Hakkımda...

2005 yılından beri çeşitli platformlarda yazıyorum. Blog hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır şiarından yola çıkarak bugüne kadar geldik. Alternatif köşe yazarı konseptini devam ettirmekle beraber bundan sonra yeni blog yazarı arkadaşlar da özgün blog yazılarıyla burada olacaklar...

Bana göre blog?...

Yüzlerce yıl önce doğrudan demokrasinin yaşandığı sitelerde insanların meydanlarda yaptığını bizler şimdi sanal alemde gerçekleştiriyoruz. Belki fikirlerimiz ve yazılarımız siyasi sürece büyük bir etkide bulunmuyor ancak süregelen konularda görüşlerimizi belirtmemiz demokrasinin olgunlaşmasına hizmet edecektir…

Fatih Terim ve Milli Takım

 


      Euro 2008 ile beraber bir Milli Takım mucizesi yaşadık. Ve bu mucize eşliğinde medya ile kavga eden, yayıncı kuruluş tarafından durmadan ekranlarda gösterilerek karizma yapan bir Fatih Terim söz konusu oldu. O kimilerinin deyimiyle imparator, kimilerine göre şansla giden bir takım yönetiyor. Peki Fatih Terim fenomeni nasıl açıklanabilir?

         Öncelikle sorduğum soruya yanıt vermekle başlayayım. Fatih Terim bir fenomen mi? Bu soruya çeşitli açılardan bakılarak cevap verilebilir. Son Avrupa Şampiyonasını izleyenler bu kadar çok eleştirilen (ki eleştirilerin büyük bölümüne katılmamak elde değil) bir teknik adamın yakaladığı bu başarıyı kesinlikle “şans” olarak değerlendirecektir. Ama Almanya maçına kadar üç maç arka arkaya oluşan şansın sürekliliği konusunda da bir takım değerlendirmeler yapmak gerekmektedir diye düşünüyorum…

         Sürekli ortaya çıkan bir şansın altında bitmeyen bir hırs, tükenmeyen bir azim ve çok çalışmanın yattığı tezi de ortaya atılabilir…

         Ki son günlerde medya Amerikalı kondüsyoncuları tartışmaya başladı. Medya’ya göre Amerikalı bu adamlar takımı mükemmel çalıştırmış ve bu kişileri Türkiye’ye davet eden Fatih Terim gerçekten çok yerinde bir iş yapmış. Medyanın bu anında söylediklerinin tersini söyleme huyu malesef Türkiye’ye özgü bir olay…

         Daha düne kadar yerden yere vurulan Fatih Terim ve Milli Takım bir anda azim, hırs ve çalışmanın göbeğinde bir takım olarak tanıtılmaya başlandı. Ama bu değerlendirme turnuvanın başında da yapılabilirdi. Bu spor medyası bu takımın antremanlarını izlemiyor mu? Bu kondüsyoncular ne zamandır takımda, o zamandan beri bu konu hakkında bir tek yorum okudunuz mu? Demek ki spor yazarlığı değil skor yazarlığı yapılıyor ülkemizde.

         Kim ne derse desin Fatih Terim yanlışları olsa da iyi bir Teknik adam…Herkes 3-5-2 oynarken Türkiye’de Galatasaray’a 4-4-2 oynatmaya çalışan ve ilk senesinde Chelsea’den 5 gol yiyen ama 4 sene içinde bir Avrupa Şampiyonu yaratan da Fatih Terim… Portekiz maçında 4-3-3 sistemini deneyen de o! Ama burdaki hatası bu tarz sistem değişikliklerinin böyle kısa ve önemli turnuvalarda yapılmaması gerçeğini es geçmesi…

         Oysa elemelerde bu sistemle başlayıp buralara kadar gelsek yine bir noktaya kadar anlayabiliriz ancak turnuva içerisinde yapılan bu deneme Portekiz maçında hüsranla noktalandı.

         Neyse ki o günler geride kaldı ve şu anda tüm dünya bizi konuşuyor. Almanya’ya yenilmiş olsak bile Milli Takımın buralara kadar gelmesi de bir başarıdır…

         Almanya maçı hafızalarda acı bir hatıra olarak kalacak ancak bir yandan da yapılan yanlışların bir daha görülmesini sağlayacaktır. Son dakikada maçı yine çevirmemize rağmen bir kaç dakika sonra golü yememiz işimizi inanılmaz derecede zora soktu…

         Şimdiki hedefimiz 2010 Dünya Kupası… Teşekkürler Milli Takım…


Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Bunu Okuyan Bunları da Okudu

Leave a Reply

Sponsor

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

MailEkle

    Mail Adresinizi Ekleyin:

    Yazılar mail adresine gelsin...

BlogYazarlarımız

SonYorumlar

EtiketBulutu

PopülerYazılar

BlogLinkleri

RastgeleYazılar