Fenomen Dergisi

fenomen dergisi Fenomen Dergisi

Bugün sizlere yıllarca öncesinin bir dergisinden bahsetmek istiyorum…Malumunuz Türkiye’de dergicilik sorunlu ve meşakkatli bir alan…


Dergi çıkarmak da zor ; onun yayınını sürdürmek de…


Fenomen Dergisi de “Bilinmeyenin Ötesinde ve Yeni Çağda:Fenomen” diye yola çıkmış ve Türkiye’de pek bilinmese de önemli bir kitleye hitap etmiş spesifik bir dergiydi… Editör M. Ata Nirun önderliğinde bir dönem milliyet dergi grubundan çıkmış…


Yukarıdaki resimden de görebileceğiniz gibi , derginin konusunu; ilginç araştırmalar ve konular oluşturmakta…Cinler,Ruh,Ufolar,Bilinmeyen Şeyler gibi konular üzerinde yoğunlaşan derginin , öbür boyutlardan haber veren varlıklarla ilgili yazılarına bile rastladım… (12 Aralık 2006-http://hussoloji.blogcu.com)

Bu yazıyı yazdığım diğer blogumdaki yazıya bir çok yorum geldi. Birçok kişi benim gibi bir dönem Fenomen dergisini iyi bir şekilde takip etmiş. Yorum yazanlardan Galaktikinsan fenomen dergisinin neden yayından kaldırıldığı ile ilgili çarpıcı bir yorum yapmış. Onu da aşağıya alıyorum:

“Merhaba, Size iyi günler diler, sorunuzun cevabını vermeye çalışayım. Hüseyin Bey Kardeşim, Blogunuzda “FENOMEN” dergisinin hakkında yer ayırmışsınız. Çok güzel bir şeydi. Fenomen dergisi Okurlarını sanki bir yerde buluşturmuş gibi olmuşsunuz.

Fenomen Dergisi Türk kültüründe, İslam Kültüründe, Parapsikoloji kültüründe , çok önemli katkıları olmuş  süper bir dergidir. Sıradan bir Kurgu Bilim dergisi değildir. Bu derginin kıymetini, Muhiyddin-i ARABİ, Mevlana Celaleddin RUMİ ve NOSTRADAMUS, yada Dr.Bedri Ruhselman, Don ELKİNS,  Eric Von DANİKEN ve Ata NİRUN gibi şahsiyetler bilir, anlar,yorum yapabilirler.

Çünkü ismi geçen değerli Alim Araştırmacılar, Kendileri, bir Din adamı ötesinde, gerçek birer Parapsikolog gibi çalışmışlardır. İnsanlara ölümlerinden sonra değerli eserler bırakmışlardır.Bunların bir kısmı halen yaşamaktadır. Eserlerinde, Dünya İnsanlığının uğraştığı manevi ve maddi sorunlara, Fizik ve Psikoloji ötesi çözüm yolları göstermişlerdir. Dünyanın bilinmeyen uzak geçmişine ve bilinmeyen yakın geleceğine ait ip uçları vermişlerdir. Sizin anlayacağınız. Bu iş Helva yapmak gibi örneklenebilir. Yani, Un var, yağ var ,şeker vardı (ip uçları, şahitler,birbiri ile uzlaşan ortak noktalı belgeler vardı.) Fakat bu malzemeleri birleştirip güzel tatlı bir helva yapacak usta yoktu. Günün birinde Ata Nirun Fenomen dergisi Araştırmacısı belki böyle bir Helva Ustası çıkabilir diye, 1995-1996 lı yıllarda “Bilinmeyen” dergisini çıkardı.

Helva Ustası bu “Bilinmeyen”dergilerini ve daha sonrada “FENOMEN” dergisini okudu, Üzerine düşen misyonun farkına vardı ve, Ata NİRUN gibi, yukarda isimlerini zikrettiğim şahıslarda dahil olmak üzere 600 kadar ,değişik isimli Alimlerin görüşlerini bir araya getirip uzlaştırdı. Yıl 1996,yer Balıkesir.

Burada “DÜNYA İNSANLIĞININ TOPLAM ÖMÜR SÜRESİNİ ,BAŞLANGICINI VE SONUNU GÖSTEREN BİR ANA TAKVİMİ (ADEM TAKVİMİNİ) BULDU, DÜNYANIN GELECEĞİNİN TARİHİNİ YAZDI , KESİN BELGELERLE ORTAYA ÇIKARDI. KESİNLEŞMİŞ, ÇÖZÜMLENMİŞ TARİHLERİ KRONOLOJİK BİR SIRADA SIRALADI, GAYBA AİT HER TÜRLÜ GİZLİ SIRLARI, ORTAYA ÇIKARDI VE BUNU DİN ADAMLARINA, SİYASİLERE, YETKİLİ DEVLET ADAMLARINA GÖSTERDİ”

İşte bu ismini yazamayacağım şahıs, Fincancı katırlarını ürkütecek ve fincanları kıracak, Kültür devrimi yapacak bir tarihi buluşa imza atmıştı.

Ancak O şahsın kıymetini bilemediler. Çünkü Kadir kıymet bilen İnsanlar, Ondan maddi bir menfaatin kendilerine sağlanamayacağını biliyorlardı. Nerde menfaat varsa orada kadir kıymet bilinir. Bu işlerde en ugun şekilde, ancak siyasetle uğraşmakla olur. Alimler ise siyaset yapmazlar. Bilimsel düşünürler.

Hasılı, bir örnek daha verirsem olayı daha iyi anlarsınız.  Amerikalı bir Ekonomist bir Üst düzey Yetkili bundan bir kaç yıl önce şöyle bir şey demişti. Bilmem Televizyonda Haberlerde izledinizmi: “Birgün Adamın biri çıksa deseki; Amerika Birleşik Devletleri şu tarihte kesin yıkılacak,çökecek,mahvolacak,bitecek “ dese ve bunu da kanıtlamış olsa, geriye buna sadece, inanıp, inanmamak meselesi kalır. İşte herkes bunu ciddiye aldığında aslında o zaman Amerika batar demişti. Dünyadaki ekonomik küresel kriz başlamadan önce olmuştu şimdi bu korku kehaneti gerçekleşti. Sıra diğer çözülmüş kehanetin gerçekleşmesinde.

İşte Fenomen dergisi, ve benzerleri. 1996 yılında ortaya çıkan Adem Takvimini (7777 miladi yıl süreli) doğruladığı için kapatıldı. Aynı zamanda bu 7777 yıllık Takvimi bulan ve Dünyanın geleceğini önceden yazan Adamın kitabı da el altından yasaklandı.

Bilmem anlatabildimmi, hoşça kalınız, sorularınızı bekleriz.

Yorumu Yazan: Galaktikinsan

Şimdi bu yapılan yorumun sonunda fenomen dergisi okurlarının aklına takılan tek soru yorumunuzda bahsettiğiniz alimin kim olduğudur. Fenomen dergisinin yayından kaldırılma sebebinin bu olup olmadığını net olarak bilemeyiz. Belki Ata Nirun ile bir röportaj şansımız olsa bu konudaki gerçekleri daha net bir şekilde yazabiliriz…



Etiketler: , , , , , , , , ,

Bunlara da Bak!

Yorum (18)

 

  1. galaktikinsan diyor ki:

    Değerli, Hüseyin Bey, Sayın Fenomen Dergisi Okurları,
    Merhaba, sevgi ve en iyi dileklerimi sunarım.
    Daha önceki yorumlarımda Fenomen Dergisinin neden yasaklandığını kapandığını yazmıştım.Elbette bunun en doğru cevabını Sayın Ata NİRUN Hoca bilir. Biz sadece bir yaklaşım yaptık. Önceki yorumumda, 03.Mart.1996 tarihinde Balıkesirde bulunan bir  Tarih Araştırmacısı, Kuranı Kerimde mevcut bulunan “TEKRARLANAN  YEDİLER MUCİZESİ” ndeki  7777  rakamını gördü ve onun hikmetini araştırdı. bu 4 tane 7 rakamının Yüce yaratıcı tarafından Kurana neden yerleştirildiğini ,sorguladı 10 yıl araştırdı. Basit bir rakam gibi görünen bu 7777 rakamının  hiçde basit olmadığını, anlam bakımından ve sır bakımından Kuranı Kerimin en önemli, en büyük Suresinin bir ayeti olduğunu (Hicr Suresi-87. ayet) anladı. Kuranı kerimin en büyük iki şifresinden biri idi.
    Kuranı Kerimin diğer ilk keşfedilen şifresi Müddesir suresinin 30. ayetindeki (19 mucizesi) idi.Dr. Reşat Halife bunu daha önceleri duyurmuştu.(19 mucizesi) Kuranın Allah tarafından orjinal olarak hz.Muhammede indirildiğini, Hz. Muhammed (a.s) tarafından kafadan uydurularak yazılmadığını, Sahibinin Allah olduğunu,ve onun gibide kimsenin yazamıyacağını, göstermek için ,Allah celle celalehu,Velid bin Mugire ismindeki bir Arap Şairine, Kuranın özel bir tasarımla yazılıp şifrelendiğini ,19 rakamının da bunu ispat ettiğini göstermek için belirtilmişti. 19 rakamı Allahın bir olduğunu gösteren bir şifre özelliği taşıyordu.Yıllar önce Ata NİRUN bunu Bilinmeyen dergisinde yayınladı.
    Allahın Kuranı kerimi orjinal olarak ,tasarlayıp tasarlamadığını, yazıp yazmadığını ispat etmek Din adamlarının görevi idi. Allahın yazdığını,Hz. Muhammedin bunu uydurmadığını,Günümüzdede Velid bin Mugire gibi,Kurana şüphe ile bakanlara rastlarız. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığının böyle bir durumdan kendine vazife çıkarıp, bunu Dr. Reşat HALİFE  gibi ispat etmesi mümkün değildi.( İnanan inanır,inanmayan inanmaz ) gerisi bizim işimiz değil diyerek ,Kuranın bu iki büyük şifresini ve diğer küçük ölçekteki bir çok şifreleri görmemezlikten geldiler.İlim Kıskançlığı içinde hareket ettiler. İlim sahibi Kuran Araştırmacılarına dedilerki, “Kardeşim sen Allahmısın?, Peygambermisin,?,Allah kimseye hatta Hz.Muhammede bile Kuran Şifresi vermemiş,Gizli sırlar adı altında geleceğe ait müjdeler yani Kehanetler bildirmemiş, sen kendini ne zannediyorsun, Dinden çıkmış olmak istiyorsan, sen kendi mesleğini icra et, bu konulara sen girme”  diyerek, Din Araştırmacısı Alimlerin önünü kestiler. Gerektiğinde Siyasileride kullanarak tehdit ettirdiler, gayri meşru yoldan yazılarının yayınlanmasını engellediler. İslam Şifre İlmi Yazarı: Şeyh Muhiyddin ARABİ,  Nostradamus, ve Dr.Bedri ruhselman gibi adamların Halka açıklama yapmalarına engel oldular. Fenomen Dergisi yazarı Ata NİRUN’ u da benzer şekilde engellediler. İslam Dininde bazı yanlış hurafeler sonradan sokulmuştu bunların ayıklanması, tabuların yıkılması, ilmin ön plana çıkartılması gerekiyordu. İşte şimdiye kadar böyle 600 kadar Gelecek uzmanı Araştırmacıların ortak yönlerini araştıran bir Müslüman Türk Araştırmacısı, önceki araştırmacıların izinden giderek ” MAHŞERİN  HABERCİLERİ” Adlı bir Şifre çözüm kitabı yazdı.Tıpkı Muhiyddin ARABİ nin “İlmi Cİfr” kitabı gibi, yada Nostradamusunu “Yüzlükler” adlı kehanet şiir kitabı gibi. Adını,neci olduğunu resmen bildirdi, hiç bir şeyi gizlemedi ama bunun çok zararını gördü. Artık bu kondaki misyonunun bittiğine inandı,hiç bir şeye karışmıyor. Dünyanın geleceğini ve bilinmeyen gizli geçmişini,kaderimizi ortaya çıkarmıştı. Şimdilik hoşça kalın.ilerde ihtiyaç olursa yine yazarız.

    galaktikinsan@mynet.com

  2. hussoloji diyor ki:

    Yorumunuz için teşekkürler…

  3. Gokdere66 diyor ki:

    Çok ilginç, bu dergiyi şu ana kadar ne duymuşluğum var ne de okumuşluğum. Galaktikinsan’ın yorumunda geçen geleceği bilme ya da kehanet gibi kavramlar kafa karıştırıcı. Benim bilgime göre gelecekte ne olacağını Allah’tan başka kimse bilemez. Biz sadece kaza ve kadare inanırız. Kader Allah’ın olacak olayları önceden bilmesi, kaza ise bu olayların gerçekleşmesidir. Kader konusuda çok hassas bir konudur. Velhasıl Kelam, ben kimsenin gelecek hakkında bir şey bilmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum.

    Öte yandan derginin kapatılması ya da bu tür işlerle uğraşanların önünün kesilmesi tabiki kötü bir şey. Fikir hürriyeti şu zamanda halaa sağlanabildimi emin değilim.

  4. galaktikinsan diyor ki:

    GALAKTİK  İNSANDAN  GÖKDERE66 RUMUZLU SİTE İZLEYİCİSENE  MESAJ

    Merhaba Sayın Kardeşim,saygılarımı sunar,affınıza sığınarak,sizi eleştirmek maksadı ile değilde,aydınlatmak amacı ile cevap vereyim.

    Fenomen Dergisi ile ilgili yorumlarımı,yayınlayan Sayın site yöneticisine teşekkürlerimi sunarken, sizede kısaca bilgi vereyim.

