Hakkımda...

2005 yılından beri çeşitli platformlarda yazıyorum. Blog hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır şiarından yola çıkarak bugüne kadar geldik. Alternatif köşe yazarı konseptini devam ettirmekle beraber bundan sonra yeni blog yazarı arkadaşlar da özgün blog yazılarıyla burada olacaklar...

Bana göre blog?...

Yüzlerce yıl önce doğrudan demokrasinin yaşandığı sitelerde insanların meydanlarda yaptığını bizler şimdi sanal alemde gerçekleştiriyoruz. Belki fikirlerimiz ve yazılarımız siyasi sürece büyük bir etkide bulunmuyor ancak süregelen konularda görüşlerimizi belirtmemiz demokrasinin olgunlaşmasına hizmet edecektir…

“Fikret Hakan’ın Büyük Sırrı!”

 Haberlerde yukarıdaki başlığı görünce şaşırdım ve hemen içeriğini incelemeye koyuldum. Fikret Hakan , Kartallar Yüksek Uçar adlı dizi ile yeniden ekranlarda bildiğiniz gibi. Artık dizi reklama mı ihtiyaç duydu bilinmez şu ilginç açıklamayı yapmış…

‘1965′te ‘Ben Öldükçe Yaşarım’ filmindeki başrol bana teklif edildi. Kendi yerime Yılmaz Güney’i önerdim. ‘O düztabanla bu film olmaz’ dediler, ısrarlarım sonucu Yılmaz Güney kadroya dahil oldu. Şöhreti yakaladı, Altın Portakal Ödülü’nü aldı. Fakat bana bir teşekkürü bile çok gördü’ demiş…

 Şimdi insanın aklına ne alaka demek geliyor. Fikret Hakan durup dururken neden böyle bir açıklama yapar ki? Mantıklı bir açıklama bulamadığım için haberin devamını okuyorum…

“TRT için 1989′da çekilen ve başrol oynaması için teklif götürülen Hakan, ‘Ben rolü kabul etmedim, benim yerime Rutkay Aziz’i almışlar. Rutkay, bu diziyle yıldız oldu” diyerek pişmanlığını dile getirmiş.

 Bu açıklamaların Kartallar Yüksek Uçar dizisi için yapılan bir PR çalışması olduğu göze çarpıyor. Ya da inşallah tahminlerimiz doğru değildir. Yoksa büyük usta Fikret Hakan’ın bu tarz konuları magazinin gündemine taşıması hele de söz hakkı mekanizmasının zor olduğu şu zamanda bence yakışık almamış…

 Belki zamanında da dile getirdi ama dikkate alan olmadı! Ancak tam da dizi ertesinde böyle konuşması benim aklıma reklamı getirdi. Gerçi “İki Arkadaş”, “Acı Ekmek” gibi filmlerde ustalığını konuşturan Fikret Hakan ya da gerçek adıyla Bumin Gaffar Çıtanak ustamızın Türk Sineması denince akla gelen ilk isimlerden biri olduğunu kabul etmek lazım…

 Fikret Hakan gibiler Türk Sinemasının sektörleşmeye başladığı dönemlerde temel lokomotif aracı gördüler. Önemli bir yükü bugüne kadar taşıdılar. Ne bileyim magazinel olaylarda değil de sinemada ve dizilerde görseydik kendisini daha çok sevinirdim…


Etiketler: , , ,

Bunu Okuyan Bunları da Okudu

Leave a Reply

Sponsor

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

MailEkle

    Mail Adresinizi Ekleyin:

    Yazılar mail adresine gelsin...

BlogYazarlarımız

SonYorumlar

EtiketBulutu

PopülerYazılar

BlogLinkleri

RastgeleYazılar