Bir süreliğine blogumdan uzak kalmamın sebeplerinden birisi Ankara'ya olan ziyaretimdi.Ordan da Bodrum'a geçtim ve bir süre daha burada kalacağım. Bodrum ile ilgili notları bir kaç gün sonra blogumda okuyabilirsiniz... Ama öncelikle Ankara notlarımı sizinle paylaşmalıyım.


 




Bir arkadaştan aldığımız Honda marka bir araçla yaklaşık 140-160'tan düşmeyerek vardık Ankara'ya...Ankara'ya bundan önce de defalarca gittiğim için benim için ilgi çekici bir yanı yok desem yalan olmaz. Önce biraz Sakarya Caddesi, Kızılay falan derken ilk günün yorgunluğu ile hemen uyudum ve diğer gün Ankara'yı daha etraflıca gezme fırsatını yakaladım...
Bu arada Ankara'ya giderken Bolu civarında Cafer Usta'nın Yeri isimli bir yerde yediğimiz akşam yemeğinden de bahsetmem gerekiyor. Güzel ve nezih bir ortam olan Cafer Usta'da Tereyağlı Tavuk yemenizi önererek hemen Ankara'ya ışınlanıyorum.
Ankara'da dikkatimi çeken hususlardan birisi "yer gösteren trafik levhalarının" son derece yetersiz olmasıydı. Öyle ki aradığımız yeri bulmak için gecenin bir yarısı 100 kişiye adres sormak zorunda kaldık. İstanbul'daki gibi büyük mavi tabelalardan Ankara'ya da istiyoruz. Ankara'da kaldığım süre içerisinde bir de Atatürk Orman Çiftliğine gittim. Orada bulunan lokantaların yanında satılan Kokoreç'in çok ünlü olduğundan bahsettiler. Dört tane çeyrek kokoreç söyledik ve 18.75 ytl tuttu. İstanbul Şampiyon Kokoreç bile daha ucuz diyerek dikkatinizi bu kokoreç mevzusuna da çekmek istiyorum. Ankara notlarım bu kadar, fırsat buldukça Ankara hakkında yazmaya devam edeceğim.Sırada ülkemin en güzel yerlerinden birisi Bodrum...