    Önceden “BİLİNMEYEN”  daha sonrada, “FENOMEN” ismi ile yıllar öncesinden yayınlanan bu Parapsikolojik dergileri, bir kaçtanesini okuyabilme fırsatı bulabilseydiniz. Eminim hayata bakış açınızda,değişiklikler olmaya başlayacaktı.

    Bende 14  yıl önceden  bu dergileri okumaya başladım. Hayata başka türlü bakmaya başladım. Atalarımızın,dedelerimizin yada ebeveynlerimizin din adamlarımızın bize eğiterek bilgi verdikleri, pek çok  konuda onların yanlışlarını,doğrularını ve eksikliklerini görmeye başladım.
    Bu ilmi bakış açısı,ölçütü kazanmaya başladığımızı gösteriyordu. Dogmatik ,gizemli metafizik konulara,Bilimsel izahlar gerekiyordu.Dogmatik (Dayatıcı,izah etmeyen,ispat göstermeyen,ikna etmeyici, şüpheye düşürücü,isyan ettiren,gizlice insanları imtihan eden) kavramlara gizli sırlarının ,ilahi hikmetlerinin (her torlu soruya göre bir cevabı bulunan) insanın kendi özgür iradesi ile bir cevap arayıp,gizli olayları çözümlemesi ve inançlarımızı rast gele değilde,belli bir mantık çerçevesinde  güçlendirmemiz gerekiyordu.

    Yüce Allahı Hikmetlerini ve kendimizi daha iyi tanımamız gerekiyordu. İşte bu hususta Din Adamlarımız  böyle düşünmediler.

    Bu konularda,  hep dogmatik inancı savundular. Dogmatizmin anlaşılmasınıda yasakladılar. Yani Yüce Tanrı ve Hikmetleri anlaşılması gerekmeyen ,Hocalarımız tarafından ,kendi istekleri doğrultusunda yönlendirilen ,öğretilere şartlanmamızı istiyorlardı. Halbuki yüce Allah ise,Tüm Din adamlarının tersine, akıl ve mantık yürüterek eldeki bilimsel ip uçlarından, Efsanelerden,Hikayelerden, masallardan, bireysel şahit olunan doğa üstü olaylardan (Fenomenlerden) hatta (İncil, Tevrat, Zebur, Kuranı nKerim) gibi kutsal kitaplardan, Peygamberlere ait kutlu sözlerden, yani geleceğe ve geçmişe ait müjdeli haberlerden (Kehanetlerden) yararlanmamızı, özgür irademizle sorgulamamızı istiyordu.
    Böylece Yüce Allah kendisinin ve giz (sır) dolu hikmetlerinin daha iyi anlaşılmasını istiyordu.

    Böyle olmasına rağmen dindar geçinen Din adamları, Tanrı iradesinin hep tersine hareket ettiler. Günün birinde  Bir Müslüman Türk vatandaşı ezberletilen dogmaları aşarak,bilinç altı ,atom altına hitap eden, ne kadar soyut gizli meta fizik gizli gerçeklikler varsa hemen hepsini çözdü, ortaya çıkardı.
    (1996-2003) yılları arasında ,bu araştırmalarını “MAHŞERİN HABERCİLERİ” isimli kitabında yayınlama çalıştıysada ,engellendi. O şahısta ,bunun üzerine 2003-2006 yılları arasında internette web sayfası,özel bir site açtı. 15000 izleyiciye bilgi verip,tehditler sonnucunda sitesini kapatmak zorunda kaldı.

    Geleceğin Tarihini kutsal kitaplardan, Peygamber hadislerinden ve Alimlerin önceki müjdelerinden=kehanetlerinden düzenlemişti.

    Hoşça kalın sevgi ve saygılarımla

    galaktikinsan@mynet.com

  5. galaktikinsan diyor ki:

    SEVGİLİ  GENÇLER !,  SİZLERİ, (HUSSOLOJİ BLOGCU.COM) İSİMLİ SİTEMİZİ OKUMAYA,  YORUMLARI DEĞERLENDİRMEYE DAVET EDİYORUZ.DEĞERLİ YORUMLARINIZI VE SORULARINIZI BEKLİYORUZ.

    ÖZELLİKLE, SİTEMİZE  PARAPSİKOLOJİK   FENOMENLER (UFOLAR,UZAYLILAR,RUHLAR, ŞEYTANLAR,CİNLER,MELEKLER, HATTA ALLAHIN YÜCE SIFATLARININ GİZEMLERİ HAKKINDA ,EVRENİN SIRLARI HAKKINDA , RA FELSEFESİ, REENKARNASYON YENİDEN DOĞUŞ GERÇEĞİ, KARMA FELSEFESİ HAKKINDA, MAKRO KOZMİK İMTİHAN FELSEFESİ HAKKINDA ,MEHDİ VE MESİH GERÇEĞİ,DECCAL,YECÜC-MECÜC GERÇEĞİ, ZULKARNEYN GERÇEĞİ KIYAMETİN 10 BÜYÜK ALAMETİNİN KESİN TARİHLERİ HAKKINDA, BÜYÜK VE KÜÇÜK KIYAMETLER NEDİR? NE ZAMAN OLACAK?

    (PSİKOLOJİ ÖTESİ,ALTERNATİF  METAFİZİK PSİKOLOJİ) ALANINDA  UZMAN OLAN  GALAKTİK İNSANLA  SOHBET ETMEYE DAVET EDİYORUZ.

    UZMANIMIZ,  DÜNYANIN (m.s. 1986-2203)  YILLARIARASINDAKİ  GELECEĞİNİANLATMAK  İSTİYOR. FALA BAKMIYOR, BİLİMSEL VE DİNİ KAYNAKLARIN , UZLAŞTIĞI ORTAK NOKTALARIN  BELGE VE İSPATLARINI, ÇÖZÜMLÜYOR. BU KONUDA DAHA ÖNCE ,”MAHŞERİN HABERCİLERİ” İSİMLİ ESERDEN  OKUYARAK ,BİLGİ SAHİBİ OLAN BİR KİŞİDİR. BU ESERİN DÜNYADA  YAYIMLANMIŞ KİTAP ŞEKLİNİ BULAMAZSINIZ. 2003-2005  YILLARI ARASINDA İNTERNETTE YAYIMLANMIŞ WEB SAYFASI NOTLARINDAN DERLENMİŞ  HALİNİ ,ANLATACAKTIR. ESERİN SAHİBİ ,BU KONUDA BİR ŞEY BEYAN ETMİYOR,ANCAK , SİTEMİZ TARAFINDAN YAYIMINA İZİN VERİYOR.

    İRTİBAT ADRESİ: galaktikinsan@mynet.com

  6. galaktikinsan diyor ki:

    sayın okuyucular ,tarafsız yorumumuzu kaçırmayın.

    03.03.1996  TARİHİNDE ORTAYA ÇIKTIĞI HALDE ,HALKIMIZDAN  VE DÜNYA  KAMUOYUNDAN  GİZLENEN ACI GERÇEKLER

    DÜNYANIN YAKIN GELECEĞİNİ ANLATAN  218  YILLIK GELECEĞİN TARİHİ YAZILDIĞI HALDE , BU SIRRIN ÜZERİNİ KAPATTILAR.

    KUTSAL DİN KİTAPLARININ ORTAK NOKTADA BİRLEŞTİĞİ ŞOK EDİCİ  UYARICI MESAJLAR, KASITLI OLARAK DİKKATE ALINMADI.  HERKES  YALAN -DOĞRU BUGÜNE KADAR HERŞEY KONUŞULDU, HER KONU GÜNDEME SIRA İLE YERLEŞTİ.
    DÜNYAMIZIN  BİTEN ÖMRÜ VE KAPIMIZA DAYANAN KIYAMET GÜNÜ GERÇEĞİ,DÜNYANIN BİNLERCE YILDIR BEKLENİLEN KORKUNÇ SON GERÇEĞİ GİZLENDİ.
    YÜCE ALLAH DÜNYA İNSANLIĞINI, BİLİM ADAMLARI VASITASI İLE ,1981 YILINDAN BERİ ,KORKUNÇ KIYAMETİN GERÇEK TARİHİNİ BİLDİRMEYE  ÇALIŞTI, AMA HİÇ BİR ALLAH KULU, İNANDIKLARI ALLAHIN BU UYARISINA KULAK VERMEDİ.
    İNANDIKLARI ALLAHA  KARŞI SAMİMİYETSİZLİK VE NANKÖRLÜK YAPTILAR, HATTA İNKAR EDİP, GÖRMEMEZLİKTEN GELDİLER, DUYMAMAZLIKTAN GELDİLER. BU UYARIYI YAPAN ALLAHI, UYARIYI KEŞFEDEN ALİMİN HAYALİ TANRISI ZANNETTİLER, KENDİ TANRILARI, KENDİLERİNDEN RAZIYMIŞ GİBİ, KENDİLERİNİ UYARMA İHTİYACI DUYMAYACAĞINI İDDİA ETTİLER.

    UYARI MESAJINI KEŞFEDEN ALİMİN HAYALİ TANRISINI VE UYARISIN TEST ETMEYE  BAKTILAR. YANİ O KİŞİNİN TANRISINA ADETA MEYDAN OKUDULAR. BAKALIM  ZAMAN GEÇSİNDE O ALİMİN VE TANRISININ YALANLARI , HEZEYANLARI ORTAYA ÇIKSINDA GÜLELİM DİYE BEKLEDİLER.

    AMA MALESEF, HERKESİN KAFASINDA KENDİNE GÖRE KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN , KENDİ YAPTIKLARINI BEĞENEN ,KENDİLERİNİ CENNETE GÖTÜRECEK SÖZDE BİR TANRILARI VE PEYGAMBERLERİ, KUTSAL KİTAPLARI VAR.  AMA  DÜNYADA NE KADAR İNSAN VARSA  O KADAR TANRI VE O KADAR PEYGAMBER VAR,  İZAFİ OLARAK.

    YANİ ORJİNAL BİR TEK TANRIYA KARŞI ,7 MİLYAR TANRI, 7 MİLYAR PEYGAMBER,7 MİLYAR KUTSAL KİTAP VAR, HEPSİDE BİRBİRİNDEN FARKLI. HERKES KENDİ ÇAPINDA HAKLI. AMA KİMSE HAKSIZ OLMAYI ÜZERİNE ALMIYOR.
    HERKES KENDİ AKLINI DAHA YÜKSEK BULUYOR, BAŞKASININKİNİ ÖNEMSİZ GÖRÜYOR.
    İŞTE BÖYLE BİR  DURUMDA  7583 YIL GEÇTİ. 2011 YILINDAKİ KÜÇÜK KIYAMETE VE 2203 YILINDA YAŞANACAK OLAN BÜYÜK KIYAMETE GELDİK. DÜNYADAKİ 22 MİLYON YAHUDİ BU YAKLAŞAN KIYAMET  GERÇEĞİNİ BİLİYOR VE  AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETİNİN  MADDİ ZENGİNLİKLERİNİ KULLANARAK, GÜNEY VE KUZEY KUTUPLARIND YER ALTINDA  36 TANE ÖZEL SIĞINAKLAR İNŞA ETTİLER.

    YAKLAŞAN BU TEHLİKEYİ CİDDİYE ALDILAR. AMA BENCİL DAVRANDILAR, ART NİYETLİ DAVRANDILAR. BAŞKA MİLLETLERİ BU KONUDA UYARMADILAR. İSTİYORLARKİ, EĞER 2011 YILINDA  EĞER BEKLENİLDİĞİ GİBİ BİR, ” İKİNCİ  NUH TUFANI ” OLAYI YAŞANACAKSA DÜNYA SULAR ALTINDA KALACAKSA,İNSANLIK YOK OLACAKSA, İNSANLIK DAHA ÖNCE NASIL HZ. NUHUN GEMİSİNE BİNENLERDEN TÜREDİYSE, AYNEN BUNUN GİBİ, ÖNÜMÜZDEKİ ALTIN ÇAĞDA YADA YENİ ÇAĞDA İNSANLIK , YER ALTINA ÖZEL SIĞINAKLARA  SAKLANABİLEN  VE TÜM İHTİYAÇLARINI ÖNCEDEN STOKLAYABİLEN  BU YAHUDİLERDEN VA AZ SAYIDA HİRİSTİYANLARDAN TÜRESİN ÇOĞALSIN VE YENİ KURULACAK DÜNYADA HİÇ MÜSLÜMAN BULUNMASIN DİYE.

    MÜSLÜMANLARIN , SAKAT İNANIŞLARINI DEVAM ETTİRMELERİNİ, BU KONUDAKİ ARAŞTIRMA SONUÇLARINI , DİKKATE ALMAMALARINI ÖZELLİKLE EMRETMEKTEDİRLER,  MÜSLÜMAN YÖNETİCİLERE.
    ANCAK ALLAHÜ TEALA YAHUDİLERİN VE HİRİSTİYANLARIN ART NİYETLİ ,BENCİL VE MPERYALİST PLANLARINI BOŞA ÇIKARACAKTIR. FAKAT CAHİL KALAN TÜM MÜSLÜMANLARIDA ONLARLA BERABER CEZALANDIRACAKTIR.
    YENİ ÇAĞDA, ALTIN ÇAĞDA BU GÜNKÜ MEDENİYETİN ZERRESİ KALMAYACAKTIR. HERŞEY 2000 YIL ÖNCESŞİNDEKİ GİBİ OLACAKTIR. HERKES ACINACAK BİR DURUMDA, YENİDEN YAŞAM İMTİHANINA  TABİİ TUTULACAKTIR. HALKDAN BUGÜNE KADAR DİN GERÇEKLERİNİ GİZLEYENLERDEN VE SAPTIRANLARDAN,İSTİSMAR EDENLERDEN ALLAH HESAP SORACAKTIR. BÜYÜK YIKIM GÜNÜNE 2 YIL KALDI. ZAMAN SAATİ GERİYE DOĞRU SAYMAYA 13 YIL ÖNCE BAŞLAMIŞTI.
    GERİYE İKİ YILLIK DÜNYA ÖMRÜ KALDI. DÜNYA NÜFUSUNUN YARISI İKİ YIL İÇİNDE ÖLMEYE YOK OLMAYA HAZIR OLSUN.

