"Günlük Kişisel Gazete"

Blog Yazarı

Hussoloji, 2005 yılından beri blog yazmaktadır.

1.10.2018

Hegemonya Arayışından Stratejik Yanılgıya Çin’in Dış Politikasında Söylemsel Yapı


ABD ve Çin arasında süre gelen ticari savaşlar iki ülkenin dış politikasındaki söylemlere de yansıyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin BM’de ve ardından CFR’de yaptığı konuşmalar Çin diplomasisinin bir arayış ve kendisini anlatma derdi içerisinde olduğunu gösteriyor.

Çin’in dış politikası ile ilgili Temmuz 2018’de yazdığım yazıda “Çin, ABD ile devam eden hegemonik mücadelesinde uzun süre diplomatik yolları kullanmayı deneyecektir. Onlar için diplomasi "stratejik ilkenin detaylandırılmış hali" diyebiliriz. Sürekli detay ve müzakere. Şifre bu.” şeklinde yazmışım. Aslında Wang Yi’nin söyleşiler üzerine kurulu bu mekik diplomasisini de bu kapsamda değerlendirmek mümkün. Yi’nin özellikle CFR’da yaptığı söyleşide ilginç ve kritik tespitleri vardı.

“Çin’in Hegemonya Arayışı ABD’nin Stratejik Bir Yanılgısı”

Yi; CFR’daki sözlerine “Geçtiğimiz kırk yılda, her iki tarafın farklı sektörlerinden liderlerin ve insanların çabaları sayesinde, işbirliğimiz uzun bir yol kat etti, gelişmemizi hızlandırdı ve her iki ülkenin insanlarına fayda sağladı.” diye başladı. Ardından iki devlet arasında çeşitli şüpheler ve hatta sürtüşmeler meydana gelebileceğini ve bunun şaşırtıcı olmadığını söyleyen Yi; “Bu panik için bir sebep değil. Önemli olan, bu farklılıkların nasıl görülmesi, değerlendirilmesi ve ele alınması gerektiğidir.” diyerek sürekli diplomasinin altını tekrardan çizmiş oldu.

Konuşmasının belki de en önemli bölümü Çin’in hegemonya peşinde olmadığını söylediği bölümdü. “Çin'in, gelecekte hegemonya arayacağı ve hatta ABD liderliğine meydan okuyacağı, bu hegemonyayı yerinden etmek üzere olduğu çok ciddi bir stratejik yanılgıdır.” Bu stratejik yanılgı meselesi aslında ilk değil. Çin tarafı sürekli şekilde küresel bir hegemonya peşinde olmadığını vurguluyor. Ancak ABD; OBOR ve ŞİÖ gibi yapıların böyle bir gizil amaç taşıdığını düşünüyor. ABD’nin son yıllarda çıkan tüm ulusal güvenlik strateji belgelerinde rakip Çin.

“Çin ABD’ye Meydan Okumayacak”

Wang Yi konuşmasına şöyle devam ediyor “Çin'in tarihsel güçlerden farklı bir gelişme yolunu izleyeceğini çok açık bir şekilde söylemek istiyorum. Çin özelliklerine sahip bir yol. Bu, Çin'in hegemonyayı arayan güçlü bir ülkenin eski yaklaşımlarını tekrarlamayacağı anlamına geliyor. Çin’in Amerika’ya dönüşeceğini düşünmüyorum ve Çin; ABD’ye meydan okumayacak.”Özellikle ABD’nin yerini almayacak vurgusu tam da ticaret savaşlarının alevlendiği bu dönemde konjonktürel bir okumaya tabi tutulmalı diye düşünüyorum.

Yi konuşmasının tam bu bölümünde şöyle bir örnek veriyor “Altı yüz yıl önce, Çinli denizci Zheng He, dünyanın en büyük filosunu Pasifik ve Batı Hint Okyanusu'na götürdü, otuz ülke ve bölgeyi ziyaret etti. Asla fethetmedi. Sömürgeci genişleme yapmakla meşgul olan Batılı güçler için bu düşünülemez ama Çin bunu yaptı." diyerek biz farklı bir yol izliyoruz vurgusunu sürdürüyor.

