Dünyada blog denince akla nasıl “blogger.com” geliyorsa, Türkiye’de de akla “blogcu.com” gelmektedir. Ki ben 2006 yılında “bu markanın bir 10 yıl içinde google tarafından satın alınmak istenecek bir içerik düzeyine kavuşacağını yazmıştım” hala bu fikrimi koruyorum. Yalnız bir süre sonra 5 milyon yazının bir anlamı olmayacak. Çağımız bilginin düzene sokulması ve organize edilmesi çağıdır…
Benim blogcu hakkında bir zamanlar yoğun olarak düşündüğüm bir çok proje vardı. Ne oranda hayata geçirilir , teknik yeterlilik ya da zaman konusunda ne gibi sıkıntılar oluşur bunlar konusunda bir yorum yapamam…Ama ben blogcuda görmek istediklerimi teker teker anlatmaya çalışayım sizlere!
Bir süre önce değerli blogcu kardeşim Okan Yüksel benle mini bir röportaj yapmıştı. Türkiye’deki Blog Dünyası ile ilgili bir e-kitap hazırlıyordu. Kitap ne aşamada bilmiyorum ancak benimle yaptığı mini röportajı blogumda yayımlamak istiyorum. Okan’ın bu çabası inşallah hak ettiği yeri bulur ve güsel bir e-kitap okuruz…
Bodrumla ilgili düşüncelerimi daha sonra anlatacağım diye ertelemiştim. Sanırım zamanı geldi. Sıcakların bastırdığı şu günlerde herkesin olmak isteyeceği ortak yerlerden birisi olan Bodrum’a ilk gidişimdi. İlk bakışta güzel ve sakin bir yere benzediğini belirterek başlayayım…
Geçen hafta sonunda yapılan Blog Ödülleri 2008 sahiplerini buldu. Benim de haber-gündem kategorisinde katıldığım blog ödülleri gecesi, yazılan yazılara bakılırsa hayli hareketli ve eğlenceli geçmiş. İstanbul dışında olmam nedeniyle geceye katılamadım (kadere bakın ki İstanbul dışına çok nadir çıkarım)…