    İNSANLIK VE TÜM YÖNETİCİLER BU KORKUNÇ AKİBETİ HAK ETTİLER. 7583 YILDIR ÖLDÜĞÜ SANILAN TEK TANRI ÖLMEDİĞİNİ İSPAT EDİYOR. ALAMETLERİ GÖRENLER BİZE HAK VERECEKLERDİR.

    galaktikinsan@mynet.com

  7. galaktikinsan diyor ki:

    Sayın  site yöneticisi Hüseyin Bey,
    Merhaba,en derin sevgi ve saygılarımla sizi selamlarım. Göndermiş olduğum mailleri aldığınızı ve yeni mailler beklediğinizi yazmışsınız. Sizin anlayabileceğiniz  şekilde  ,”MAHŞERİN  HABERCİLERİ” kitabından bahsedeceğim,
    ,Bu kitap dünya İnsanlığının uzun yllar öncesinden  Beklediği , Dünya İnsanlığının Kader Kitabıdır.Kuranı Kerimde bir kader Kitabıdır. Mahşerin Habercileri kitabı,Levhi mahfuz denilen gizli kader Tabelasındaki İnsanlığın kaderini açıklar. Kuran da,Levhi Mahfuzun özetidir. Ancak şifre anahtarı ile Kuranı anlayabiliriz. Kuranın tekrarlanan Yediler şifresi, Kurandaki gizli kaderimizi okumaya yaradı. Yüce Allah Arşı Alada en yüce gök katında,yani en yüce ,en şeffaf, en ruhani Alem olan 9. gök katına yakın bir yerde, mevcut bulunan Tüm kader kitaplarının anası olan,”levh-i  mahfuz” isimli bir kader kitabı yarattı.

    Bildiğimiz normal kitap gibi bir şey değil. Tüm evrenlerdeki, canlıların ,Allah kullarının hayat hikayelerinin film senaryosunun yazıldığı, bir Film Stüdyosu yada Film Platosu gibi süper büyüklükte ,bir makinanın ,bir Bilgisayar gibi bir nesnenin ,evrenimizin kaderine ait, yaşam kayıtlarını (CD) leri muhafaza ettiğini biliyormuydunuz.

    İşte her canlının bir yaşam öyküsü tasarlanmış burada, ruhlar sırası geldiğinde,kendisi için biçilen, tasarlanan, planlanan, hayat filmi senaryosuna göre, tespit edilen her hangi bir dünya gezegeninde, enkarne olarak, yani ete kemiğe bürünüp,bedenlenerek, bir kimlik sahibi,etnik bir ırk ve önceden tespit edilen bir inanç toplumu içinde dünyaya getirilerek, yaşam imtihanına başlatılır.

    Kişiler dünyaya bebek olarak gözlerini açtıklarında ,ruhsal boyuttaki önceki durumlarını,önceki yaşam hikayelerini geride bırakırlar. Hiç bir insan ruhu ,ne için dünyaya geldiğini ve dünyada nasıl yaşayacağını, hangi dini ve etnik ırk kimliklerine sahip olacağını önceden bilemez. Bebek olarak gözlerini açtığında kafasındaki beyin hafızasına ait hatıraların,sonradan  iz bıracağı bölüm sıfır ,taptaze,bomboş olarak yaratılmıştır.

    Yaşayacağı acılar,mutluluklar, İnsan ruhuna kabul ediyormusun? bu şekilde yaşarsan ölümün şöyle olacak, yada böyle acı çekeceksin buna razımısın? denilmez. Her şey imtihan olacak şekilde hazırlanmıştır. Yani kişiler kendi yaşam tarzını,kendi hayatının ne olduğunu ilerde nasıl şekilleneceğini, önceden bilemez. Ancak Ruhlar,Allahın Tüm Ruhu denilen Ruhül Azamdan cüzi bir ruh enerji parçası olduğu için, fiziksel etkilerle yok edilemez. Ölümsüzdür.

    Sadece İnsan ruhu,normal bir insanın elbisiesi eskidiğinde elbisesini yenileyip değiştirmesi gibi Ruhlarda ölümden sonra yeni bir beden elbisesi kazanır ve Ruhsal evrimin ikmale kaldığı yerden devam edeceğini gösterir.Yani her insan her yaratılan varlık Ruhsal boyutta Rabbanidir. Allaha kulluk etmek ve Kutsal Sahibini ,efendisini ve kendisinin aslında ne olduğunu bilebilmesi için yaratılmıştır. Kişi Rabbisini  ve kendisini özgür iradesi ile bulmak zorundadır.

    Bu hayat imtihanı ,fiziksel beden olarak, biyolojik evrim şeklinde  ortaya çıkar.Bu durum Allahtandır. Darvin bunun farkına varmıştır. Birde Ruhun nefis olarak gelişmesini anlatan Ruhsal evrim süreci vardır. Bunada tasavvufi nefis gelişimi denir. Bu durum insan ruhu topluma rehber olabileceği mertebeye erişinceye kadar devam eder. Durmak yoktur.

    İşte bu olay, Kuranı kerimin hicr suresinin 87. ayetinde şu şekilde belirtilir. “(Ey Muhammed s.a.v) Biz sana tekrarlanan yediler sırrını ve yanında yüce kuranı verdik.” Din kitabı olarak Kuranı verirken, Kuranın yanında ,Levhi Mahfuzda gizli bulunan Kozmik Yaratılış takvimin şifresi olan Tekrarlanan yediler Mucizesini verdik.

    Bu Takvim planı gereği Yüce Allah, Değişik yerlerde ve değişik Zamanlarda var olan ve yok olacak olan  Değişik evren dünyalarındaki insanlar için, sürekli devir daim yapan,tıpkı bir saatin akrep ve yelkovanı nasıl 24 saatte,bir daire çizip,bir noktadan başlayıp tekrar başladığı noktaya gelerek bir tur yapması gibi, bir gün kavramını dolanarak meydana getiriyorsa,bu örnekteki gibi, Galaksilerinde saat örneğinde olduğu gibi, yoktan var olarak,vaad edilen kıyamet gününe kadar, geçecek yaşam süresinin, 7 günden ibaret olduğunu kozmik bir haftanın geçmesi,yani bitmesi, yok olmsaı ardından  ,yeni bir kozmik haftanın başlaması olayı ,işte kuranda Tekrarlanan Yediler olayı=Seban minel mesaniy olarak geçer.

    İşte Mahşerin habercileri kitabına göre, her bir günü 720 milyon dünya senesine bedel, 7 günden oluşan kozmik bir hafta
    süreci vardır. Birde Firdevs Cennetinde  uygulanan tekrarlanan yediler vardır..Oradaki bir haftanın her bir günüde 1000 dünya senesine bedeldir. Buna göre Firdevs Cennetinde  yaratılan Adem ve Havva Atalarımız  eğer torunları ile, firdevs Cennetinde Kıyamete kadar bekleseler idi.

    Cennetin Tekrarlanan Yediler kavramına göre, orada Dünya insanlığı kıyamete kadar,dünya senesi ile, 7777 miladi yıl kadar yaşayacaklardı. Yani Firdevs Cennetinin takvimine  göre mevcut olan gün ve hafta kavramına görede 7 gün 7 saat, 7 dakika 7 saniye süre kadar yaşayacaklardı, İşte Hicr suresi  87. ayette gizli olan kader sırrı budur. Mahşerin son habercisi bunu yani 7777. miladi yılı 2203 yılı olarak bulmuştur. Hz.Muhammedde 1400  yıl önceden bunun böyle olduğunu hadisleri ile bildirmiştir.

    İlerde tekrar devam eden mailimi göndereceğim., hoşça kal,
    galaktikinsan@mynet.com-,

  8. galaktikinsan diyor ki:

    SAYIN FENOMEN OKURLARI VE SİTENİN BLOK İZLEYİCİLERİ MERHABA

    “MAHŞERİN  HABERCİLERİ”  İSİMLİ KİTAPTAN ALINTILAR

    GELECEĞİN TARİHİNE İLİŞKİN OLARAK  1996 YILINDA  BULUNAN ÖNEMLİ TARİHLER VE ÖNEMLİ OLAYLAR

    MİLADİ OLARAK 09.ŞUBAT.1986  DA VE HİCRİ OLARAK 1396 TARİHİNDE ,HALLEY KUYRUKLU YILDIZI ,DÜNYAYA GELDİ VE BEKLENEN  MEHDİ MUHAMMEDİN BEBEK OLARAK DÜNYAYA GELDİĞİNİ HABER VERDİ.
    HALLEY KUYRUKLU YILDIZININ MEHDİNİN GELECEĞİNE İŞARET ETTİĞİNİ,1986-1988 YILLARINDA  İLK OLARAK  ADNAN OKTAR (HARUN  YAHYA) HABER VERDİ. HADİSİ ŞERİFLERE  DAYANDIRARAK.

    SONRA 03.MART.1996  TARİHİNDE, MAHŞERİN  “HABERCİLERİ” İSİMLİ KİTABINI  YAZMAYA  BAŞLAYAN BİR  MÜSLÜMAN TÜRK  VATANDAŞI ,HARUN YAHYAYI DOĞRULAYACAK ÖNEMLİ BİR KEŞİF YAPTI VE BULDUĞU  “ADEM TAKVİMİ” ÇERÇEVESİNDE ,BEKLENİLEN 10 BÜYÜK KIYAMET ALAMETLERİNİN  MEYDANA GELECEĞİ TARİHLERİ ,KRONOLOJİK BİR SIRA İÇİNDE, İSPATLAYARAK KİTABINDA GÖSTERDİ.

    BUNA GÖRE,İLK BÜYÜK KIYAMET ALAMETİ, BEKLENEN MEHDİNİN GİZLİ DOĞUMU İDİ. BUNUNLA 218  YIL SÜRECEK OLAN YENİ BİR “BÜYÜK ALAMETLER” DÖNEMİ  BAŞLAMIŞTI.
    KEŞFİ YAPAN ALİM, ERİC  VON  DANİKEN GİBİ,PALEO SETİ FELSEFESİNİ BENİMSEMİŞ VE DÜNYANIN BİLİNMEYEN GİZLİ KADERİNİ UZAYLI MELEKLERİN YÖNLENDİRDİĞİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞTI.

    İNSANLARIN KENDİ İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA OLUŞTURDUKLARI HER SONUÇ ,ASLINDA, İNSANLARIN KENDİ ÖZGÜR İRADELERİ SONUCU OLUŞMUYORDU. TÜM İNSANLAR, ASLINDA, KAFALARINDA , KALPLERİNDE BARINDIRDIKLARI “UZAYLI MELEKLERİN  GÜDÜMÜ ALTINDA HAREKET ETMEKTEDİRLER.
    İNSAN VÜCUTLARI ÜZERİNDEN ASİ MELEKLER (ŞEYTANLAR) VE RABBANİ MELEKLER  BİRBİRLERİNE KARŞI  GİZLİ BİR MÜCADELE VERİYORLAR. TANRI ONLARIN BU DURUMUNU FİLM YÖNETMENİ GİBİ İZLEMEKTEDİR.

    ŞEYTANLAR, RABBANİ MELEKLER VE ONLARIN YÖNLENDİRDİĞİ İNSANLAR, 7583 YIL SONRA , DÜNYAMIZI,YENİ BİR DEĞİŞİMİN  EŞİĞİNE GETİRMİŞLERDİ. HER ŞEY ÖNCE ALLAHIN EZELDE TAKDİR ETMESİ VE BUNLARI KEHANETLER,EFSANELER, FENOMENLER,HİKAYELER ŞEKLİNDE ,İNSANLARA GÖSTERMESİ İLE TASARLANMIŞ SONRADA MELEKLER TARAFINDAN EL ALTINDAN GİZLİCE YÖNLENDİRİLMESİ İLE MEYDANA GELMEKTEDİR.

    YANİ, EŞİĞİNE GELDİĞİMİZ KÜÇÜK KIYAMET KAÇINILMAZ BİR SONDUR. TÜM KEHANETLER NASIL GERÇEKLEŞİR BİLİRMİSİNİZ ? TÜM YÖNETİCİLER, TÜM SİYASİ MAFYALAR,TÜM DİNCİ,MEZHEPÇİ ,TARİKATÇI DİN  MAFYALARI ,KEHANETLERE OLUMSUZ BAKARLAR, KEHANETLER ONLARIN İŞİNE UYGUN GELMEZ.

    ONLARDA HALKIN KEHANETLERE İNANMASINI DİNSEL TABU YASAKLARI VE DAYATMALARI İLE ENGELLERLER. AMA YİNEDE ,YÜCE TEK TANRININ YAZDIĞI KADER KEHANETLERİ (KAZAİ OLAYLAR) MUTLAKA ORTAYA ÇIKAR. EĞER DİN ADAMLARI VE SİYASİ YÖNETİCİ MAFYALAR  KEHANETLERE İNANSALAR VE GEREĞİNİ YAPSALAR, TANRI RIZASINI ARASALAR, EMİN OLUN HİÇ BİR KEHANET GERÇEKLEŞMEZDİ. HATTA BEKLENEN KIYAMET GÜNÜ BİLE ALLAH TARAFINDAN ERTELENİR.DÜNYANIN ÖMRÜ UZATILIRDI.