“Orman Yasasına İnanmıyoruz”

Wang Yi ayrıca konuşmasnda “…zayıfın güçlüye av olduğu ve kazananın her şeyi aldığı orman yasasına inanmıyoruz.” diyerek hem sert bir çıkış yaptı öte yandan liberal düzene de ciddi bir eleştiri getirmiş oldu. Ülkelerin birbirleriyle uyum içinde yaşayabilecekleri ve birbirlerinden öğrenebilecekleri farklı bir dünyaya inandıklarını belirten Yi’nin konuşması “Tarih, biri diğerine kendi sistemini empoze edilmesinde ısrar ederse, büyük olasılıkla bunun işe yaramayacağı ve hatta felaketle sonuçlanacağını göstermiştir. Çin başka modelleri almayacak ve kendi modelini de kimseye dayatmayacak.” diyerek çok eleştirilen Çin devlet sistemi konusundaki yorumlara da sert ancak diplomatik sınırlar içerisinde bir cevap veriyor.

Güney Çin Denizindeki Çin adalarının ve resiflerinin yasadışı bir şekilde işgal edildiğini belirten Yi; bu konuda bölgesel bir konsensüs içerisinde hareket edeceklerini bir kez daha tekrarlamış oldu. Burada bulunan askeri tesislerin savunma amaçlı olduğunu belirterek militarizasyonla hiçbir ilgisi olmadığını söyledi. Ayrıca Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik iddialarının hiçbir zaman değişmediğini yeni bir şey söylemediklerini belirtti. Terörle mücadele konusunda küresel kampanyanın önemli bir üyesi olduklarını belirten Yi; “Afganistan, Irak ve diğer ülkeler ile barış görüşmelerinin teşvik edilmesi için ABD ve diğer çok taraflı işbirliği mekanizmalarına derinden bağlıyız. Çin ile ABD arasında terörle mücadelede ve terörün finansmanını önleme konusunda etkili işbirliği ve bilgi paylaşımı var.” diyor.

“Uluslararası Sistem % 100 Etkili Değil”

Rusya ile ilişkilere de değinen Yi, bunun son derece normal olduğunu ve başka ülkelerle de askeri tatbikatlar yaptıklarını belirterek Çin’in mevcut uluslararası sistem içerisinde hareket edeceğini söyleyen Yi, “ancak bu sistem %100 etkili değil. Amacımız sistemi değiştirmek değil, reform yapmak.” dedi.

Çin’in Sincan bölgesinde olan şeylerin Çin’in iç işleri olduğunu tekrarlayan Wang Yi; “Çin anayasasına göre hareket ediyor ve din özgürlüğüne saygı gösteriyor. Bölgedeki terörist olaylar, Müslümanların da masum hayatlarına zarar verdi. Hükümet, bölgenin daha istikrarlı hale gelmesine, yasa ve düzeni korumaya yardım etme sorumluluğunu yerine getiriyor. Ne yapılması gerektiğini yapıyoruz. Artık daha fazla terörist saldırısı yok.” dedi.

Çin’in Afrika’daki durumu hakkında gelen sorulara da cevap veren Yi; “Afrika ülkelerine yardımcı oluyoruz, irademizi dayatmıyoruz. Neye ihtiyaç duyduklarını görüyoruz. İnsanların büyüttüğü borç tuzağı sorunu açısından, bu projelerin sosyal ve ekonomik açıdan uygun olmasını sağlamak için Afrika ülkeleriyle çalışıyoruz.” diyerek yapılan eleştirilerin yersiz olduğunu belirtti.

“Bulanık Söylem İnşacı Pratik”


Çin diplomasisinin bu sözleri ve yine medyada yer alan birçok yorum aslında aynı minvalde ilerliyor. “Çin’in bir küresel hegemonya hedefi yok ve bu şekilde yapılan eleştiriler yersiz.” Ancak söylem ve pratiğe bakıldığında farklı bir inşa çabası görmek mümkün. Çin'in Jinping dönemindeki dış politikasını anlamak için Kemer ve Yol İnisiyatifi (BRI), Asya Altyapı ve Yatırım Bankası (AIIB) ve Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığın (RCEP) iyi anlaşılması gerekiyor. Bu inisiyatiflerin hem fikri hem de politik amaçlarının analiz edilmesi elzem. Hatta bu girişimlerin Çin'in Asya'daki ve ötesindeki rolünü nasıl etkileyebileceğine dair sorular sormak lazım. Bu nedenle Çin’in “bulanık söylem stratejisinin” ABD ile var olan ticaret savaşında pazarlık diplomasisinin bir parçası olduğunu söylemek mümkün. Aksi takdirde Çin’in bölgesel hegemonya hedefinde olan orta büyüklükte bir güç olduğu argümanını kabul etmek gerekecektir.
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Hussoloji | Powered by Blogger Design by ronangelo