Hakkımda...

2005 yılından beri çeşitli platformlarda yazıyorum. Blog hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır şiarından yola çıkarak bugüne kadar geldik. Alternatif köşe yazarı konseptini devam ettirmekle beraber bundan sonra yeni blog yazarı arkadaşlar da özgün blog yazılarıyla burada olacaklar...

Bana göre blog?...

Yüzlerce yıl önce doğrudan demokrasinin yaşandığı sitelerde insanların meydanlarda yaptığını bizler şimdi sanal alemde gerçekleştiriyoruz. Belki fikirlerimiz ve yazılarımız siyasi sürece büyük bir etkide bulunmuyor ancak süregelen konularda görüşlerimizi belirtmemiz demokrasinin olgunlaşmasına hizmet edecektir…

İlk Adım!

 Milli takımımız Ermenistan’dan 2-0’lık galibiyet ile dönerken, maç skorundan çok siyasi açılımları açısından konuşuldu. Futbol asla sadece futbol değildir özdeyişi bir kez daha tescillenmiş oldu.

Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’ün Ermenistan ziyareti daha çok konuşulacağa benziyor. Muhalefet çok yüklense de büyük bir kesim bu açılımın son derece olumlu olduğu yönünde. Ancak bir kesim var ki ben de katılıyorum. Ziyaretin gerekli ama zamanlamanın yanlış olduğu kanısında…

Bu ziyaret gerekliydi ancak Güney Osetya gibi büyük bir sorun yaşayan Gürcistan meselesi bir kenarda beklerken ve Karabağ gibi somut sorunlar masada dururken bu açılımın bize ne kazandıracağı tartışılır. Masadan kaçmamak ve ilk adımı atmak konusunda olumlu ancak diplomatik alandaki kazanımlar açısından son derece kuşku verici bir hal almıştır.

 

Bu arada Milli Takımımız çok kötü oynadığı maçı almayı bilmiş ve Belçika maçı için avantaj yakalamıştır. Gerçi ziyaret nedeniyle pek maça odaklanamadık ama Belçika maçı ile Milli Takımı daha yakından görme fırsatını yakalarız inşallah…


Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Bunu Okuyan Bunları da Okudu

4 Responses to “İlk Adım!”

  1. Pardus007 Says:

    Ziyaretin gerekli ancak zamanlamanın yanlış olması hakkında…..

    Eğer bu ziyaret için doğru zaman beklense idi eminim bu çok çok uzak bir tarih olurdu. Eğer siz kafkas ittifakı gibi bir oluşumu gerçekleştirmek istiyorsanız önce bu ülkelerle olan ilişkileriniz olumlu olmalı. Bu ittifakta konumu gereği Ermenistan’ı yok sayamazsınız. İlişkilerinizide bir günde düzeltemezsiniz. Ne kadar erken davranırsak o kadar çok yol alırız. Şimdiye dek beklememiz hata. Çünkü ilk adımın Ermenistan’dan gelmesini beklemek fazla hayalcilik olur. Büyük düşünen, büyük oynamak isteyen bir ülke böyle durumlarda ilk adımı atmaktan kaçınmaz ve bunu bir yenilgi gibi görmez.

    Bu ziyaretin gerekli olması ancak zamanlamanın yanlış olması sözü bana “uzay çalışmalarını yapmak gereklidir ancak dünyada bu kadar aç insan varken paraları oraya harcamamak gerekir” düşüncesi ile parelel gibi geldi.

    Sorunları çözmek için önce ilişkide olmak gerkir. Susarak ve bekleyerek sorunlar çözülmez.
    Ayrıca Türkiyenin bir amacıda Azerbaycan petrollerini ve gazını alabilmek için Gürcistana altarnatif bir güzergah aramak gibi geliyor. Zira artık Rusya’nın enerji konusunda elinin daha da güçlenmesine müsade etmek onun istediği gibi at oynatmasına izin vermek demektir.

  2. hussoloji Says:

    Keşke buna benzer bir diplomatik atağı ABD de Küba için yapsaydı, dünya daha barışçıl ve daha yaşanılır bir hale gelirdi. Ama ABD, o süpergüç denilen ülke bunu yapmıyor. Gerçi Kübadan da bu tarz bir açılım beklemiyor.
    Bu atağı yaparken bir takım hesaplarımız da olmalı. Şimdi biz ziyaret yaptık diye bu adamlar isteklerinden vaz mı geçecek? Gidin okullarında okutulan kitaplara bakın, haritalarını ve toprak taleplerini inceleyin… Kafkasya’da bir ortak birlikten söz ediyorsanız önce Gürcistan’daki sorunu çözmelisiniz, o sorun daha çözülmeden Ermenistan ile açılım yapmak bana göre zaman kaybıdır. İki ülke arasında dostluk köprülerinin kurulmasını herkes istiyor. Kimsenin sonsuza kadar küs kalalım iddiası ya da isteği yok ama hiçbir şey sölemeden iyi niyet adına yapılan bir ziyaret ortadaki iddiaları da kabul etmek anlamına geliyor.
    Ermenistan dünya siyaset arenasındaki bütün stratejisini bizi mahvetmek üzerine kurmuş bir ülke. Ayrıca Sarkisyan ve Koçaryan’ın Karabağ’da neler yaptığını ve hangi görevlerde bulunduğunu lütfen hatırlayalım. Yanı başımızda tek bayrak iki millet dediğimiz Azeri kardeşlerimizi bu şekilde yaralamış olduk ki zaten yankıları da gelmeye başladı. Eğer Ermenistan ile açılım yapacaksak Türkiye’ye sıcak yaklaşan Petrosyan zamanında bu açılımlar neden düşünülmedi?
    Ben hala zamanlamanın yanlış olduğunu düşünmekteyim. Siyaset ve diplomasi dünyasında abi şefkati denen bir kavram yoktur sadece ve sadece siyasal çıkarlar vardır. Ve cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşelidir diye düşünüyorum. Ama bu ziyaret mutlaka olmalıydı diyen arkadaşlara da saygı duyuyorum. Ben sadece kendi fikrimi söyledim…

  3. Pardus007 Says:

    Dün Kıbrıs Rum kesimi ile aramızaki ilişkilere bakın bir de şimdi bakın. Okullardaki okutulan kitaplardan düşmanlığı kaldırıp iki toplumun barış içinde yaşadığı dönemlerden de bahsedilecekmiş.
    İşe Harita ve toprak talebi ile okullarda okutulan kitaplardan başlamak belki sonraki aşamada yapılacak bir şeydir.
    Önce ilişkileri iyileştirip sonra sorunları çözmeye başlamak çözüm yolunda doğru olan yol değilmidir?

    Suriye örneğini hatırlayın. Suriye Hatay’daki hak iddialarından vazgeçtikten sonra değil vazgeçmeden önce ilişkileri düzeltmeye çalşıyorduk. Dünün düşman ülkesi şimdi dost ülke olarak görülüyor.

  4. hussoloji Says:

    Kıbrıs ve Suriye’deki durumlar Ermenistan ile tam olarak benzer değil.
    Ayrıca ben ilişkiler normalleşmesin demiyorum.
    Zamanlama hatası diyorum.

Leave a Reply

Sponsor

Ad Spot Ad Spot Ad Spot

MailEkle

    Mail Adresinizi Ekleyin:

    Yazılar mail adresine gelsin...

BlogYazarlarımız

SonYorumlar

EtiketBulutu

PopülerYazılar

BlogLinkleri

RastgeleYazılar