    HZ. MUHAMMED (A.S) PEYGAMBER  DEDİKİ; “KIYAMET DİN ADAMLARININ, ALİM OLANLARI HARİÇ HEPSİNİN YÜCE ALLAHA FARKINDA OLMADAN MUHALEFET ETMESİ İLE MEYDANA GELECEKTİR. HATTA KIYAMETİN NE ZAMAN MEYDANA GELECEĞİ 30 YIL ÖNCEDEN KEŞFEDİLMESİNE RAĞMEN.
    OLAY SİYASİ DÜZENİN MENFAATLERİNİN KAYBEDİLMEMESİ İLE İLGİLİDİR. HERKES KENDİ KAFASINDA HAYALİ BİR DİN KAVRAMI YARATMIŞ , O KAVRAMDADA,KENDİSİ KIYAMETİN SEBEBİ OLMAMAKTADIR. KIYAMETİN SEBEBİ BAŞKA KİMSELER OLMAKTADIR.

    VE EĞER SİYASİ YÖNDENDE RAKİPLERİNE ÜSTÜN GELDİYSE, ALLAHIN KENDİSİNE VAAD ETTİĞİ ÜSTÜNLÜK DÖNEMİNİ ÇOK UZUN BİR SÜRE YÜZ YILLARCA YAŞAYACAĞINI,HÜKMEDECEĞİNİ ZANNEDİYORLAR. KIYAMETİN YAKLAŞTIĞINI ASLA DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMEZLER. GELECEĞİ KİMSE BİLEMEZ DERLER. BİLENİDE SUSTURURLAR.

    galaktikinsan@mynet.com

  9. galaktikinsan diyor ki:

    SAYIN OKUYUCULAR  MERHABA

    “MAHŞERİN HABERCİLERİ” İSİMLİ KİTAPTAN ALINTI
    KIYAMETİN İKİNCİ BÜYÜK ALAMETİ ;
    HZ. MUHAMMED (A.S) ;buyurdularki; “beklenen kıyametten önce 10 büyük alamet olacak, bunlardan bir tanesi şudur;
    Arabistanın  uzak doğusunda büyük bir ülke, batacaktır. bu ülke kıyametten önce Dünyayı kendi siyaseti ile yönetecektir. Pek çok devleti kendine tabii yapacaktır. Ancak bu ülkede bir duman görülecek ve bu duman tüm dünyayı kaplamaya başlayacaktır.
    dumanın etkisi ile bu ülkede yaşayan kafir yöneticiler ,sanki sarhoş gibi dengesiz hareket edecekler, öfkeleri,hayal kırıklıkları yüzlerinden okunacaktır. sanki ağızlarından burunlarından ,içlerindeki acı ateşi fışkıracaktır. o ülkede beliren duman, o ülkenin siyasi dümenine uygun olanlarıda mahvedecektir.

    Ancak onun siyasi dümenine uymayan bağımsız mümin devlet halkları ,bu dumandan fazla etkilenmeyecekler, sanki teğet geçecektir, sadece nezle olmuş gibi atlatacaklardır. Doğudaki bu duman ,Arabistanın batısınıda etkileyecektir. Batıdada büyük bir ülke batacaktır. daha sonrada, Arap yarım adasında bir ülke batacaktır. bu kıyamet alametleri önce doğuda, giyimi kuşamı ilede dünyaya örnek olacak bir ülkede başlar, onların milli sembolleri olan boynuzlu öküz (Bizon-Buffalo)
    resmi güneşten korundukları şapkalarında bulunacaklardır” bu dumanın etkisi, belki 40 gün, belki 40 ay sürecek,belkide 40 yıl sürecektir.”-Kaynak: “Envarül Aşıkın isimli kitap,Yazıcı oğlu Ahmed bican,sayfa 376)

    Değerli okuyucular yukarıda yaklaşık olarak 1400 yıl önceden tüm insanlara müjdeli haber olarak bildirilen bu hadisi şeriflerden, yada bilimsel adı ile paleosetik kehanetlerden anlaşıldığına göre ,zikredilen bu alametler, ikinci, üçüncü ve dördüncü alametleri işaret etmektedir. Bu Alametlerde aslında ortaya çıktı kimse farkına varamadı. sadece ,”Mahşerin Habercileri” isimli kitap Yazarı,  bunun kesin tarihlerini 13 yıl önceden bulabilmişti.

    O Yazar bu alametlerin ikincisini A.B.D. Devletinin 1 ekim.2007 tarihinde batacağını iddia etmişti. kendisi bir deprem gibi doğal afetle bunun olabileceğini söylüyordu. Tarih doğru tespit edilmişti. Ancak olayın oluş biçimi biraz farklı oldu. A.B.D  1. Ekim.2007 tarihinde ekoomik ve siyasi düzen olarak iflas ettiğini,ve bu yüzden tüm dünyayı saracak olan bir küresel ekonomik krizin,başladığını kendi ülkesinde hükümet kararı olarak belirtmişti.

    Hz. Muhammedin belirtiği duman felaketi, Ekenomik Yangının kriz dumanı imiş, bunu zaman gösterdi. Duman kelimesi hadisi şeriflerde aslında buhran =Kriz  anlamına geliyormuş. Daha sonra bu ekonomik kriz, Uzak doğudaki Amerika birleşik devletlerinden ,Batıda bulunan Avrupa birliğine sıçramıştı. 2008 yılında Avrupa Birliğide, Özellikle,A.B.D. nin en önemli müttefiki İngiltere, küresel krizle iflas edip, resmen ilan etti.

    Böylece üçüncü büyük kıyamet alametide kehanetlere ve Hadis müjdelerine uygun olarak gerçekleşmiştir. Din adamları ve siyasiler ne kadar muhalefet etselerde,ne kadar gizleselerde, Tanrıya karşı nekadar riyakar davransalarda sonunda , bu yıl 24 temmuz. 2009 tarihinde  4. byük kıyamet alametide kendini gösterecektir.

    Bunun tarihinide önceden söyledi o yazar. Aslında Nostradamus isimli kahin ,kendisinden ,yani kendi doğum tarhi olan 1503 tarihinden 500 sene sonra,Anadoluda yaşayacak olan bir şahsın bu gerçeği deşifre edip, Nostradamusun daha iyi anlaşılacağına işaret etmişti.Oğlu sezara yazdığı mektupta. Bu kehanetinde gerçekleşmesine az kaldı.

    2000 yılına az kala (1996 yılında) ve 2000 yılını az geçe (2003 yılında) bir kitapla dünya bunu duyacaktı. Bu kısım gerçekleşti. sadece Arap yarım adasında bir ülkenin batacağı kehaneti kaldı. O kehanette bu yaz ve ya sonbaharda gerçekleşebilir. İsrail Devletinin batması yada yıkılması yada iflas etmesi,küresel krizle, başka devletlere göç başlatması şeklinde olabilir .

    galaktikinsan@mynet.com

  10. galaktikinsan diyor ki:

    SAYIN  FENOMEN  OKURLARI

    SİZE  FENOMEN KELİMESİ ÜZERİNDEN  2011 YILINDA  KOPMASI BEKLENİLEN  KÜÇÜK KIYAMETİ AÇIKLAYALIM

    iNCİL,TEVRAT VE KURAN İSİMLİ ALLAHIN KUTSAL KİTAPLARINDA KIYAMET GÜNÜNÜN  MUTLAKA GELECEĞİNİN  KORKUTUCU VE UYARICI AMAÇLA YAZILDIĞINI  BİLİYORSUNUZ. CENABI ALLAH GEÇEN 7583 YILLIK İNSANLIK ÖMRÜ İÇİNDE  ,GÜNÜNÜ TAM OLARAK  SÖYLEMEDİYSEDE , İNSANLARIN BAŞINA VERDİĞİ TOPLU
    FELAKET ÖLÜMLERİNİN HEPSİNİDE  BİR KAÇ AY KALA YADA BİR KAÇ YIL KALA , TOPLU KADER AKİBETLERİNİ ÖNCEDEN ,PEYGAMBER UYARICILAR SAYESİNDE HABER VERMİŞTİR.

    ÖRNEĞİN ,NUH TUFANINI ,NUH (A.S) GEMİ İNŞASI BİTİNCE BAŞLIYACAĞINI HABER VERMESİNE RAĞMEN,  VATANDAŞLARI ONUNLA DALGA GEÇTİLER. SONUNDA TOPLUCA YOK OLMAKTAN KURTULAMADILAR. GÜNÜMÜZDEN  5341 YIL ÖNCE NUH TUFANI MEYDANA GELDİ. ŞİMDİ İKİNCİ TUFAN MEYDANA GELECEK. 2 YIL SONRA ELEKTROMANYETİK BİR GİRDAP (KARADELİK  TÜNELİ) ORTAYA ÇIKIP DÜNYAMIZI VE İNSANLARIN YARISINI YAŞAYAN HAYALETLERE ÇEVİRECEK.
    DÜNYAMIZ DÖRDÜNCÜ YOĞUNLUK DERECESİNE GEÇİŞ YAPACAK. YANİ KATI,SIVI VE GAZ HALİNDEN SONRA , PLAZMA DENİLEN IŞIKSI ,HAYALETİMSİ BİR BOYUT ÖZELLİĞİ KAZANACAK.

    TÜM ÖLECEK İNSANLARIN YARISI SONSUZ CEHENNEME GİDERKEN GERİ KALAN YARISI YENİDEN İMTİHAN OLMAK ÜZERE YENİDEN TOPLUCA YARATILACAKLAR.  KURANDA ŞÖYLE BELİRTİLİR:
    “…YILDIZLARIN IŞIĞI SÖNDÜĞÜ ZAMAN, GÖK YARILDIĞI ZAMAN, DAĞLAR PARÇA PARÇA  SAVRULDUĞU ZAMAN, O KIYAMET GÜNÜNÜN GELDİĞİNİ YALANYALANLARIN  VAY HALİNE,”

    (MÜRSELAT SURESİ:PEŞPEŞE  UYARMAK İÇİN GÖNDERİLENLER  SURESİ-9.,10,15. AYETLER)
    İNFİTAR SURESİ:(ÇATLAMA, YARILMA,DAĞILIP PARÇALANMA  SURESİ)
    “GÖK YARILDIĞI ZAMAN,YILDIZLAR GEZEGENLER DAĞILDIĞI ZAMAN,DENİZLER TSUNAMİLERLE TAŞIRILDIĞI ZAMAN, SANA BU DİN GÜNÜNÜ(KIYAMET GÜNÜNÜ ÖNCEDEN HABER VEREN NEYDİ?)
    1.,2,3 VE 17. AYETLER

    YUKARDAKİ AYETLERE GÖRE, GÖK YARILMASI OLAYI ŞU ANLAMA GELİYOR: GÖK KELİMESİ ,KURANDA  “7 KAT GÖKLER “  KAVRAMINDA, BİRBİRİNE AÇILAN BOYUT KAPILARINI İFADE EDER.
    3.YOĞUNLUK DERECESİNDEN 4. YOĞUNLUK DERECESİNE GEÇERKEN DÜNYAMIZ BİR BYUTTAN BAŞKA BİR ZAMAN VE FİZİK MEKAN BOYUTUNA GEÇERKEN , YILDIZ GEÇİŞ KAPISINDAN GEÇER. BUDA ,ANCAK BİR KARADELİK TÜNELİNE YAKALANIP,ELEKTRO MANYETİK BİR GİRDAP İÇİNDEN GEÇEREK, ÖBÜR TARAFA  ULAŞILIR. GÖK YARILMASI OLAYI, RADYOAKTİF ATOM ELEMENTLERİNİN , ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM ÇUBUĞUNUN, ALFA,GAMA IŞINLARI İLE PARÇALANIP, ATOMLARI, DAĞILMASINA BAĞLI.
    PARÇALANAN ATOMLAR,PROTON ,ELEKTRON VE NÖTRON PARÇACIKLARI HALİNDE ORTAYA ÇIKARLAR, SONRA MBUNLARIN HAREKETLERİ, ELEKTRO MIKNATISLAR TARAFINDAN HIZLANDIRILIR VE HAREKET EDEN PARÇACIKLARDAN BİRİNİN YÖN DEĞİŞTİRMESİ İLE ZİNCİRLEME PARÇACIK KAZASI MEYDANA GELİR ORTAYA  BİR KARA DELİK  GİRDABI (HORTUMU-TAYFUNU) ÇIKAR TABİKİ , BU HORTUM, ELEKTRİK SÜPÜRGESİ GİBİ HERŞEYİ İÇİNE ÇEKİP YUTAR,YUTULAN PARÇALAR ÖBÜR BOYUTA GEÇİŞ YAPAR. İŞTE DÜNYAMIZ BU ŞEKİLDE BOYUT DEĞİŞTİRECE GÖK YARILMASI OLAYIDA ATOMUN PARÇACIKLARININ DAĞILMASI OLAYIDIR.
    2011 YILINA DOĞRU BİZİ BEKLEYEN FELAKET BUDUR.

    iSVİÇREDE ,YERİN 500 METRE ALTINDA BU PROJE ÜZERİNDE ÇALIŞIYORLAR. BAŞARISIZ OLURLAR MİSE SONUÇ KAÇINILMAZ KIYAMETTİR.

  11. galaktikinsan diyor ki:

    SAYIN FENOMEN OKURLARI

    KIYAMET GÜNÜNÜN KESİN TARİHİNİ BİLDİRENLERDEN BİRİDE  “ATLANTA” DERNEĞİDİR. “ATLANTA” İSMİ BİLİMSEL BİR İSİMDİR VE KURANDA  ZİKREDİLEN   “CENNET”  KARŞILIĞINDA  KULLANILMIŞTIR.
    YANİ İLK ATALAR  ADEMLER  VE  HAVVALAR,DEĞİŞİK DÜNYALARDA, DEĞİŞİK ZAMANLARDA  MEYDANA  ÇIKMADAN ÖNCE, İLK ÖNCE  CENNETİ   YANİ ATLANTAYI TANIRLAR.

