka konusundaki çalışmalarını yoğunlaştırmasından anlaşılabilir.


Uluslararası sistemin nasıl bir yöne doğru gideceği, Çin'in ABD ile devam eden küresel hegemonya mücadelesinin nasıl evrileceği, bundan sonra atılacak adımların ve yapılacak hamlelerin hangi teorik zemin üzerinden anlaşılabileceği gibi sorular önemini korumaya devam edecek gibi görünüyor.


Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo