Hakkımda...

2005 yılından beri çeşitli platformlarda yazıyorum. Blog hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır şiarından yola çıkarak bugüne kadar geldik. Alternatif köşe yazarı konseptini devam ettirmekle beraber bundan sonra yeni blog yazarı arkadaşlar da özgün blog yazılarıyla burada olacaklar...

Bana göre blog?...

Yüzlerce yıl önce doğrudan demokrasinin yaşandığı sitelerde insanların meydanlarda yaptığını bizler şimdi sanal alemde gerçekleştiriyoruz. Belki fikirlerimiz ve yazılarımız siyasi sürece büyük bir etkide bulunmuyor ancak süregelen konularda görüşlerimizi belirtmemiz demokrasinin olgunlaşmasına hizmet edecektir…

Bir Penaltının Hikayesi

Ankaraspor 2-2 Fenerbahçe 

Ankaraspor maçı Fenerbahçe için son derece önemli bir maçtı… Medyanın büyük bir kısmı bu maçta Fenerbahçe’nin puan kaybedeceğinden dem vuruyor ve Chelsea maçının yorgunlugunun bu maçta ortaya çıkacağını yazıp çiziyorlardı…

Fenerbahçe maça yine bundan önceki maçlara benzer bir oyun düzeni ile çıktı. Chelsea maçında olduğu gibi Semih yine ilk 11’de başladı.

Kazım sağda, Deivid solda ve Aurelio-Maldonado çift ön liberosu ile maça iyi de başladık. Henüz 7. dakikada Ankaraspor savunmasının kafasının karıştığı bir anda Alex’in akıl dolu golü ile öne de geçtik…

Fakat ondan sonraki dakikalarda Hani Chelsea’nin İngiltere’de yaptığı gibi “nasıl olsa bu gol bize yeter” diyerek geri çekildik. Vederson, Deivid ve daha birçok futbolcu kötü performans sergilemeye başladılar…

32. dakikada defansımız tarafından uzaklaştırılamayan topu Tita, Hamilton’a çıkarınca ona da sadece dokunmak kaldı. 1-1…

Bu dakikadan sonra Fenerbahçe biraz daha baskılı oynar diye düşünsek de aynı futbol devam etti. 57. dakikada sağ kanattan kazanılan korneri Alex kullandı. Alex’in ceza sahasının dışına doğru çıkardığı topa, Vederson yaklaşık 35 metreden sert vurdu. Yere de çarparak falso da alan top, Ankaraspor ağlarına takıldı; 1-2…

Bu golden sonra rahatladık, Bu arada oyuna kronik problemleri olan Kezman dahil oldu. 88. dakikada Alex ile verkaça giren Kezman, ceza sahası sol köşesinde Risp’ten sıyrılmak isterken, Risp meşin yuvarlağa eliyle dokundu. Maçın hakemi, penaltı noktasını gösterdi.

Şimdi burada takımın penaltıcısının Alex olduğunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Pozisyonda ne oldu peki? Kezman, penaltıyı ben atacağım diye tutturdu ve topu gökyüzüne gönderdi. Kaçırılan penaltının sorumlusu kim peki? Önce Zico sonra da Alex…

Bu takımın teknik adamı kenardan bağırıp penaltıyı kimin atacağını belirlemek zorunda. Halı saha maçı değil bu! İkinci olarak Alex’in orda inisiyatifi ele alıp “kardeşim bu takımda penaltıları ben atarım” demesi lazım…

Zaten söz konusu pozisyonda Alex muhteşem bir asist yapmasına rağmen topu kontrol edemeyen bir Kezman var karşımızda…

90+5′te  Ceza sahamıza gönderilen topta De Nigris kafayla meşin yuvarlağı Mehmet Yılmaz’ın önüne indirdi. Mehmet Yılmaz, ceza sahasından yaptığı vuruşla Ankaraspor’un beraberlik golünü kaydetti; 2-2.

Maçtan sonra da Zico’nun “keşke penaltıyı Alex atsaydı” türünden açıklamaları…Gerçekten yazık…


Etiketler: , , , , ,

Bunu Okuyan Bunları da Okudu

2 Responses to “Bir Penaltının Hikayesi”

  1. Tibet Says:

    Kezman’ın yapmış olduğu bu yanlış şampiyonluğuda etkiledi.. Bu kaçan penaltı çok şeye sebeb olabilir.

  2. ışıl Says:

    ben kezmanı çok seviyorum orada bi şanssızlık olmuş olabilir herşeyde kezmanın üstüne yüklenmemek gerekir.o iyi bir futbolcudur. başarılarını bir hatadan dolayı silemeyiz fenerbahçe taraftarlarının kezmana karşı yaptığı davranışlarıda çok ayıplıyorum.fenerbahçe sen bizim herşeyimizsin.bu sene şampiyon olamasakda bizi çok mutlu ettik.kendi elimizle şampiyonluğu verdik.

Leave a Reply

Sponsor

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

MailEkle

    Mail Adresinizi Ekleyin:

    Yazılar mail adresine gelsin...

BlogYazarlarımız

SonYorumlar

EtiketBulutu

PopülerYazılar

BlogLinkleri

RastgeleYazılar