    ATLANTA 7 FARKLI BOYUTTA   BİR CENNET BAHÇESİDİR. ÜZERİNDE MÜMİNLER İÇİN HAZIR KÖŞKLER VE HİZMETÇİLER,GÜZEL SEVGİLİ OLACAK EŞLER VARDIR.  ÇALIŞMAK YOKTUR.

    SONSUZ EĞLENCE E MUTLULUK VARDIR. ORADA HİÇ BİR PİSLİK VE HİÇ BİR OLUMSUZ DAVRANIŞ YER BULAMAZ. HİÇ BİR UYUMSUZLUK VE ÇELİŞKİ YOKTUR. SAVAŞ, KAVGA, KÜSKÜNLÜK VE KISKANÇLIK  YOKTUR.
    CENNETTE CANI SIKILANLARI CEHENNEME GÖNDERİRLER. CEHENNEME KİMLER GİDER. CENNETTE YAŞARKEN BAZI MELEKLERİN CANLARI SIKILIR VE  SEMYASA VE AZAZİL GİBİ BÜYÜK MELEKLER,  ADEM VE  HAVVA TÜRÜNDEKİ İNSANLARI KISKANIRLAR.

    ALLAHTAN İNSAN GİBİ YEME İÇME,CİNSEL SEVİŞME VE ÇOCUK DOĞURMA ÖZELLİĞİDE İSTEDİLER.  BUNUN ÜZERİNE  ALLAH ONLARIN (200 KADAR ASİ MELEKLERİ) TERFİSİNİ SÖKEREK , ATLANTADAN BİR BOYUT AŞAĞIDA BULUNAN BETA  BOYUTUNA   GÖNDERDİ.
    ORASI CİNLERİN -PERİLERİN BULUNDUĞU  BOYUT İDİ. BETA DENİLEN CİN-PERİ BOYUTU  İKİ SINIFA  AYRILIR. BETA-1.BOYUTU  2011 YILINDA İKİNCİ NUH TUFANINDAN SONRA İNSANLARIN  TOPLUCA  FİZİK VE RUH BEDEN OLARAK GİDECEKLERİ YENİDEN YAŞAM İMTİHANINA TABİİ OLACAKLARI ,YENİ DÜNYA GEZEGENİDİR.
    BURASI HAYALET DÜNYA GİBİ BİR ALEMDİR.  ŞU ANDA  ŞEYTANLAR UZAYLI ASİ MELEKLER BU BOYUTTAN DÜNYAYA  UFOLARLA ARA SIRA GELMİŞLERDİR. GELMEYEDE DEVAM EDİYORLAR. 

    BU BOYUTTA İNSANLARIN NE İŞİ VARDIR DİYEBİLİRSİNİZ.  ZATEN İNSANLARADA KİMSE SORMAYACAK SİZ BU  YENİ DÜNYAYA GİTMEK İSTERMİSİNİZ DİYE.

    İNSANLAR GÜNÜMÜZDE MEHDİ VE MESİH GİBİ İSİMLE ORTAYA ÇIKMASI BEKLENİLEN  KUTSAL KURTARICILARA  ,BUGÜNKÜ TEKNOLOJİ İLE ZARAR VEREBİLİRLER. BU İKİ KURTARICI MAFYALAR TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMESİN DİYE , ORANTISIZ GÜÇ KULLANILMASIN DİYE   ALLAH C.C. ÖNCE MEDENİYETİ TEKNOLOJİYİ YOK EDECEK ,SONRADA İNSANLARIN İYİ OLANLARINI, BU HAYALET DÜNYADA YAŞATACAK.
    İŞTE İNSANLARIN ARASINDAN BUNDAN SONRA BU İKİ ŞAHIS ÇIKACAK.
    MEHDİ VE MESİH İSA  KENDİ DÖNEMLERİNDE KENDİLERİNİ TAKLİT EDECEK VE KENDİ MİSYONLARINA RAKİP OLACAK SAHTE MEHDİ VE SAHTE MESİHLERLE (DECCAL VE SÜFYANİ) MÜCADELE EDECEKLER VE SONUNDA KENDİLERİNİN SAHTELERİNE KARŞI GALİP GELECEKLERDİR.

    galaktikinsan@mynet.com
    SAHTE MESİH OLAN DECCAL VE ONUN ORDUSU  YECÜC VE MECÜC  KAVİMLERİ 2051-2053 YILLARI ARASINDA DÜNYAMIZI İŞGAL EDECEKLERDİR. YECÜC-MECÜC  KAVİMLERİ BETA 2. BOYUTUNDA YAŞAYAN CİNNİ KAVİMLERDİR. DABBETÜL ARD DENİLEN BEKLENİLEN YARATIK DA ORADA  YAŞAR. 2093 TE ORTAYA  ÇIKACAK. BETA 2. BOYUTU  ATLANTA (CENNET) BOYUTUNUN  BİR DERECE ALTINDAKİ BOYUTTUR.

    EN ALT BOYUTTA  İSE, BUGÜNKÜ BİLDİĞİMİZ ŞU DÜNYA BOYUTUDUR. UZAYLI MELEKLER , DÜNYADAKİ İNSANLARA , ALFA BOYUTUNDAN SESLENİRLER BAZENDE GÖRÜNÜRLER. AMA SADECE BELLİ BAZI KİŞİLER ONLARLA İRTİBAT KURABİLİRLER. BU İŞ FENOMENİK BİR OLAY OLARAK GİZLİ KALMASI GEREKTİĞİ İÇİN.
    YANİ İNSANLAR KEHANETLERİ KOLAYCA REDDEDİP,İNKAR ETSİNLERDE, ALLAHIN EZELDEKİ KADER PROGRAMI ALLAHIN DİLEDİĞİ GİBİ GERÇEKLEŞSİN DİYE , DÜNYA KAMU OYUNDAN KENDİLERİNİ GİZLERLER. HERKES KEHANETLERE FENOMENLERE,MUCİZELERE,SİHİRE,BÜYÜYE,UZAYLILARA MELEKLERE CİNLERE İNANIRLARSA  KEHANETLER GERÇEKLEŞMEZ.
    İNSANLARIN İNAÇLARINDAKİ EKSİKLİKLER VE YANLIŞLIKLAR  KEHANETLERİ GERÇEKLEŞTİRİR. ONUN İÇİN PEYGAMBERLERDE ÜZÜLEREK BİLDİKLERİ BU HİKMET SIRLARI ÜZERİNDE FAZLA TAKILMAMIŞLARDIR.

  12. galaktikinsan diyor ki:

    İŞTE, DİN ADAMLARININ KABUL ETMEK İSTEMEDİKLERİ GELECEĞİN OLAYLARINA AİT  İSPATLANMIŞ, KESİN, OLASI TARİHLER  VE OLAYLAR
    Sayın okuyucular, 1996  tarihinde bir tabu daha yıkıldı, ezber geleneksel anlayış yıkıldı. Onun yerine ispatlanmış gerçek bilimsel Din anlayışı hakim  oldu. Artık bundan sonra,
    “Allah geleceğin kesin tarihlerini, olaylarını , meydana gelmeden önce kimseye bildirmez, hatta en sevgili kulu ,Peygamber Muhammed a.s. ye bile bildirmemiştir.
    Kuranda ,incilde tevrattada  yoktur böyle bir şey.” şeklindeki anlayış tabusu ,Müslüman bir Türk Araştırmacısı tarafından  yıkılmıştır.İslam Tarihinde bir Fikir devrimi yapılmıştır.
    Ancak Diyanet ve Tarikat Cemaatleri kabul etmezler. Onun karşısında küçük düşmemek için. O yazarda diyorki,:”Ben Araştırmada kullandığım rakamları ve olayların muhtevasını, kutsal kitaplardan ve hadislerden, yabancı bilim adamlarının temel olan önceki verilerinden faydalandım.
    Kafadan tarih göstermedim, kafadan belge uydurmadım, mantıksız ispat yapmadım. Sayın Hocalar, Din adamları isterlerse kabul etmesinler. bunun hesabını bana verecek değiller. Yarın huzuru mahşerde, günahları için şefaat dilenecekleri günde ,sözde inandıklarını kabul ettikleri,Hz. Muhammed Peygamberden azar işiteceklerdir.
    Peygamber onlara diyecekki, “Benim mirasçılarım Hocalar değillerdir, benim mirasçılarım (Toplum Rehberlerim) Arif olan veli Alimlerdir. Onlardan şefaat isteyen varsa gelsin yanıma diyecek.
    O arif Alimlerin izinden gidenlerde gelsinler, ama, Siyasi Tarikat önderlerinin yolunda gidenler ve benim hikmet kavramı içine giren müjdeci (kehanet) sırlarımı ,gayba ait,sonradan açığa çıkan din gerçeklerini zamanında kabul etmeyenleri, bende kabul etmiyorum, Allahta kabul etmiyor” diyecek.
    Değerli okuyucular,Hicri ve Miladi Takvimlerde  10 yıl fazlalık vardır. Bu hata daha önce takvim ayarlaması yapanlarındır. Takvimlerden miladi Takvim İsa Peygamberin doğduğu günden tam 10 yıl önce başlatılmıştır.
    Orjinal olan asıl rakamlar nedir derseniz. Günümüzün Takvim anlayışına göre hazırlanan rakamlardan 10 rakamını düşmeniz gerekir. Yok ben böylede kabul ederim derseniz 10 yıl düşmeye gerek yoktur.
    1)- Miladi 1986 yılı 9 şubatında  Beklenen  Mehdi doğdu. hicri 1406 yılında. Mehdi 30 yıl gizli kalacak.30 yaşında Mekkede  krallığını ilan edene kadar.Yani 9 kasım 2015 tarihine kadar gizli kalacak,kimse onu bulamayacaktır.Kral olacağı tarihte miladi 2015 yılı   hicri 1436 olacaktır.
    2)-Ancak  Gerçek Mehdiden yaklaşık 3 yıl veya iki yıl önce, miladi 2012 veya 2013 yılında ,sahte Mehdi Süfyani ortaya çıkacaktır. Hicri olarak 1433 veya 1434 .
    3)- Nostradamusun doğum tarihi olan 1503 yılından 500 yıl sonra Anadoluda bir Türk,Geleceğin kesin tarihlerini 1996 da kurana ve hadislere dayalı olarak keşfeder. Kehanetlerede uygun olarak bu apaçık halen ortadır.
    4)- 1.Ekim.2007 tarihinde A.B.D, 2008 yılı ortasında İngiltere ve Avrupa birliği Ekonomik yönden iflas etti. 2009 yılı 24 temmuzunda İsrail belki ekonomik yönden belki bir savaş ile batış sürecine girecektir.
    5) – 2012-2019 yılları arasında  Gerçek  Mehdi ,İrandan Fas Devletine  kadar Kuzey Afrikaya hükmeder. Gerçek Mehdinin, sahte Mehdi Süfyaniye karşı, 6 yıla yakın bir mücadelesi olur. Gerçek Mehdi, sahte Mehdi Süfyaniyi 2025 yılında öldürür.
    6)- 2025 tarihinde ,Mehdi Muhammed ile İstanbulda hükmedecek olan Bizans Rum İmparatoru 5. Heraklius ,aralarında 9 yıl sürecek bir saldırmazlık barış antlaşması yaparlar. Anlaşma 9 yıl sürdükten sonra 2035 te, Herakliusun kendisi tarafından tek taraflı olarak bozulur.
    7)- 2035 miladi yılda 4.dünya savaşı başlar,Almanya,Fransa ,İtalya Koalisyon orduları Bizanslı Rum ordusunada  destek gönderir ve akdenizden donanma ile suriyeye,kudüse gelen Haçlı orduları,ilk iki senede başarılı olurlar isede,2038 yılında tamamen savaşı kaybederler ve 2038 yılında İstanbul ,Rumlardan alınıp Türklere verilir.
    2039 yılında İstanbul tekrar Rumların eline geçersede, 2038 de İstanbulu fetheden Mehdi, 2040 yılında ikinci kez İstanbulu fetheder. 2040 miladi yılı günümüz hicri takvimi ile ,hicri 1463 rakamını gösterir.
    Eğer bu rakamdan 10 yıl fazlalık çıkarılırsa, gerçek hicriye göre 1453 yılı rakamını  gösterir. Günümüz miladi Takvimine görede, miladi 1453 yılında Fatih  İstanbulu fethetmişti. Tesadüf gibi görünen 1453 rakamı benzerliği tesadüf değildir. 1453 rakamını yan yana toplarsanız 13 eder, buda bu rakamın uğurlu ve uğursuz yanını gösterir.
    8)- 2041-2045 yılları arasında Mehdi Hindistanıda fetheder. 2045 yılında bir kıtlık orta doğuda baş gösterir. 3 yıl sürer.2047  Aralık ayı başında Sahte Mesih İsa ortaya çıkar,Baba Tanrının oğlu Rab İsa olduğunu iddia eder ve Deccal sıfatını kazanır.
    Tüm Hiristiyanlar ve Yahudiler onun etrafında toplanıp ona katılırlar. Deccala sadece Türkler katılmaz. Türkler Mehdi ve gerçek Mesih İsa nın yanında yer alırlar.
    9)-2048 yılı Mart ayı başınsa, Deccaldan üç ay sonra, Gerçek Mesih İsa ortaya çıkar. Ama ne peygamberdir, nede Kraldır. Sade vatandaştır.Mehdinin Yardımcısı olmak ister. Mehdi ve Mesih birlikte ,Sahte Mesih Rab İsaya karşı savaş yaparlar. Savaş ,2051-2053 yılları arasında Deccalin ordusu Yecüc-Mecüc Cin ordusuna karşı yapılır. Onlar kaybeder Mehdi ve Gerçek Mesih İsa kazanır.2053 yılında Deccal öldürülür. Mehdide 2055 te ölür.
     
    galaktikinsan@mynet.com

  13. Ahmed ARI diyor ki:

    Sayın Fenomen okurları Merhaba hayırlı günler dilerim.
     
