2005 yılından beri çeşitli platformlarda yazıyorum. Blog hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır şiarından yola çıkarak bugüne kadar geldik. Alternatif köşe yazarı konseptini devam ettirmekle beraber bundan sonra yeni blog yazarı arkadaşlar da özgün blog yazılarıyla burada olacaklar...
Yüzlerce yıl önce doğrudan demokrasinin yaşandığı sitelerde insanların meydanlarda yaptığını bizler şimdi sanal alemde gerçekleştiriyoruz. Belki fikirlerimiz ve yazılarımız siyasi sürece büyük bir etkide bulunmuyor ancak süregelen konularda görüşlerimizi belirtmemiz demokrasinin olgunlaşmasına hizmet edecektir…
Fenerbahçe bu akşam İngiltere’nin güçlü ekiplerinden Arsenal’i konuk ediyor. Bu maç bizim için dönüm maçı olacak, olmalı… Ligde ve Avrupa’da çok kötü bir performans sergiliyoruz. Buna bir son vermek için 21:45’te Arsenal’in karşısına çıkacağız…
Fenerbahçe ligde olduğu gibi Devler Liginde de tat vermiyor. Kiev maçı için saat 20:00 gibi Fenerbahçe stadındaki yerimi almıştım.Bütün koşullar maç oynamaya son derece elverişli ve tıklım tıklım bir saha vardı. Fenerbahçe taraftarı bu maç ile bir çıkış yakalamayı arzuluyor ve geçmişi unutmak istiyordu ama olmadı…
Sivasspor-Fenerbahçe maçları benim için her zaman zor olmuştur. Çünkü iki takımı da bu zorlu yolculukta destekliyorum. Sivas memleketimiz, Fenerbahçe ise fanatiği olduğumuz bir takım, seçim yapmak çok zor ancak sahadaki oyun ve gerçekler benim yaşadığım ikilemin bir adım önünde…
Şampiyonlar Ligi maçlarından önce gelenekselleşen puan kaybetme ritüeli bu sefer Ankara’da Hacettepe karşısında yaşandı ve 1-0 öne geçtiğimiz maçı dramatik defans hataları ile 2-1 kaybettik.