“Dünya sizindir…” felsefesi Amerikan rüyasının repliğe dökülmüş hali olarak tanımlanabilir. “Scarface” filminde anlatılan bu ağır hikaye de bu felsefe üzerine kurulmuş. Al Pacino, Tony Montana olarak Küba’dan Amerika’ya gelen bir göçmeni harika bir şekilde canlandırmış. Bir Brian de Palma klasiği olan “Scarface” bana göre en iyi gangster (ya da mafya) filmlerinden birisi…
Son günlerde her gün en azından bir kaç film izlemeye çalışıyorum. Bunlar arasında eskiden zevkle izlediğim filmler de var. Tarantino’nun Pulp Fiction’u (Ucuz Roman) bunlardan sadece birisi…
Bir dönem Türk Sinemasını saran western sinemasının etkileri bir süre devam etmiş. Cüneyt Arkın’ın yanı sıra Kemal Sunal’ın da bu tür içerisinde verdiği ilginç bir örnek Umudumuz Şaban isimli film…
Filmde, her biri farklı bakış açılarına sahip sekiz yabancı, ABD başkanına yapılan suikast girişiminin ardındaki gerçeği bulmaya çalışıyor… Harika bir montaj ürünü olduğunu belirtmem gerekiyor. İşin esprisi aslında filmin kurgulanmamış olması… 8 Farklı bakış açısını 8 küçük filmcik gibi izliyorsunuz…
Bu sahneyi sanırım herkes hatırlar…Sezercik’in oynadığı “Küçük Mücahit” filmindeki “rum çetecilerin” lideri olarak lanse edilen Turgut Özatay’ın “vuracaiiiz onlari” diye haykırdığı sahne…
Bu sahneden sonra “kundaktaki bebekleri bile yaşatmayacaiiiz” diyerek ne kadar acımasız bir kişilik olduğunu ikinci defa kanıtlamıştır…
Pars Narkoterör dizisini ilk çıktığı günden beri takip ediyorum. Sürükleyici bir dizi ve dramaturjisi kendi içerisinde başarılı şekilde ilerliyor. Başlarda fazla önem vermedim ancak daha sonradan tüm bölümlerini internetten bir şekilde izledim… Şimdi de güncel bölümleri takip ediyorum… Osman Sınav yine başarılı bir iş çıkarmış gibi gözüküyor. Dizinin konusunun günümüz Türkiyesi ile birebir örtüşmesi de popülerliğini arttıran nedenlerden birisi…