    İzninizle günümüzde sık sık gündeme gelen gizemli Dini sembollerden bahsetmek istiyorum Hz. Süleymanın yüzüğü, kutsal mucizevi yada sihirli yüzük olayı bir efsane olsada aslı gerçektir. Hz. Süleyman bir İsrail (Yahudi) Kralıdır.Tarihte kurulmuş olan İlk İsrail Devletinin ikinci Kralıdır. Babası Davut Peygamberdir.Davut Peygamber tıpkı süleyman gibi  
    Hem Kral olmuştur.
     
    Hemde peygamber olmuştur.Davut Peygamber, m.ö. (İsadan önce) 1261-1181 yılları arasında yaşamıştır. 80 yaşında ölmüştür. Kendisine Tevrat kitabının yardımcısı olan Zebur kutsal kitabı (4. kutsal kitap) verilmiştir. Ancak Zebur kitabı ,Şeriat yada Din kitabı değildir. Yani Davut Peygamber ,Hz. Musanın mürididir.
     
     Kendi başına bir dördüncü semavi din kurmamıştır. Hz. Davuta verilen Zebur Kitabının içinde ilahi zikirler,ve dini kehanetler vardır.günümüzden 7600 yıl önce Hz. Adem daha dünyada değilde, cennette iken Melek Raziel den alıp okuduğu bir kehanet kitabı=Kader kitabı vardı.
     
    Bu kitabı Adem yeryüzüne indikten sonra, Dünyadada Meleklerden teslim aldı. İşte bu Zebur kitabı Adem Peygambere verilen  Kader kitabının bir özetidir. Aslı ise Mısır piramitlerinden birinin yakınında yere gömülüdür. Cinler tarafından özel olarak korunur. Ademin okuduğu kader kitabının içindeki geleceğe ve geçmişe ait müjdeci evrensel haberler ,bilimsel anlamda kehanet ve efsanevi bilgiler olarak anılır.
     
    Bu bilgiler enson olarak,Ademden Hz. Muhammede intikal etmiştir. Bizzat Melek Cebrail ile Miraca gittiğinde orada astral boyutlar arası yolculukta hem melekden hemde bizzat Yüce Allahtan öğrendi. 70 bin kelimelik evrensel kehanet ve efsanevi bilgileri öğrendi.hepsi 400 bin yıllık İnsan yaşamını ihtiva eden tarihi bilgilerdir. Bunlar günümüzde artık tamamen ortaya çıktı. Bu işi ışık Dostları gerçekleştirdi. İnternetten de öğrenebiliyoruz.
     
    Hz. Davut Peygambere Zebur kitabı ile birlikte İsrailin Dini olan Museviliğin dini sembolü olarak Evrensel sırları temsileden, kaderi temsil eden, hem dünya alemini hemde ahiret alemini temsil eden iki üçgen sembolü verildi.İki üçgenden biri dünya hayatını ikinci üçgende Melekut Alemini temsil eder.
     
     Her iki üçgen sembolü üst üste geldiğinde ,İsrail bayrağında gördğümüz  6 köşeli bir yıldız sembolü ortaya çıkar. Bu 6 köşeli yıldıza Davut yıldızıda denir. Anamı biraz daha derindir. Yalnızca şurasına çok dikkat edelim, hiç bir dini sembol ,hiç bir milletin, yada hiç bir ümmetin tekelinde değildir. Bazı milletler bu sembollerin anlamlarını siyasi istismar konusu yapsa bile , Sembollerin ve anlamlarının asıl sahipleri yüce Allah ve Yüce Melek Ruhlardır.
     
    Sembollerin hepsi  Allaha inanan her müminin kaybettiği hikmet=sır malıdır.İlim=Hikmet çinde bile olsa gidip almamızı Peygamberimiz tayin ediyor, Dini semboller aslında evrensel amaçlar için bildirilmiştir.Ancak günümüzde Bazı Masonlar ve Yahudiler bu Dini sembolleri siyasi istismar amaçlı kullanmaktadırlar.
     
    Birde 5 köşeli normal yıldız sembolü vardır. Bu 5 köşeli yıldız sembolüde bizim Türk Bayrağında gördüğümüz  5 köşeli yıldızdır. 5 köşeli yıldızın anlamı (B.İ.R) denilen Birleşik İnsanlık realitesi(Gerçekliği) anlamına gelir. Yani içinde yaşadığımız evrenin yönetici ilahi mekanizmasının ruhsal planının özünü temsil eder,yada ruhsal evrimin amacını hedefini tayin eder.
     
    5 köşeli yıldız ledünni ilimde de bahsedilen (Hakikat-i Muhammedi=Halifetullah) kavramını ifade eder. (Adem,Muhammed,Feriştah isimli 3 büyük Halifetullahı ifade eder.) Bu üç Halifetullah zatlar birbirini gördüklerinde birbirlerine karşı secde ederler ama Allah istediği için. her biri ayr bir Allah olduğu için değil. Sadece Rabbani sıfat yani (Tanrısal özelilik) taşıdıkları için. Bu tanrısal özellikde Allahın 99 ismi celil ve sıfatını taşıdıkları için,en şerefli üç varlık oldukları için.)
     
    Türk Bayrağındaki Hilal sembolü ise başlı başına Kuran la ifadesini bulan İslam dinini temsil eder. Haç sembolü Hiristiyanlık dininin sembolüdür. Haç sembolüde kehanetleri anlamada  rehber özelliği ifade eder. yani dindarlık dan sonra kazanabileceğimiz ikinci kanat özelliğini evrensel sırlarda bulabilmemiz için melekut alemine yol gösterir. Biz Müslümanlar melekut alemine çok kapalı ve uzak kaldık. Melekler hakında ruhlar hakkında çok cahil kalmıştık. Sırlardan haberimiz yoktu 14 yıl öncesine kadar.
     
    Hiristiyanlık dinide haç sembolü ile Melekut alemi hakkında fener gibi yol gösterdi. Hilal,haç ve Davut yıldızı birbirine düşman insanların semboü değildir. (B.İ.R) kavramında ortak anlamını bulan ve bizzat Allahın bize verdiği ilahi sembollerdir. Eric Von daniken Don elkins,30 yıldır bu konuda dünyaya fener gibi yol gösterdiler. Mevlana Dost, Kadri dost ve Beyti Dost gibi ruhani özel sıfat ve misyon taşıyan kişiler 1996 yılından itibaren ortaya çıkmaya başladılar. Ancak bu ışık dostlarının Allah katında çok ayrı ve özel bir önemi vardır.
     
    Hz.Sleymanın sihirli yüzüğü Melekleri ve cinleri dünyaya görünür bir şekilde davet etmek için kullanıldı. O bizim göremediğimiz Uzaylı Cinler ve Melekler Sihirli yüzük sayesinde Hz. Süleymanın yanına geldiler. Hz. Süleymanın emrinde çalıştılar Mescidi Aksayı yada Süleyman tapınağını inşaa ettiler. Bu olayda gerçektir. Kuranda adı geçen Harut ve Marut isimli Melekler, Hz. Süleymanın sahip olduğu sihir gücünü diğer normal yahudi vatandaşlarada öğrettiler. Ahid Sandığı denilen kutsal Hazine sandığı olayıda gerçektir.
     
    Hz. Musaya verilen Asa,on emir levhaları ve diğer kutsal eşyalar,yazılar,şifreler,kehanetler bu sandıkta gizlidir. Tüm dünya liderleri bu Ahid sandığını ele geçirmeye çalıştılar.Kutsal sihirli yüzükte bu sandıktadır. Tüm dünya  liderleri halktan gizli olarak bu kutsal gücü içeren sembol ve eşyalara sahip olmaya çalıştılar. İngilizler,Almanlar ve Yahudiler,Amerikalılar,hatta ruslarda bu sandığın peşine düştüler.
     
    Kutsal Kase de Hz. İsanın göğe çekilmeden yani miraca fiziksel olarak çıkmadan bir hafta önce Havarilerine verdiği özel vedalaşma yemeğinde üzerinden şarap içtiği kasedir. Bu kasede, veda yemeğinde havarilere bildirilen özel gizli mesajların içeriğini taşıyan bir durmun özel sembolü haline geldi.Davinci şifresi burdan kaynaklanır.
     
    Bizim Müslümanların böyle kutsal hazineymiş kutsal eşyaymış gibi konularala pek alakaları kalmadı çok yazık. Din siyaseti yüzünden 1,5 milyar müslüman birbirinin kuyusunu kazmakla meşguller. Bizim ilgilendiğimiz bu kavramlar semboller din siyasetçilerine boş saçma şeyler gibi görünür. Sinekler Kevser havuzunun Bal şarabından ne anlarlar.
     
    144 bin seçkin özel insan kavramına gelince bu 144 bin özel insan kavramı : İncil Kitabında  geçer. İslamda bunun karşılığı şudur.:
     
    Dünya İnsanlığının yaşadığı son 78 bin sene içinde ,Galaktik Ademden (İlk Adem) Hz. Muhammede kadar 124 bin Peygamber ve 20 000 kadar da Güneş öğretmen karakterinde özel misyonlu ışık dostları gelmiştir. Toplam 144 bin Evliya yapar hepside Allahın Melekut Aleminde 600 bin sene önce Melek Ruh olarak yarattığı yüce Ruhlardır. Diğer normal insan Ruhlarından üstündürler.Bu 144 bin galaktik insan Ruhları Melek özelliğinden sıyrılıp ete kemiğe bürünüp İnsan boyutuna normal insan gibi gelip enkarne olup beden sahibi oldular. 
     
    Bundan sonrada bu 144 bin insanın içinden dünyanın her bir köşesinde nerede bir insan topluluğu varsa onlara ilahi gizli hikmet sırlarını Allah ve Ahiret kavramlarını Allaha ibadet ve kulluk kavramlarını öğretmeye çalıştılar. Bu 124 bin Peygamberin hemen hepsi 5 ayrı yıldız kümesinden gelip Dünyamıza yerleşen , ilk Uzaylı İnsanların arasından  çıktılar . Yaklaşık olarak son 500 Peygamber de M.Ö.5584 ve m.s.610  yılları arasında geldi.
     
    İşte son 500 Peygamberin ilkide bizim kuranda bahsedilen İnsanoğlu sıfatı alan ve Uzaylı özelliği kalmayan Adem Atamızdır. Ancak normal Adem Atamız fiziksel olarak galaktik,uzaylı özelliğini pek taşımaz. Diğer galaktik Ademlerden farklıdır. Galaktik Ademler ve Havvalar Allahın yarattığı 100 bin adet diğer çekirdek imtihan dünyalarına gönderilmişlerdir,birer birer.
     
    Her bir galaktik Adem ve Havva Atalar 100 bin ayrı dünyada kendi nesillerinin üremesini sağlamışlardır.Bu olay (günümüzden 8 bin ve 400 bin sene öncesine aittir.) Biz  normal hale gelen insanlar,  nesilden nesile ürerken 400 bin sene önce  sahip olduğumuz Cinni (Rabbani,Tanrısal ) Adem yeteneklerini zamanla tamamen kaybetmişiz. Şimdi 7586 yıldır bu kaybettiğimiz Uzaylı Cinni yeteneklerimizi tekrar kazanmaya çalışıyoruz. 144 bin Evliya Aziz ve Azize olan Özel insanların içinde  bulunan 20 bin özel ışık Dostuda ,Peygamberlerden sonra gelen özel insanlardır.
     
     Bu 20 bin özel ışık Dostunun görevi; Tüm  İnsanlara 400 bin sene önceki sahip oldukları ve unuttukları süper özellikleri tekrar kazanmaları gerktiğini hatırlatmakdır. Ancak hatırlayıp yeniden öğreneler,Melekler arasına Altın Galaksi İmparatorluğu dünyasına döneceklerdir. Beyti Dost,Mevlana Dost ve Kadri Dost denilen üz galaktik Medyum Arif İnsanda bu yaptıkları özel misyonla görevlerini ve bir zamanlar Melek olduklarını unutan 20 bin gizli ışık dostuna manevi rehberlik yapmakdır.
     
    Sayın  Kardeşim değerli Işık Dostum bu mesajımı güvenebildiğin herkese göster,mail ile adreslerine yolla. Hoşça kal, Allaha Emanet ol,İçiniz rahat ve huzurlu olsun,hepsi doğru bilgilerdir.Günümüzde  ,Hz Muhammedi güpe gündüz  yakından bizzat görebilen bir Işık Dotunuzun referansı ile bildirmiş oluyorum.
     
    Cevabınızı ve sorlarınızı beklerim.                                                                                        Ahmed ARI
     
    galaktikinsan@mynet.com
     

     

  14. Ahmed ARI diyor ki:

    galaktikinsandan mesaj:
    Sayın Fenomen okurları, Allahın bildirdiğini kuldan saklamanın ne yararı var. Sizde Birleşik insanlık realitesini özümsemeye başladığınızı anlıyorum. Birleşik insanlık realitesi şudur: Yaratılan her varlığı, yaratan dolayı sevmeli, saygı duymalı onun haklarını gözetip yaşatmalı ,herkese doğuştan var olan şeref ve haysiyetine namusuna saygı duyup korumalı. Burada dikkat edilecek bir şey var. Birleşik insanlık realitesi(Gerçekliği) işin özünde Hakikati Muhammedi demektir. yani Hz. Muhammedin sahip olduğu en şerefli yaratılan olma özelliğidir. yada Allahın 99 ismi sıfatı ile sıfatlanma ve Allahın yarattığı en büyük Melek olan FERİŞTAH  isimli Melek gibi Halifetullah olma ,yada öncden olduğunu sonradan hatırlama olayıdır.

     
    Tüm Meleklerin Ademi (İlk Atası) Feriştahtır. Cinlerin Ademi CAN dır. İnsanların Atası Ademdir. Ademde, Feriştah da, Hz. Muhammed s.a.v. de Halifetullahdır. Halifetullah demek Allahın en büyük elçisi demektir. Elçiye saygı Allaha saygı demektir.Elçiyi sevmek Allahı sevmektir. Elçiye hizmet Allaha hizmet demektir.
     
    İşte bu üç kavram Birleşik insanlık realitesinde anlamını bulur. Yaratılan tüm Melekler (B.İ.R=Birleşik insanlık çerçevesinde bu üç unsura (Feriştah=Ulu Ruh)ve Adem=İnsan oğlu) ve habibullah ,18 000 Alemin en şereflisi olan Muhammed.s.a.v.)ye secde ederler. Allaha yapılan secdenin bir benzeri olarak. Örneğin Allah buyurur ki :”Benden sonra Allah tayin etseydim Feriştahı tayin ederdim. buyurmaktadır.
     
    İnsanlığın Atası Adem yaratıldığında tüm melekler  Ademin önünde Allahın emri ile secde ettiler. Tüm melekler bildilerki (B.İ.R kavramı)  çerçevesi içinde ,Ademe secde etmek Birleşik insanlık realitesinin bir gereği idi.Keza Ulu Ruh Feriştaha ve Habibullah Muhammede. Ancak bu üç şerefli varlık kendilerini Allaha şirk koşmadılar.
     
    daha sonra ,İsa Mesih İnsan oğlu sıfatı aldı. Anlamı :
    İsa Mesih, CAN isimli olarak bilinen ve  , Cinlerin atası olan ,Rab Meleğinin  yarattığı bir varlıktı.İnsan oğlu oldu.Bu yüzden İsa kendisini yaratan Rab Meleğine Baba dedi. Rab Meleğinin manevi oğlu oldu. Ama Rab Meleğinide yaratan Yüce Allahın oğlu olmadı. Hiristiyanlar bu konuda yanılıp Baba  Allah,oğul Allah ve Ruh-ül Kuddüs (Rab Meleği) denilen Teslis=Üçleme olayını sonradan uydurdular.
     
    Hz. Nuh Peygamberin kendiside tıpkı İsa Mesih ve Adem gibi babasız dünyaya geldi.Nuh Rab Meleğinin(CAN) manevi oğlu oldu. Ama Allahın hiç bir zaman oğlu olmadı .Allah kavramı başka,Allahın  kendi Mutlak Rab  sıfatına sahip olan yartıcı olan sözde Tanrı Melek olma başka bir olay bunları birbirine karıştırmamak lazımdır. Birleşik insanlık realitesine yani (B.İ.R ) kavramına inanmak buna yaklaşmak her müminin vazifesidir.
     
    Eğer her Mümin Yunus Emre gibi,ve Mevlana gibi, Hz. Fatıma, Hz. Meryem gibi vicdanında, ruh kalbinde gizlenmiş olan kendi öz ruhunu bulabilirse,Ruh ikizi gibi olan asıl ruh halini, yani feriştah gibi bir halifetullah olma özelliğini hatırlayabilirse, bulabilirse, işte o zaman herkes Rabbani olurlar.Can(Rab) Meleği gibi yaratıcı Tanrı sıfatı yetenekleri 99 ismi sıfat şerifinin ahlakını kazanmış olurlar.
     
    Herkes Feriştah gibi ulu bir Ruh yada melek olurlar. Bu duruma (B.İ.R) kavramında bütünleşmek denir. Herkes bir varlık içindir. Bireysel varlıkda herkes için vardır. İşte burada bencillik,tekillik,kıskançlık yok,sadece Allaha kul olmak vardır. ,ama Rabbani özelliğin haysiyetini taşımak vardır. deriz.
    Birleşik insanlık realitesi kavramı ,Allahın tüm 99 ismi sıfatı şerifini 3 ana isimde toplamıştır. 1)-Rahman 2)-Rahim 3)-RAB  işte bu üç ismi sıfatta kelime başlarında (RA ) hecelerini görürsünüz. Rahmanın RA sı, Rahimin RA sı, Rab’bın RA sı. gibi üç ortak ( Ra)  hecesi birleşerek tek bir isim haline gelir ve Allahı ifade eder. Bu gizlideki yeni ortaya çıkan ilahi isim ismi azam denilen 147 kelimelik isim gibi önemli bir ismi şeriftir.
     
    Değerli kardeşim Bu ( RA) denilen yeni kutsal isim 36 milyar senedir Allahın gizli olarak bildiği ve uyguladığı bir isimdir.18 kainat tan oluşan 324 bin Alem bu (RA) ismi ile anılan bir idari mekanizma tarafından yönetilir. İşte İnsanların anlamadığı fakat istismar ettiği RA kavramının gayb deki gerçek anlamı ve hikmeti budur. Ancak detaylarını daha sonra anlatırız. Bu (RA) ve (B.İ.R) kavramını anlamadan cennete gidilmez. Anlamayanlar 200 kere dünyaya gelmek reenkarnasyon girdabında kaybolmak durumuna düşerler.
     
     Anlayabilenler 6 ışık dostu gibi en fazla 7 kere dünyaya gelirler ve cehennemden azad olurlar. Bugün dünyada yaşayan ilkel insanlar afrikalı amazonlu yamyam yerliler 200 kere dünyaya geldikleri halde bu iki kavramı öğrenemediler.hemde kıyamet gelmesine rağmen. sonları ebedi cehennemdir. Özgür iradeleri ile bunu keşfedebilmeleri için allah onlara habersizce 200kere yeniden doğma fırsatı verdi.
     
    Reenkarnasyonun kurandaki ayet dayanaklarıda var,biraz uzun olduğu için şimdilik bırakalım. Vedia Bülentin yazdığı Bilgi kitabında, ilk fasikülde bayağı bir dernek faaliyeti var ve bunları teşkilatlanma ve para toplatma hesaba gönderme gibi sakıncalı dinle imanla hikmet ve sırla bağdaşmayacak bir şeyvardır. Sanırım Mevlana Kardeşlik Birliğini oluşturan ilk kurucu 18 kişilik heyette,İsanın Muhbiri gibi, paraya gümüşe itibar eden bir avukat Muhbir şikayetçi gibi,yaramaz insanlar, yada Masonluğa yatkın kişiler para menfaat karşılığında üye kazandırma girişimlerini başlatmışlardır.
     
     
    Çok yanlış bir tutumdur.Bireysel bir iman zaafiyeti söz konusu Mevlana Vedia Bülent hanım bunlara meydan vermememli idi. Fakat Masonlar onu kontrol altına aldıkları için sanırım kendi istediğini yapamadı. Bu konuda acizlik gösterdi. Bireysel bir göz yumma günahı vardır. Ama Allah bunu mazaretine binaen affedebilir. Zaten ışık dostlarıda günah içinde olabilir ama onların özel misyonları günahlarına kefaret olur hatta ailesine şefaat hakkı bile kazandırır. Onun içinde bizde ışık dostları gibi olmaya çalışmalıyız. Değerli Canan Kardeş sana bir müjde vereyim.
     
     
    Bu ışık dostları gibi olamasanda,yani hiç evrensel sır bilgiler hakkında bilgi sahibi olamasanda, üzerinde kul hakkı yoksa Cennete gidebilirsin kolayca. Bunun için şu kıyamet gününe yaklaştığımız ahir zaman döneminde Allahın 10 emrinden birini yerine getirebilsek o bile bizi Allahın hakkından geçmemizi,başarılı olmamızı sağlar. Ama iki kanatlı Melek ruhu kazanabilmek için özünü bulmaak şarttır. her türlü ibadeti söz temsili olarak Allahın 10 emri gibi düşünürsek, birini bile yapabilmek yeterlidir.Ama fazla yapabilirsek faziletimiz şerefimiz daha çok artar.
     
    Şimdilik hoşça kal bunları arkadaşlarınla paylaşmaya okutmaya devam et.
     
    Ahmed ARI
    galaktikinsan@mynet.com
     
     

  15. Ahmed ARI diyor ki:

    galaktikinsandan mesaj:
    Dünyada kaç ışık dostu vardır?
    Önemli olan , şu an dünyada bu Işık dostu olarak insanları aydınlatma işi yapan işi yapan, yani Vedia Bülent ve Cenap BAŞMAN gibi,Beyti Dost gibi  366 tane veya 465 tane yazar vardır. Hepsi kendi çapında önemli faziletlere sahip kişilerdir. Allah hepsinden razı olsun .Bizde onlardan faydalanıyoruz. Hiç ayırım yapmadan yerli ve yabancı Medyum Yazarların eserlerini okyoruz. Yüzlercesini inceledik. Bal Arısı misali her birinden bir ayrı bal özü,ayrı bir vitamin ayrı bir protein topladık sonrada onları çok güzel bir hikmet=sır Balı haline getirdik.

     
    Acizane olarak diyebilirizki, Tüm peygamberler ve Evliyalar,günümüzün Medyum yazarları aynı ortak temelde gayb Aleminin gizli sırlarını açığa çıkarmaya çalışmışlardır. Sayın Cenap Başman ve Sayın Bülent ÇORAK da, Hikmet sırlarını ortaya koymuşlardır. Ancak herkes kendi döneminin insanlarının anlayabileceği şekilde eserler vermişlerdir. Ancak Tüm dünya Din adamları bu hikmet sırlarını kasıtlı olarak anlamamazlıktan geldikleri için birazdaha mucizevi, kerametli ve ispatlı belgeli,akla mantığa Bilime matematiğe daha uygun uzlaşı gösterebilecek bir esere ihtiyaç vardı.
     
     Günümüzün Medyum Yazarlarından birisi, Kuranı Kerimin bilinmeyen bilimsel gizli bir özelliğini bularak,İslam dininin Akılla mantıkla ve bilimle bağdaşabileceğini ortaya koymuştur. Bu özellik diğer dinlerde yoktur. Diğer dinler sadece Dini kehanet ve dini efsanelere hikayelere dayalıdır. Kuran bunların bir adım önlerine geçerek ,Bilim sayesinde akıl mantık sayesinde Dünyanın geleceğinide göstermişdir.  Bilinmeyen uzak geçmişinide. “MAHŞERİN  HABERCİLERİ” isimli kitapda tüm bu Gaybi sırları İlm-i Ledün hikmet sırları olarak açıklanmıştır. Bizde ondan faydalanıp size bilgilerinize sunmak isteriz. talep ederseniz.
     
     Hatta dünyadaki tüm peygamberleri tüm medyumları doğrulayacak tasdik edecek,destekleyecek ortak temel noktalarını açığa çıkarmıştır. İşte Din adamları bu yüzden gerçeklerden korkmuşlardır.Açıklarının eksikliklerinin ve yanlışlarının ortaya çıkabilme ihtimali karşısında korkuya kapılıp Medyumlara Cephe almışlardır. Vatikan Papasının kilisesinin Medyum yazarlara yaptığının aynısını İslam  Diyanet Teşkilatı yapmaktadır. Farkında olmadan Allaha ve peygambere Kutsal kitaplara karşı savaş açmışlardır.Gizli şirke girmişlerdir.
     
    Allahın bize bahşettiği bilgileri ne kadar çok insan ile paylaşırsak okadar,Allahın rızasını ve rahmetini kazanırız.
     
     Beklediğiniz bilgi dosyalarını ,mesaj ekinden PC nize kayıt edebilirsiniz.Dosyalarımız temizdir,güvenlidir.siyaset dışı tarafsız bilimseldir.Akıl ve mantıkla bağdaşır.Kutsal kitap kaynaklarına dayanır.Yabancı bilim adamlarının araştırma sonuçları ile uzlaşır.
     
    MAHŞERİN  HABERCİLERİ kitabı,  Adeta bahsettiğim yabancı yayınları doğrular,Kutsal kitapları deşifre edip bilimsel ispatla açıklar. Bu güne kadar ,Mevlana,Yunus Emre Muhiydin-i Arabi ,Nostradamus,Eric Von DANİKEN ,Don ELKİNS,Ö.Cenap BAŞMAN,Vedia Bülent ÇORAK ve benzeri Yazarlarımızın Arif-Medyum Kardeşlerimizin görüşleriniweb sayfalarındaki telepatik özel mesajları  anlaşılmaz durumdan çıkarıp anlaşılır hale getirmişizdir.
     
    600 den fazla bu konularda kitap okuyup inceledik.14 yıldır bu işin içindeyiz.Adı geçen Yazarların eserlerini okuyup anlayamayanlar,bizim yazılarımızı okuduktan sonra tekrar okuduklarında,daha iyi anlayabiliyorlar. Çünkü salt dini karakterli mesajların, Arapça,Farsça;yunanca,İngilizce teknik terimlerle sözlük anlamına göre açıklanmaları yeterli olmuyor, derin manalı detaylı açıklamalar ve çok yönlü bağlantılar,uzlaşılar gerekiyor.
     
    Bu güne kadar bunu yapan olmamış,acizane söylüyoruz,övünmüyoruz,ama bu işi sadece biz ortaya koyabildik.Lafa bakılmaz,aynası işdir kişinin ,eserinde herkesin yeteneği zaten belli oluyor.Kuranın Hicr suresinin 87.Ayetinde geçen (Tekrarlanan Yediler=Seban minel mesaniy) ayeti deşifresi Gayb Aleminin gizli kalmış hususlarının sır sandığını açan bir Anahtar gibi iş görmüştür.Efsanedeki Pandoranın sır kutusu açılmıştır.Bu sır kutusuna İlm-i Ledün Bilgiside denir.
     
    Ariflerin yada Medyumların telepatik bilgileride denir. Peygamberlerin,Bilinmeyen İnsanlık geçmişi ve bilinmeyen yakın geleceğimizle ilgili kehanet bilgileride denir.Ancak bu kehanetler artık pek çok yazarımız tarafından da ele alınarak,kehanet çözümleri sağlanmıştır. Sadece olayların ne zaman vuku bulacağına dair kesin tarihler ve belgeleri bilinmiyordu, bizde acizane bunu  sağlayarak katkıda bulunduk.
     
    Dini Terimlerle Teknik terimler iyi anlaşılamıyordu,bu iki husus birbirini tamamlayan ve açıklayan husus olmasına karşın,Bazı siyasiler ve din adamları tarafından bu iki kavram birbirinin düşmanı ve rakibi gibi çarpıştırılıyordu bu güne kadar.Fakat artık bu iki kavram (Teknik terimler ve Dini ruhsal kavramlar) birbirini tamamlar ve doğrular hale getirildi.
     
    Artıkbu hususdaki kutuplaşmalar birlikteliğe dönüşecektir.Ayrılıklar çözümlenip İnsanlığın Medeni bilinci 100 yada bin misli dahada ileri boyuta yükselecektir. Hz. Muhammed, Hz. İsa ve Hz. İdris ve Hz. Zulkarneynin yaptığı fiziksel Miracı Astral (Ruhsal) düşünsel boyutta yapmanızı Allahın izni ile biz sağlayacağız.
     
    Kutsal bildiğiniz varlıklarla ruhsal ve düşünsel bağlantınızı çok kolay sağlamanıza basitçe yardım edeceğiz. Sadece mesajlarımızı okuyun ve biraz üzerinde düşünün dostlarınıza gönderip onlarada ulaştırın.Her türlü soruya açığız.Elimizden gelen açıklamayı yapmaya çalışacağız.Sizin bize söylemek istediğiniz bilgiler olursa bizde sizden bir şeyler öğreniriz. Bundan sonraki maillerimi kısa yazacağım ama ekinde dosyalar olacak onları açıp okuyun ve PC ye kaydedin,peş peşe göndereceğim. Hoşça kalın ve cevabınızı bekleriz.
     
    galaktikinsan@mynet.com
    cemsultan2009@windowslive.com
     
     

  16. Ahmed ARI diyor ki:

    galaktikinsandan mesaj
    Değerli Fenomen okurları, siyasi düzenlerin kontrolü ve yönlendirmesi altında olan ve zamanla yozlaşan ,orjinalliği kaybeden Din Felsefesinin Temsilcisi olan yetkili kişilere, yanlışları ve eksiklikleri öyle kolayca  anlatılamaz. 1400 yıl önce Hz. Muhammed Put perestlere karşı bir İslami devrim yaptı. Manevi hayatımız bundan sonra düzene girdi.Dindarlık ve sofuluğumuzla ,Cennete uçabilmek için iki kanat parçasına ihtiyacımız var idi.

     
    Bunun bir tanesini Peygamber efendimiz sayesinde kazandık. Ama günahlarımızın ağırlığından dolayı tek kanatla uçamayız.Melekler alemine yükselemeyiz. Allaha olan kul boçlarını, belki Allah affedebilir,Kuran ve Peygamber şefaatçi olabilir ama eğer üzerimizde hayvanlara tabiata ve ailemize komşularımıza karşı devletimize karşı borçlu kaldıysak,bundan dolayı helalleşemediysek öldükten sonra üzerimizdeki kulun kula olan  borcunu ödeyebilmemiz için reenkarnasyon girdabınaistemeyerek katılırız.
     
    zaten bunu haber verende olmaz.Bilinçsiz bir şekilde önceki hayatımızın ödenmesi gereken borcunu yeni yaşamda bize Allah ödetir.Ama biz bunun farkına varamayız.
    Hocalarımız bugüne kadar eksik ve yanlış bilgi verdiler. Namaz ,abdest,oruç kuran okuma hacca gitme Allaha olan minnet borcumuzu ödemek içindir.Ancak kul hakkını helal ettirmediğimiz müddetçe ,öldükten sonra cennete gitmemiz asla mümkün değildir. Hacca gitiğimiz zaman anamızdan doğduğumuz halimizdeki saflık temizlenmişlik gibi günahsız kalacağımız söyleniyor. Bu yalandır. Hac ibadeti kul haklarına kefaret olamaz. olursa Allahın ilahi adalet anlayışına leke gelir.
     
    Hiç bir mazlum uğradığı zulüm ve haksızlıkla ilgili olarak alacağını alamaz ve boşuna haksız yere zulüm görmüş olur.Allahın günahkar zalimlere yapacağı torpil ve iltimas,haksız bağışlam kendisine sadakatle bağlanan ve umutlanan garibanlara mümin mazlumlara karşı bir adaletsizlik ve hayal kırıklığı gösterir. Allah bir taraftan mümin kazanırken samimi olmayan müminleri kazanırken ,diğer taraftan gerçek samimi müminleri kaybeder onları küstürür.
     
     Bizm Peygamberimizin bildirdiği orjinal Allah böyle bir yanlışlık yapmaz o insanların yapabileceği her türlü hatadan yanlıştan kusurdan günahtan uzaktır. Ama Eski Romalıların yunanlıların eski Mısırlıların ,Hintlilerin Putlaşan Sahte Melek olan sahte Tanrıları böyle adaletsizlikleri yapabilir.Onlara torpil ve iltimas yapmak,zulum yaptırmak fitne çıkarttırmak yakışır.kime derseniz?Zeus,Apollon,Hera,Posedon Dionisos,Mars,venüs, Osiris,Horus,RA,Seth ,Brahma,Vişnu,Şiva,Krişna gibi şeytan Tanrı olan asi meleklere yakışır.
     Bu isimde en az 200 tane şeytan Tanrı Olimpos isimli Şeytanlar Meclisinde görev yaparlar.
     
    Bulundukları yer Orion yıldız kümeleridir. Nakar gezegenidir. Bunların hepsi vardır ve gerçektir.İnsanlar arasındada ete kemiğe bürünen Şeytanın askerleri vardır.Ancak Hz. İsa Peygamber olduktan sonra Allahın üçüncü ruhsal plan düzeni gereği ,hepsi insan gözüne görünmekten men edilmişlerdir. Böylece Gayb aleminin bilinmezleri arasına karışmışlardır.Hz. İsa Mesih a.s. ve Hz. Muhammedin (s.a.v)
    dönemi olan son 2000 yıllık dönemde tek Tanrı tek Allah inancının insan gönüllerine yerleşmesi için 6 ışık dostlarının yürüttüğü son üçüncü ruhsal plan süreci yürütülmektedir.
     
    İşte Cenabı Allah insanların çok iyi anlayamadığı ve çoğu zamanda isyan noktasına varacak kadar umutsuzluğa düşürdüğü ilahi Adalet kavramını rahmet sıfatında gizlemiştir. Allahtan amellerimizin durumuna göre değil Rahmet sıfatının ölçütüne göre bağışlanma dileyelim. Bu Rahmet sıfatının içinde gizli olan bir misli ile bedel ödeme ve ödettirme prensibi vardır. Dişe diş, göze göz,,kulağa kulak, Allahın gizli şeri mahkemesi bunu yapar ama biz bilemeyiz. Allah diyorki “Ey kullarım, yapabiliyorsanız birbirinizle helallaşın yapamıyorsanız,Adaleti Allaha bırakın, siz intikam almayın almaya çalışırsanız, intikam alırken nefsinize uyar ,adalet ölçüsünü aşarsınız aştığınızda bu sefer düşmanınızın kul hakkı üzerinize geçer.
     
    Buna dikkat edin. Biz Meleği Aladan öyle bir adalet yönetiyoruz ki, kimsenin kul hakkı kimsede kı kadar kalmaz.Hepsi alınırmazlum sevindirilir. Ama biz bunu insan anlayışından sakladık. Kim ölünceye kadar Allaha bu hususta güvenecek ve sabredecektir? bunu ortaya çıkarmak için.Adaleti reenkarnasyon denen ruhsal tekamül ruhu Allah sıfatları ile ahlaklandırma programı olan ,ruhsal evrim sürecine bağladık. Eğer bir insan sakat doğduysa,yada başına küçük yaştada olsa büyük yaştada olsa bir belaya maruz kaldığında o kulumuz bunu hak ettiği için görüyordur.
     
    Allah asla adaletsizlik yapmaz ama siz bir taraftan dünyaya bir defa geldiğinize inanmakla  yönlendirildiğiniz için, bazen o mazlum insanın bu zulmü hak etmediğini ve Allahın zalimleri koruduğunu ve mazlumları unuttuğunu zannedersiniz. Eğerki Reenkarnasyonu yeniden doğuşları yeniden farklı kimliklerle dünyaya geldiklerinizi size bildirmiş olsa idik. O zaman geçmiş yaşamlarınızıda hafızada hatırlamanız gerekirdi.geçmiş yaşamlarınızdaki ,ağır psikolojik travmaları ruhunuzda yaratan acıklı olayları hatırlar,bunun acısı ile sonsuza dek mutsuz olurdunuz.sonraki yaşamlarınızda hep geçmişin acılarını unutmak isterdiniz bu sefer öyle değilmi,? İnsanların % 90  ı haksızlığa uğrar kimi hizmet ettiği adamlardan mükafat yerine ceza görür.
     
     Kimi siyasi rakiplerinden işkence ve haksızlık görür. Bu kötülükler sonsuza kadar unutulmaz işte Allah insanların başına gelen işkence acılarını unutturmak,yeni yaşamda yeni bir imtihan sayfası açmak için, reenkarnasyon sürecini hikmet sırrı çerçevesinde gizlemiştir. Bunu öğrenmek bilmek anlamak farz değil ama Alimlere bilmesi,öğrenmesi ve anlaması anlatması sünnettir. Sünnet ise herkesin yapmak zorunda olduğu bir şey değildir. Sünnet faziletinden yararlanmak isteyen , ailesine şefaat etme yetkisi,izni kazanmak isteyen ,bu Reenkarnasyon denilen yeniden doğuşlara ve defalarca ölümlere,her doğuşta bir önceki yaşamları unutmaya ve Allahın Rahmet sıfatında gizlenen RA FELSEFESİNE gönülden inansın,kuşku duymasın.
     
    İnsan Allahın tek olduğunu,var olduğunu inkar etmedikçe dinden çıkmaz. Peygamberlerin tümüne kutsal kitapların tümüne ,Meleklerin imtihan sürecindeki gizli eğitmen rollerine inana müminler asla dinden çıkmış sayılmaz. Aksine Cennete gidebilmek cehennemin üzerinden uçup geçebilmek için,ihtiyacımız olan ikinci kanadı bu şekilde kazanacağız. Sadece dindarlık yeterli değildir. Evrensel sır bilgileri sünnet çerçevesinde öğrenip,Ruhumuzu Nefsi Emmare mertebesinden çıkartıp nefsin 7. Mertebesine getirmek zorundayız.
     
    Bunun için de insan nefsi üzerinde nefis değişikliği yapılan 7 adet nefis yolu,nefis boyutları olduğunu ve boyutlarda gizlice  nefis  terfisi=Yükselmesi yaptırıldığı ama her yeni doğumda yeni bir nefis mertebesine gelindiği, kurandada belirtilmiştir. Allahın en çok sevdiği insan en az 7 kere dünyaya gelir. sonunda Mürşidi Kamil denilen Ruhsal tekamülünü tamamlamış Allahın halifesi olmaya hak kazanmış bir ,Allahın rızasına ermiş bir kul olursunuz. Yani 6 ışık dostu gibi Rabbani olursunuz. Yani kıyametten sonra iki,üç veya 4 kanatlı Melek olabilmeye liyakat kazanmıış olursunuz.
    Bazı insanlar,Allahın gizli imtihan prensibini anlamadığı için bizim bu söylediklerimizin tümünü bilmiyormuş, anlamıyormuş gibi gibi reddederler.
    Bırakınız reddetsinler. Reddedince onların ne karı olacaktır. Ama inananlar Mevlana gibi,Yunus Emre gibi, Muhiyddini Arabi gibi,Hallacı Mansur gibi,Bayezidi Bestami gibi,Cüneydi Bağdadi gibi,Abdul kadir geylani gibi,Mevlana gibi,Hz. Ali gibi,Hz. Meryem,hz. Fatımahz.Ayşe ve Hz. Asiye gibi Allah katında en değerli mertebelere gelirler o mertebeye görede süper yetenekler kazanırlar. Üç yıl sonra insanların yarısının gideceği Tera Novada Rabbani Melekler gibi meziyet sergilerler. Unutmayınız bu bir sır bulmacası çözme yarışıdır. İmanına ve aklına mantığına ilmine güvenen ortaya çıksın. Bu iş cahillerin ve ahmakların yapabileceği bir yarış değildir.
     
    şimdilik hoşça kalınız.Allahı Sevgisi ışığı,hikmetleri üzerinize olsun.Bizim için hayır dua etmeye devam edersiniz inşallah.Selametle.
                                                                                                                                                                      Ahmed ARI
     
    galaktikinsan@mynet.com
     

  17. Fatma GÜL diyor ki:

     Ahmed Bey Merhaba;
    Yazılarınızı özenle takip ediyorum, insanlığı ışığınızla aydınlatıyorsunuz emeğinize sağlık Allah sizden razı olsun inş.
    Keşke herkes sizin gibi olayların mahiyetini anlayabilse uyanabilse ,  en başta boş işlerle uğraşmayıp okuma alışkanlığı edinebilse işte o zaman ne insan olarak sırtımız yere gelir nede müslüman bir toplum olarak eziliriz. Güç içimizde özümüzü bulalım. Ahmed  bey Allah rızası için devam edin yazılarınıza  mutlaka birileri üzerinde düşünebileceği bir konu bulacaktır kendi menfaatine.
     Şahsım adına size teşekkür eder, sağlık ve esenlikler dilerim.
    Fatma Gül

  18. Anonim diyor ki:

    keşek yine yayınlansa hastası oldudum elimde birkaç tane hala var

Yorum Bırak